
Bugün epeydir görmediğim bir hastamı oldukça kilo vermiş görünce tebrik ettim ve nasıl başardığını sordum.
İki yıl önce yaptığı doğumdan sonra gebeliği sırasında aldığı kiloları veremediği gibi daha da almıştı. Eşinin israrı ile diyetisyene gitmeye başlamış. Hastanedeki diyetisyene mi gittiğini sordum; özele gidiyormuş. Diyetisyenlerin muayenehaneleri varmış, ve bayağı da doluymuş.

Ne kadar ücret ödediğini sordum. 6 aylık bir kür için 650 lira vermiş. Bu ücrete ilk başta yapılan iki üç kan tahlili, altı ay boyunca haftada bir görüşme, ikinci altı ayda da inilen kiloyu korumak için ayda bir görüşme dahilmiş.
Diyetisyenin ne yaptığını sordum.
“Sadece liste veriyor, aslında bende listeden bol bir şey yok ama parayı verip her hafta tartılmaya gidince mahçup olmamak için boğazına hakim oluyorsun” dedi. Haftalık görüşmeler 10-15 dakika sürüyor, diyetisyen motive edici konuşmalar yapıyormuş. 3 ayda 12 kilo vermiş, kalan 3 ayda 12 kilo daha verecekmiş.
Eşi önce beraber gidelim demiş ama fiyatı öğrenince sen git, listeleri paylaşırız demiş. Beraber uyguladıkları diyetle O da kilo vermiş.
Ücret, fazla olan kiloya göre belirleniyormuş; önce tartıp sonra fiyatı söylüyorlarmış. Alsancak’ta ücretler daha pahalıymış, 20 kilo fazlası olan bir arkadaşı orada 1400 lira veriyormuş, 2000 liraya kadar ödeyenler varmış. Diyetisyen diyet listesi dışında spor vermiyormuş. Egzersizin kilo vermeye ve kiloyu korumaya olan katkısını anlattım, ve her akşam düzenli olarak en az bir saat tempolu yürüyüş yapmasını önerdim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder