29 Eylül 2014 Pazartesi

Çalışmayan BH Kodları Ve Dropbox Sorunu

Son günlerde Blog Hocam’da paylştığım eklentilerin bazılarının çalışmamaya başladağını fark etmişsinizdir. Sorunun ne olduğu ve çözümüyle ilgili bir yazı yazmak için anca fırsat bulabildim. Konuya geçmeden önce buradaki eklentilerle ilgili kısa bilgi vermek istiyorum.

 

Hem kendim kodladığım, hem de hazır alıp düzenlediğim tüm eklentileri Blog Hocam’da paylaşmadan önce test blogumda mutlaka deniyorum, düzgün çalışıp çalışmadığına emin oluyorum. Paylaştığım eklentilerin hiçbirinde ne herhangi bir reklam, ne de manipüle edici bir gizli kod yoktur.

 

Gelelim son günlerde çalışmayan eklentilerin sebebine. Eklentilerin bazlarında harici javascript veya css dosyaları vardır. Bu dosyaların hepsini silinmemesi ve güvenli olması için kendi Dropbox hesabımda saklarım. Birisi bu eklentileri kullandığı zaman ilgili javascript veya css dosyası benim dropbox hesabımdan çağırılır ve çalışmaya başlar. Peki herşey normal ve kusursuz gibi gözüküken bu sorun nereden çıktı?

dropbox

 

Görmüş olduğunuz bu resim bir süre önce Dropbox ekibi tarafından bana gönderilen bir maile ait. Söylediklerine göre benim herkesle paylaştığım bu javascript, css gibi dosyalar çok fazla trafik harcadığı için askıya alınmış. Bu yüzden şuan eklentilerin bir kısmı çalışmıyor.

Fakat endişe edecek bir durum yok. Dropbox dosyaları silmedi, sadece kullanımını durdurdu. Dolayısıyla tüm dosyalar şuan bende mevcut. Bu dosyaları tek tek başka bir sunucuya yükledim ve yine herkesle paylaşıma açtım.

 

Sizin yapmanız gereken şey ise şu;

 

1. Eklemiş olduğunuz eklentide Dropbox’a ait linki bulun (https://dl.dropbox.com/…….. şeklinde)

2. Blog Hocam’da çalışmayan ekentiye ait yazıyı bulun.

3. Dropbox linkinin yerine güncellenmiş yeni linki bulun (http://yourjavascript.com/……. gibi) ve Dropbox linkinin yerine onu kopyalayın.

 

Not: Çok fazla dosya olduğu için arada atladıklarım olabilir. Çalışmadığını düşündüğünüz linkler varsa veya linki değiştirirken problem yaşarsanız bu yazının altına yorum bırakın  lütfen. En kısa sürede ilgilenip yanıtlamaya çalışacağım.

28 Eylül 2014 Pazar

Namaste Futbol


Erol Yasin'i tanır mısınız? 70'li yıllarda Pele, Neeskens, Carlos Alberto ve Giorgio Chinaglia gibi süperstarlarla birlikte aynı formayı giymiş Türk futbolcusunu. O yıllarda ABD'de yaşayan Türkler için gurur kaynağıydı Erol Yasin. Türkiye'de Galatasaray formasıyla daha 28 yaşındayken jübilesini yapan ve 1976 yılında New York'un yolunu tutan Erol Yasin. Hâlâ hatırlamadıysanız haklısınız çünkü Erol Yasin'in gerçek adı Yasin Özdenak. İnönü'de attığı penaltıyla "Hilton Oteli'nin balkonunda oturan turisti vurdum" diyen, dönemin en iyi golcülerinden, kafa toplarının efendisi Gökmen Özdenak'ın ağabeyi; dokuz yıl Galatasaray kalesini koruyan; 50 yıllık futbol anılarını damıtanlar için Türkiye'nin gelmiş geçmiş en iyi beş kalecisinden biri kabul edilen Yasin Özdenak. Genç kuşaklar, Ahmet Ertegün'ü Tarkan'a İngilizce albüm çıkartacağım sözü veren ama sonunu getiremeyen ABD'deki ünlü Türk müzik prodüktörü olarak hatırlarlar ki, bu haksızlıktır. ABD'de eğlence sektöründe ikon olmuş iki kardeştir Ahmet ve Nasuhi Ertegün. Warner Brothers'ın patronu Steve Ross, 70'lerin başında futbolu ABD'de nasıl popüler bir spor haline getiririz projesinin baş aktörlerinden biriydi. Her dalda star oyuncular üzerine kurulu Amerikan spor endüstrisi de futbolu sevdirebilmek için 70'lerde dünya futbolunun en iyilerini -yaşı geçmiş de olsa- ülkeye getirmeyi başarmıştı. Erol Yasin ya da bizim için Yasin Özdenak da onlardan biriydi. Cosmos dönemin efsane kulübüydü ve bugün ABD, son Dünya Kupası'nda ortaya koyduğu oyunla bu gezegenin dişli milli takımlarından biri kabul ediliyorsa bunu 70'lerde Ertegün kardeşlerin temelini attığı Cosmos projesine borçludur. Yasin Özdenak bugünlerde kıta değiştirdi, Türk ve Avustralyalıların ortak kurduğu Hume City kulübünün futbol aklı olarak Melbourne'da yaşıyor. Ertegün kardeşler artık hayatta yok. Pele'nin futbolu bırakmasından sonra düşüşe geçen futbol, Cosmos'un da sonunu getirdi ama revize edilen ABD futbol ligi son 10 yılda yaptığı transferlerle ülkede futbol heyecanını yine en üst seviyeye taşıdı. Beckham ve Thierry Henry'nin başını çektiği, bu sezon da David Villa'nın katıldığı ligde artık stadyumlar tıklım tıklım dolu. "90 dakika süren bir oyun nasıl 0-0 sonuçlanabilir" diyerek onlarca yıl futboldan uzak duran ABD halkı artık gerçekten de bu oyunu seviyor. Avrupa'nın dev kulüpleri için en ideal turne adresi ABD. Manchester United ve Real Madrid'in ağustos ayında Michigan'da oynadığı hazırlık maçını 109 bin taraftar izledi. 



Yeni kıtada 40 yıl önce yapılan futbol devriminin bir benzerini dünyanın en kalabalık nüfusuna sahip iki ülkesinde yapmak uzun yıllardır spor endüstrisi için kafa patlatan beyinlerin hayaliydi. Bir milyarın üzerinde nüfusa sahip Çin ve Hindistan'da futbol hiçbir zaman en popüler spor olmayı başaramamıştı. 150 yıl boyunca bunu başaramamış bir spor dalının bugünden sonra aşı tutturabilmesi mümkün müdür? Bunu ancak esaslı bir doktora tezi açıklayabilir ama biz bu projelerin en yenisine; Hindistan Ligi'ne bir göz atalım. Anelka ve Drogba'nın gidişiyle "Orada ne oluyor?" dedirten, Marcelo Lippi gibi kalburüstü bir teknik adamın halen çalıştığı Çin'de futbol bir adım öteye gitmiş olabilir ama başta Drogba olmak üzere gidenlerin Avrupa'daki tadın yüzde birini alamadıkları ve tribünleri oyundan çok kopuk buldukları arşivlerde saklı. Peki Hindistan'da ne olacak? Kriket, Hindistan'da en popüler spor dalı ve öyle de kalacak ama bir milyarın üzerindeki nüfusa futbolu sevdirebilmek için, FIFA sıralamasında 140. sıranın altına düşmeyen milli takım elbette ki yeterli değil. IMG, spor endüstrisinin dev şirketlerinden biri ve Hindistan'da motosiklet üreten Hero'nun sponsor olduğu Kolkata, Chennai, Mumbai, Delhi, Pune, Goa, Guwahati, ve Kochi şehirlerinden sekiz takımın katılacağı ligin startını ekim ayında veriyor. Öyle uzun bir sezon beklemeyin. Ekim ayında başlayacak ve aralık ayında sona erecek. Sekiz takımlı ligde her takım iki kez karşılaştıktan sonra ilk dört sırayı alan takımlar yarı final ve final ile şampiyonu belirleyecek. Her takımda 14 Hindistan doğumlu futbolcunun yer alması şartı var ve yabancı sayısı yedi ile kısıtlı. En önemlisi her takımın bir marka oyuncusu transfer etme zorunluluğu. İşte tam da bu yüzden bir zamanlar Avrupa'yı kasıp kavuran yıldız isimler astıkları kramponlarını giyer oldular ve kariyerlerinin sonbahardan kışa dönen günlerini geçirmek için mevsimlik pamuk işçisi gibi Hindistan'ın yolunu tuttular. Kimler yok ki? Avustralya'ya futbol elçisi olarak giden ve oradan bu lige transfer olan Del Piero, Galatasaray'da tutanamayan Elano, Fenerbahçe'nin eski hocası Zico, Zidane'ın kafa attığı ve futbolcu-teknik adam olarak görev yapacak olan Materazzi, 44 yaşındaki kaleci David James; iki yıl sonra futbola dönen Fredrik Ljunberg, İspanyol Luis Garcia ve Joan Capdevila uçağı bir türlü İstanbul'a inmeyen ama sonunda Delhi'de ayağı toprağa basan Robert Pires... Hindistan Süper Lig'inde sezon 12 Ekim'de başlıyor. Sekiz takımın adından -şimdilik- bahsetmedim, hiçbirimizin aklında kalacağını da zannetmiyorum. İlk hafta "Atletico de Kolkata-Mumbai City FC. maçı ne olur?" diye sual ederseniz; İddaa diliyle "Karşılıklı hayal kırıklığı olur" derim. 

26 Eylül 2014 Cuma

Hafta Sonu Naklen Yayınlar

26 Eylül Cuma
20:00 Galatasaray - Sivasspor @LigTV
21:30 Mainz 05 - Hoffenheim @TRT HD
22:00 Elche - Celta Vigo @NTVSpor Smart HD
22:30 Sporting Lisbon - Porto @Tivibu

27 Eylül Cumartesi
14:00 Denizlispor - Osmanlıspor FK @TRT 1
14:45 Liverpool - Everton @LigTV3
15:00 Monaco - Nice @Tivibu
16:30 Schalke 04 - Dortmund @TRT Spor
17:00 Villarreal - Real Madrid @NTVSpor Smart HD
17:00 Chelsea - Aston Villa @TV8
17:30 Trabzonspor - Kasımpaşa @LigTV
18:00 Toulouse - Paris SG @Tivibu
19:00 Adanaspor - Manisaspor @TRT Spor
19:00 Roma - Verona @Tivibu
19:00 Barcelona - Granada @NTVSpor Smart HD
19:30 Wolfsburg - Werder Bremen @TRT Haber
19:30 Arsenal - Tottenham @LigTV3
20:00 Beşiktaş - Eskişehirspor @LigTV
20:30 Estoril - Benfica @Tivibu
21:00 Lille - Bastia @A Spor
21:00 Atletico Madrid - Sevilla @NTVSpor Smart HD
21:45 Atalanta - Juventus @Tivibu
23:00 Athletic Bilbao - Eibar @NTVSpor
23:00 Levante - Rayo Vallecano @NTVSpor Smart HD

28 Eylül Pazar
13:30 Çaykur Rizespor - Bursaspor @LigTV
13:30 Sassuolo - Napoli @Tivibu
14:00 Boluspor - Adana Demirspor @TRT Spor
15:00 Bordeaux - Rennes @Tivibu
16:00 Torku Konyaspor - Kayseri Erciyesspor @LigTV
16:00 Gençlerbirliği - Balıkesirspor @LigTV2
16:00 Inter - Cagliari @Tivibu
16:00 Cesena - Milan @A Spor
16:30 Augsburg - Hertha Berlin @TRT HD
18:00 Maritimo - Vitoria Guimaraes @A Spor
18:00 Deportivo La Coruna - Almeria @NTVSpor Smart HD
18:30 Kayserispor - Samsunspor @TRT Spor
18:30 Hamburg - Eintracht Frankfurt @TRT Haber
19:00 Akhisar Belediyespor - Fenerbahçe @LigTV
20:00 Real Sociedad - Valencia @NTVSpor Smart HD
21:45 Genoa - Sampdoria @Tivibu
22:00 Marseille - Saint-Etienne @Tivibu
22:00 Cordoba - Espanyol @NTVSpor Smart HD

29 Eylül Pazartesi
18:00 Karabükspor - Mersin İdmanyurdu @LigTV
20:00 Udinese - Parma @Tivibu
20:30 Gaziantepspor - İstanbul Başakşehir @LigTV
22:00 Palermo - Lazio @Tivibu
22:00 Stoke City - Newcastle United @LigTV2

21 Eylül 2014 Pazar

Herkes Öldürebilir Sevdiğini


Bizim memlekete gelen en iyi golcülerden biriydi, giderken ''İyi golcü ama futbolcu değil'' dediler. Deriz biz, böyleyiz. ''Gelirse 40 gol atar'' diye tarif edilir iyi santrforlar, Mario Jardel de klas golcüydü, bir golü Galatasaray'a Süper Kupa'yı, bir başkası efsane bir Real Madrid galibiyetini getirdi. Yedi yıla 200 gol sığdıran Jardel, 11 yıl önce 30 yaşındayken durdu, artık atamıyordu. Yaşadığı ağır sakatlık futbol sahasında değildi, hayatın sakatladığı futbolculardan biri oldu o. Büyük aşkı eşiyle yol ayrıma gelmiş, ardından çareyi alkolde, uyuşturucuda aramıştı. Ekmek parası niyetine dolandı durdu o ülkeden bu ülkeye. Jardel markasını satabildiği kadar sattı ve yıllar sonra o çöküş günlerini itiraf ettiğinde gözleri yaşlıydı. Tıpkı Fenerbahçe'ye İspanya Ligi'nin gol kralı kartvizitiyle gelip, özel hayatıyla çıktığı kafa topunda göğsünün sol tarafına dirsek yiyen ve acıların çocuğuna dönen Guiza gibi... 

Burdisso kardeşlerden ufak olanı ağabey kontenjanından geldiği İtalya'da tutunamamıştı. Geçen sezon da altı aylığına geldiği Galatasaray'dan da gönderildi. Guillermo sıradan stoperdi ama ağabeyiNicolas klas topçuydu. Boca Juniors'tan Inter'e geldiğinde İtalyan medyası Milano Kulübü'nün büyük bir transfere imza attığını yazdı. Bugün geriye dönüp kariyer istatistiklerine baktığınız zaman Nicolas Burdisso'nun Inter'de ilk sezonunda forma giymediğini görür, teknik adamın planları arasında yer almadığını ya da ağır bir sakatlık yaşadığını düşünebilirsiniz. Ağır sakatlık yine saha dışındaydı. Burdisso sezon başında yeni kulübünün başkanının kapısını çaldı ve''Kızım Angelina lösemi, tedavisi için Buenos Aires'e dönmem lazım. Kontratımı fesh edebilirsiniz'' dedi. Moratti, İtalyan futbolunun büyük yürekli başkanıydı. Arjantinli stopere''Yanındayız'' dedi ve bir yıl süren tedavinin ardından sağlığına kavuşan Angelina'sını yanına alan Nicolas Burdisso, Milano'ya geri döndü ve 10 yıldır Serie A'da forma giyiyor.
Cesare Prandelli'nin hikayesini biliyorsunuz, Uli Stielike de hayatın sakatlığı futbol adamlarından biriydi. 2006 Dünya Kupası'nda hayal kırıklığı yaşayan Fildişi Sahili'nin başına geçmişti, zamanının büyük topçusu Alman teknik adam. Oğlunun ani rahatsızlığı onu futboldan kopardı, 23 yaşındaki Michael'i hayatta tutabilmek için çırpındı ama çok geçti, bir ay içinde Uli Stielike, 10 yaş birden yaşlandı. Sahada diz bağlarının kopmasına benzemezdi, evladını kaybetmek. Acısını dindirebilmek için tekrar oyunun içinde kaldı. Manolo Preciado gibi... 10 yıl önceydi, eşini kaybeden Preciado, oğlunun motor kazasında öldüğü haberini aldığında yıkıldı. 15 yaşındaki Raul artık yoktu. Bir zaman sonra ''Eşimi ve oğlumu kaybetmiştim. O gün ya intihar edecektim ya da kendimi futbola verecektim'' dedi. Verdi de... Sekiz yıl daha... Hayat iki yıl önce onu kalbinden vurdu ve Manolo, çok sevdiği eşi ve oğluna kavuştu. 
Kaladze, Gürcistan'dan çıkan en yetenekli futbolcuydu. Ülke tarihinin en pahalı futbolcusu da olmayı başardı. 2001 yılında Milan onu 16 milyon avro'ya Dinamo Kiev'den transfer etti. Aynı yıl kardeşi tıp fakültesi öğrencisi Levan'ı ülkesinde kaçırdılar ve Kaladze'den 600 bin dolar fidye istediler. Levan'dan yıllarca haber alınamadı. Kaladze acı gerçekle tam beş yıl sonra yüzleşti. Kardeşinin cesedi teşhis edilmişti. Gürcistan vatandaşlığından ayrılmak isteyecek kadar küskündü doğduğu topraklara. Yapamadı. Yıllar sonra futbolu bıraktığında politikaya atıldı ve bugün ülkesinin enerji bakanı...
Daniela altı; Enzo beş yaşında. Babaları Roberto ile birlikte geçen yıl Valencia'dan Londra'ya taşındılar. Roberto Soldado için Tottenham Kulübü 30 milyon avro bonservis ödedi. İspanya'da üç sezonda 60 gol atan Soldado, iyi başladığı sezonun ortasında kendi kendine fişi çekti. Sahada geziniyor, pozisyona bile giremiyordu. İngilizler iyi gazeteciliğin örneğini verdiler. Soldado'nun bir derdi vardı ama neydi? İspanyol futbolcunun hamile eşi düşük yapmıştı ve çift ağır depresyon geçiriyordu. İkinci dereceden adale yırtığı değildir elbet hayalini kurduğun üçüncü çocuğunu kaybetmek...
Bu eylül gününde futbolun sonbahar hikayelerini arka arkaya sıralamak değil amacım. ''Futbol asla sadece futbol değildir'' demek ise hiç değil. O bayatlamış, içi boşaltılmış, sömürülmüş bir klişe. Bir oyun var, 90 dakika sürüyor, sevmeyeni için 22 adam bir topun peşinden koşturuyor, seveni için ise tutkuların en büyüğü. Gol oluyor seviniyoruz ya da yıkılıyoruz, kazanıyoruz, kaybediyoruz ama o stadın dışında bir hayat devam ediyor. Ve çok zamandır bizim memlekette hayattaki mağlubiyetlerin rövanşını almak isteyenler tribünlerde o çok sevdikleri takımlarının formasını giyen futbolcuları yuhalıyor, ıslıklıyor, o çok nefret ettikleri rakiplerinin futbolcularını küfüre boğuyor, eline geleni sahaya atıyor...
Çok zamandır pahalı kombine koltukların bir karşılığını görmek istiyor kimileri, o pahalı restoranlarda etini az pişmiş, sebzesini haşlanmış istediği gibi... Sosyal medyanın deforme ettiği beyinler ve yürekler artık linç kültürünü getirip tribünün orta yerine artık olmayan davulların, bayrakların yerine koyuyor. Dün başka başka futbolcular, bugünlerde Selçuk İnan mesela o lincin kurbanı. Selçuk İnan evet bir yıldır kendisi gibi oynamıyor, ağır bir sakatlık yaşamadı lakin eskisi gibi değil. Sahada vücut dili ''Bir derdim var'' diye bağırıyor ve kimse ona bunu sormuyor, o da susuyor. Oscar Wilde'ın Reading Zindanı Baladı'nı beynimize kazıyan Tuncel Kurtiz'in o muhteşem sesiyle hatırlayın o zaman bu satırları; hayatın sakatladığı adamlar sahada daha fazla ''ölmesin'' diye:
Kulak verin sözlerime iyice
Herkes öldürebilir sevdiğini
Kimi bir bakışıyla yapar bunu
Kimi dalkavukça sözlerle
Korkaklar öpücük ile öldürür
Yürekliler kılıç darbeleriyle
...
Kimi aşk kısadır, kimi uzundur
Kimi satar kimi de satın alır
Kimi gözyaşı döker öldürürken
Kimi kılı kıpırdamadan öldürür
Herkes öldürebilir sevdiğini
Ama herkes öldürdü diye ölmez. 

19 Eylül 2014 Cuma

Hafta Sonu Naklen Yayınlar


19 Eylül Cuma
19:00 Gaziantep BŞB - Adanaspor @TRT Spor
20:00 Eskişehirspor - Gençlerbirliği @LigTV
21:30 Freiburg - Hertha Berlin @TRT HD
21:30 Bordeaux - Evian TG @Tivibu
22:00 Elche - Eibar @NTVSpor Smart HD
22:30 Guimaraes - Pacos Ferreira @Tivibu

20 Eylül Cumartesi
14:45 Queens Park Rangers - Stoke City @LigTV3
16:30 Hamburg - Bayern München @TRT Spor
17:00 Kayseri Erciyesspor - Akhisar Belediyespor @LigTV
17:00 Osmanlıspor FK - Karşıyaka @TRT 1
17:00 Deportivo La Coruna - Real Madrid @NTVSpor
17:00 Aston Villa - Arsenal @LigTV3
19:00 Cesena - Empoli @Tivibu
19:30 Mainz 05 - Dortmund @TRT Haber
19:30 West Ham United - Liverpool @LigTV3
20:00 Balıkesirspor - Galatasaray @LigTV
20:00 Mersin İdmanyurdu - Çaykur Rizespor @LigTV2
20:00 Athletic Bilbao - Granada @NTVSpor Smart HD
21:00 Atletico Madrid - Celta Vigo @NTVSpor Smart HD
21:45 Milan - Juventus @Tivibu

21 Eylül Pazar
00:30 Atletico Paranaense - Internacional @LigTV3
02:30 New York Red Bulls - Seattle Sounders @Sports TV
12:30 CSKA Moscow - Lokomotiv Moscow @LigTV3
13:00 Real Sociedad - Almeria @NTVSpor Smart HD
13:30 Chievo - Parma @Tivibu
14:30 Kasımpaşa - Karabükspor @LigTV
15:30 Leicester City - Manchester United @LigTV3
16:00 Roma - Cagliari @Tivibu
16:00 Genoa - Lazio @Tivibu
16:30 Wolfsburg - Leverkusen @TRT HD
17:00 Sivasspor - Torku Konyaspor @LigTV
17:00 Şanlıurfaspor - Elazığspor @TRT Spor
18:00 Monaco - Guingamp @Tivibu
18:00 Villarreal - Rayo Vallecano @NTVSpor Smart HD
18:00 Manchester City - Chelsea @LigTV3
18:30 Köln - Mönchengladbach @TRT Haber
19:00 Adana Demirspor - Albimo Alanyaspor @TRT Spor
19:00 Udinese - Napoli @Tivibu
19:00 Benfica - Moreirense @Tivibu
20:00 Fenerbahçe - Gaziantepspor @LigTV
20:00 Cordoba - Sevilla @NTVSpor Smart HD
21:45 Palermo - Inter @Tivibu
22:00 Paris SG - Lyon @Tivibu
22:00 Levante - Barcelona @NTVSpor Smart HD
22:00 Flamengo - Fluminense @LigTV3
22:00 Toronto FC - Chivas USA @Sports TV
22:15 Porto - Boavista @Tivibu

22 Eylül 2014, Pazartesi
19:00 İstanbul Başakşehir - Trabzonspor @LigTV
21:30 Bursaspor - Beşiktaş @LigTV
21:45 Getafe - Valencia @NTVSpor Smart HD

14 Eylül 2014 Pazar

İstanbul'da Bir Gece


Ezeli rakibinin stadında Şampiyonlar Ligi finaline çıkmak ve kupayı kaldırabilme ihtimali her taraftarın hayalidir. Real Madrid için de öyleydi. 1989 Şampiyon Kulüpler Kupası'nda yarı final, Hagi'nin liderliğinde Steaua Bükreş; Neuchatel'i İstanbul'da beşleyip, Monaco'yu 40 metreden vuran Prekazi'li Galatasaray ile eşleşirken, Barcelona'nın stadı Camp Nou'da final hayali kuran Real Madrid'in rakibi Milan'dı. Steaua Bükreş, Hagi'nin penaltısı, sonraları Galatasaray'da onun yardımcılığını yapacak Balint'in son noktayı koyduğu 4-0'lık maçla işi rövanşa bırakmamıştı. Taklacı Hugo Sanchez'in golüyle Santiago Bernabeu'da yer yerinde oynamış ama Van Basten, beraberlik golüyle 100 bin taraftarı sessizliğe gömmüştü Madrid'de. Rövanş ise bir İspanyol dramıydı. Rijkaard, Gullit, Van Basten en güzel üçlüydü, sektirmediler, 5-0'lık hezimete iki adam daha katkı yaptı: Donadoni ve 16 yıl sonra Milan'ın başında Şampiyonlar Ligi finaline teknik adam olarak ikinci kez çıkacak olan Carlo Ancelotti. Milan finalde iki Gullit, iki Van Basten golüyle Hagi'nin takımı Steaua Bükreş'i finalde sahadan sildi. 10 yıl sonra Barcelona, kuruluşunun 100. yılında bir kez daha Kupa 1'in finaline ev sahipliği yaptı. Şampiyon Kulüpler Kupası artık tarih olmuş sahne Şampiyonlar Ligi'nindi. Bu oyunda bazı maçlar bittiğinde tekrar tekrar okunası bir romandır. Tribünü terkedip evine doğru giderken, televizyonu kapatıp kafanı yastığına koyarken, ilk dakikasından son dakikasına kadar zihninde bir kez daha banttan izlediğin, unutamadığın ve film gibiydi dediğin 90 dakikalar ya da daha fazlası... 

Seneş Erzik'in de aralarında bulunduğu UEFA yetkilileri, kupayı Bayern Münih'e vermek üzere sahaya inmek için Camp Nou'nun dördüncü katında asansöre bindiklerinde dakika 89 ya da 90'dı. Bayern Münih, 6. dakikada Basler'in golüyle öne geçmiş ve son dakikaları öldürüyordu. UEFA Başkanı ve Erzik saha kenarına geldiklerinde Manchester United, 90+1 ve 90+3'te attığı iki golle Almanları yere sermişti. Barselona'daki o geceye en unutulmaz final dediler. Ama gelecek, hayatın bütün en'lerini değiştirmek için var zaten! Futbol tarihinin en unutulmaz finallerinden birini yaşabilmek için sadece altı yıla ihtiyaç vardı. Üstelik de İstanbul'da... Türk futbol tarihinde ilk kez bir Avrupa Kupası finaline ev sahipliği yapıyorduk. Memlekette kimsenin sevemediği, gidemediği, gitse dönemediği, futbolcuyu rüzgarıyla bezdiren Atatürk Olimpiyat Stadı, Şampiyonlar Ligi'nin en, en unutulmaz finaline sahne oldu 25 Mayıs 2005'te. 80 bin kapasiteli stadyumda Liverpool ve Milan taraftarlarına 20'şer bin bilet ayrılmıştı. Tarihinde bu kupayı dört kez kazanan Liverpool 50 bin taraftarıyla geldi İstanbul'a. Ev sahibi sıfatıyla Türk taraftarlara ayrılan biletleri karaborsada alabilmek için Sultanahmet ve Taksim sokaklarını arşınladılar. Milan ise taraftar gruplarını saymazsan, Milano sosyetesiydi. Sonuç, yarı yarıya oynanması planlanan bir finalde İstanbulluları da arkasına alan Liverpool, Olimpiyat Stadı'nın neredeyse yüzde 80'ini ele geçirmişti. Gelin görün ki finalin favorisi Milan'dı. İki takım da çeyrek finalde bir İtalyan'ı kupa dışına itmişti. Juventus'u geçen Liverpool yetmemiş bir de kendi toprağından Chelsea'yi elemiş ve sen otur İstanbul'a ben gidiyorum demişti. Ezeli rakibi Inter'i hayallerini ortak stadları San Siro'ya gömen Milan da yarı finalde PSV Eindhoven'ı geçerken hiç zorlanmadı. 

İlk düdük öncesindeki gösteriler rüya gibiydi ve 90 dakika da Milan cephesi için tatlı bir rüyayla başladı. Sonu kabus olacak tatlı bir rüya... Daha ilk dakikada Maldini ile öne geçtiler, bakmayın bugünkü Milan'ın haline, kadro esaslı kadro. Nesta, Maldini göbekte, bekler Maldini, Cafu önlerinde Pirlo, Seedorf, Gattuso, forvette Crespo-Shevchenko'nun arkasında Kaka! Ne Milan ama... Crespo 39 ve 44'te attığı gollerle tabelayı 3-0 getirdiğinde, Dudek'in koruduğu kalenin arkasındaki Milanlılar zafer şarkıları söylüyor ama bir taraftan da pankartlarını kaldırıyordu. Tribün grupları arasındaki iç hesaplaşmanın başladığı akşamdı ve birbirlerine girdiler... Liverpool tribünleri takım ikinci yarı için sahaya döndüğünde bu oyunun tarihinde tüyleri en fazla ürperten tezahüratı "You will never walk alone"u söylemeye başladılar. "Asla yalnız yürümeyeceksin" tezahüratına katılmayan ve stadı terk edip Taksim'in yolunu tutan Liverpool taraftarı yok muydu? Vardı ve onlar penaltıları İstiklal Caddesi'nin kafelerinde izledi ve kendileri hiç affetmediler! Liverpool, altı evet sadece altı dakikada geri döndü. Önce Gerrard, iki dakika sonra Smicer ve 3 dakika sonra Xabi Alonso. Bir zaman sonra İstanbul'un havasını Galatasaray formasıyla koklayacak olan Harry Kewell ve Milan Baros'lu Liverpool, imkansız kelimesinin harflerini tek tek söktü attı, Olimpiyat Stadı'nda. Penatılarlarda kaybetseler, bu hafta İngiltere'de vizyona giren One Night in İstanbul(İstanbul'da Bir Gece) adlı film çekilir miydi acaba? İki Liverpool'lu taksicinin 25 Mayıs 2005'teki İstanbul maceralarını anlatan filmin galasına, o gece maçın adamı seçilen kaptan Steven Gerrard en önde girdi. "Bir maçta 3-0 öne geçtiğimizde kazanmış olmadığımı ben İstanbul'da öğrendim" diyen Milan'ın hocası Carlo Ancelotti'ye yıllar boyunca "İstanbul'daki o gece"yi sordular. "Hatırlamıyorum, unuttum" dedi her seferinde... Bu filmi izler mi? Hiç sanmıyorum.... 

13 Eylül 2014 Cumartesi

Hafta Sonu Naklen Yayınlar


13 Eylül Cumartesi
14:45 Arsenal - Manchester City @Lig Tv3
16:30 Bayern München - Stuttgart @TRT HD
17:00 Gençlerbirliği - Bursaspor @Lig Tv
17:00 Karabükspor - İstanbul Başakşehir @Lig Tv2
17:00 Boluspor - Manisaspor @TRT 1
17:00 Chelsea - Swansea City @Lig Tv3
18:00 Rennes - Paris SG @Tivibu
19:00 Lierse - Anderlecht @NTVSpor
19:00 Empoli - Roma @Tivibu
19:00 Malaga - Levante @NTVSpor Smart HD
19:30 Altınordu - Osmanlıspor FK @TRT Spor
19:30 Mönchengladbach - Schalke 04 @TRT Haber
19:30 Liverpool - Aston Villa @Lig Tv3
20:00 Galatasaray - Eskişehirspor @Lig Tv
20:00 Konyaspor - Balıkesirspor @Lig Tv2
21:00 Real Madrid - Atletico Madrid @NTVSpor Smart HD
21:45 Juventus - Udinese @Tivibu
22:00 Philadelphia Union - New York Red Bulls @Sports TV
22:15 Sporting Lisbon - Belenenses @Tivibu
23:00 Celta Vigo - Real Sociedad @NTVSpor Smart HD

14 Eylül Pazar
00:30 Fluminense - Palmeiras @Lig Tv3
03:30 Chicago Fire - Toronto FC @Sports TV
12:30 Spartak Moscow - Torpedo Moscow @Lig Tv3
13:30 Sampdoria - Torino @Tivibu
15:00 Lille - Nantes @Tivibu
16:00 Fiorentina - Genoa @Tivibu
16:00 Inter - Sassuolo @Tivibu
16:30 Eintracht Frankfurt - Augsburg @TRT HD
17:00 Kasımpaşa - Mersin İdmanyurdu @Lig Tv
17:00 Giresunspor - Adana Demirspor @TRT Spor
18:00 Manchester United - Queens Park Rangers @Lig Tv3
18:30 Hannover 96 - Hamburg @TRT Haber
19:30 Adanaspor - Orduspor @TRT Spor
20:00 Gaziantepspor - Kayseri Erciyesspor @Lig Tv2
20:00 Trabzonspor - Fenerbahçe @Lig Tv
20:00 Sevilla - Getafe @NTVSpor Smart HD
21:45 Parma - Milan @Tivibu
22:00 Evian TG - Marseille @Tivibu
22:00 Granada - Villarreal @NTVSpor Smart HD
22:00 Sao Paulo - Cruzeiro @Lig Tv3

15 Eylül Pazartesi
19:30Alanyaspor - Samsunspor @TRT Spor
20:00 Beşiktaş - Çaykur Rizespor @Lig Tv
20:00 Akhisar Belediyespor - Sivasspor @Lig Tv2
21:45 Verona - Palermo @Tivibu
22:00 Hull City - West Ham United @Lig Tv3

8 Eylül 2014 Pazartesi

2 Eylül 2014 Salı

Blogger’da Sabit Bir Ana Sayfa Yapma

Blog dediğimiz şey yayınların en yeniden en eskiye doğru sıralandığı, her sayfada belli sayıda yayının gözüktüğü ve sayfalar arasında geçiş yapılara eski yayınlara ulaşıldığı dinamik bir web sitesi türüdür.

 

Eskiden statik web sitesi oluşturmamızı sağlayan Geocities, Tripod gibi servislerin yerini günümüzde Blogger, Tumblr ve Wordpress gibi sistemler aldı. Bu ücretsiz servisler sayesinde herkesin blog oluşturması oldukça kolay ama statik bir web sitesi oluşturmak isteyenler için artık eskisi gibi ücretsiz ve kaliteli servisler yok.

 

Dünyanın en popüler blog oluşturma esrvisi olan Blogger’da klasik bir blogun yanı sıra açılış sayfası olan, statik bir web sitesi oluşturabileceğinizi biliyormuydunuz?

 

Aşağıda göstereceğim yönntemleri ve bazı temel HTML kodlarını kullanarak Blogger’ı tek bir sayfadan oluşan siteye dönüştürmeniz mümkün.

 

1. Boş Bir Sayfa Oluşturalım

 

Blogger’da boş bir sayfa oluşturmak istediğimizde en az bir adet gadget eklemek gerektiğini belirten bir uyarı gelir. Aşağıdaki kodları incelediğinizde navbar gadgetını eklediğimizi fakat CSS kodlarıyla bu gadgetı sakladığımızı görebilrsiniz.

 

İlk örneğimizde boş bir sayfa oluşturulam ve yavaş yavaş bunu dolduralım. Boş ve sabit bir sayfa oluşturmak için Blogger kumanda panelinize girdikten sonra Şablon > HTML’yi Düzenle yolunu takip edin ve buradaki tüm kodları silerek yerine aşağıdaki kodları ekleyin.

 

<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<!DOCTYPE html>
<html b:version='2' class='v2' expr:dir='data:blog.languageDirection' xmlns='
http://www.w3.org/1999/xhtml' xmlns:b='http://www.google.com/2005/gml/b' xmlns:data='http://www.google.com/2005/gml/data' xmlns:expr='http://www.google.com/2005/gml/expr'>
  <head>
    <meta content='IE=EmulateIE7' http-equiv='X-UA-Compatible'/>
    <b:if cond='data:blog.isMobile'>
      <meta content='width=device-width,initial-scale=1.0,minimum-scale=1.0,maximum-scale=1.0' name='viewport'/>
    <b:else/>
      <meta content='width=1100' name='viewport'/>
    </b:if>
    <b:include data='blog' name='all-head-content'/>
    <title><data:blog.pageTitle/></title>
   <b:skin><![CDATA[
#navbar-iframe {   height:0px;   visibility:hidden;   display:none   }
body {
  font: $(body.font);
  color: $(body.text.color);
  background: $(body.background);
  padding: 0 $(content.shadow.spread) $(content.shadow.spread) $(content.shadow.spread);
  $(body.background.override)  margin: 0;
    padding: 0;
}

]]></b:skin>
  </head>
  <body>
  <b:section class='navbar' id='navbar' maxwidgets='1' showaddelement='no'>
<b:widget id='Navbar1' locked='true' title='Navbar' type='Navbar'/>
</b:section>

  </body>
</html>

 

2. Boş Sayfaya Bir Şeyler Yazalım

 

Sayfaya bir şeyler yazmak için klasik HTML kodlarını kullanacağız. Eğer HTML bilginiz yoksa şuradaki gibi online HTML editörlerinden birini kullanarak sayfanızı oluşturun ve HTML kodlarını alın.

online-html-editor

 

Resimde gördüğünüz gibi örnek bir sayfa oluşturdum ve bunun HTML kodlarını alarak Blogger kumanda panelinde Şablon > HTML’yi Düzenle bölümünde </body> kodunun üzerine ekledim. Burası çok önemli! Ekleyeceğiniz HTML kodları her zaman </body> kodunun üzerinde yer almalı.

Şablonu önizleme yaptığımızda online HTML editöründe oluşturduğumuz sayfasın aynısını görebiliriz.

 

Dikkat Edilecek Hususlar

 

- Blogger’da tüm HTML kodlarını ve HTML sayfalarını kullanmak ne yazık ki mümkün değildir. Bu yüzden bazı kodlarda uyarı mesajı ile karşılaşabilirsiniz. Bu hata mesajlarını Google’da arayarak çözüm bulabilirsiniz. Veya bu yazının altına yorum bırakırsanız ben yardımcı olmaya çalışırım.

 

- Hazır HTML şablnlarındaki css dosyalarının içindeki kodları Blogger’a eklemek isterseniz ]]></b:skin> kounun üzreine eklemelisiniz.

 

- Javascript veya benzeri bir harici dosya çağırmak için kullanılan kodları ise </head> kodunun üzerine eklemelisiniz.

 

Bu yazıyı konuyla ilgili çok mesaj geldiği için hazırladım. Umarım anlatabilmişimdir ve faydalı olabilmişimdir.