28 Ağustos 2007 Salı

türk okulları


Bugün bir hastanın aile kayıtlarını kontrol ederken eşinin Türki Cumhuriyetler’den olduğunu fark edince nasıl tanıştıklarını sordum. Orada sanayicilik yapıyormuş. İlk defa ‘90ların başında okul açmaya gitmiş.
“Işık okullarından mı?” diye sordum, öyleymiş. Bu okulların nasıl çalıştığını sordum.
“Buyrun beraber bir mezuniyet törenine gidelim, 3-5 gün kalır gezeriz, görürsünüz” dedi.
Okullar işadamlarının yaptığı bağışlarla yapılıyor, ve işletiliyormuş. Şimdilerde artık eğitimden alınan ücretle kendi yağlarıyla kavrulmaya başlamışlar. Öğretmenler buradan gidiyor, normal bir maaş alıyor, ama var güçleriyle, bazen günde 16 saat çalışıyorlarmış.
Okullarda yerel dilin dışında Türkçe, İngilizce, ve bazen de Rusça okutuluyormuş. Okulların binaları yerel devlet tarafından tahsis ediliyor, öğrenci alımında zengin, fakir ayırmadan her isteyen kabul ediliyormuş. Şimdilerde İzmir’de de hayır faaliyetlerini sürdürüyormuş. Geçenlerde ‘Alın bunları okutun, burada kalırlarsa dağa çıkacaklar’ diye Doğu’dan 25 genç göndermişler.
“Ne yapacaksın, okutacağız, barındıracağız.” dedi.
Ne kadar yardım yaptığını sordum. Söylemek istemedi, ama sadece nakdi değil, kimi zaman tanıdıklarından bir çuval un, gibi ayni yardımlar topladığı oluyormuş.

“Peki bu yardımlar neden Deniz Feneri Derneği gibi bir kampanya haline getirilmiyor, da tanıdıklar vasıtasıyla yapılıyor?” diye sordum, bilmiyormuş. Kendisi ilkokul mezunuymuş. İnsana, eğitime yatırım yapmanın önemli olduğunu düşünüyor, bu nedenle bu yolda çalışıyormuş.
Bu organizasyonun oradaki ticari işlerinde faydası olup olmadığını sordum; olmuyormuş.
Kendi çocuğunu da Yamanlar Koleji’nde okutmuş. Oğlu aslında okumayacakmış, ama öğretmenlerin büyük gayreti ile üniversiteyi kazanmış, çok da iyi terbiye almış.
“Görsen kız dersin” dedi.

Fotoğraflar Burkina Faso, Kamboçya ve Arjantin'deki Türk okullarından.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder