13 Ağustos 2007 Pazartesi

su sondajı


Bugün sondajcı bir hasta tansiyon ilaçlarını yazdırmak için başvurdu. Sondajın nasıl yapıldığını sordum. Önce matkaplarla belli bir derinliğe kadar delinip, sonra birbirine kaynatılan metal , ya da vidalanan plastik borular deliğe indiriliyormuş. Genelde tarla sulama için yüzeydeki sular kullanılırken, içme suyu amaçlı kazılarda oldukça derine iniliyormuş. En son Bornova’da 148 metreye inmiş.
Dipte güzel su bulunan katmanların seviyelerini belirledikten sonra borunun o seviyedeki kısımlarına filtre takılıyor, daha sonra borunun etrafına çakıl dolduruluyor, yüzeye yakın bölgede ise, çevredeki kötü sular ve kanalizasyonlar karışmasın diye mesela son 50 metreye sulu, cıvık beton dökülüyormuş.

“Adam eski kuyum diyor, foseptiğini kuyuya veriyor, bilinçsiz sondajcılar yüzünden derindeki güzel sularımız da bozuldu, bütün katmanlar birbirine karışıyor” dedi.
“Nasıl karışıyor?” diye sordum.
“Kötü suların olduğu katmanlara da filtreleme yapıyor. E bir tane olsa neyse, aynı bölgede belki 500 kuyu var, bütün sular birbirine giriyor, derindeki güzelim su acılaşıyor” dedi.
“Suyun tadına nasıl karar veriyorsunuz?” diye sordum, kendisi tadıp karar veriyormuş. Yüksek bölgelerde daha tatlı su çıkıyormuş.
Çatal değnekle su aramayı sordum. dedi. “Bence palavra!”“Adam dut dalını kesiyor, köşesini de kıvırıp eline alıyor, köşeyi biraz fazla kıvırsan dalın ucu havaya kalkar zaten” dedi.






İlk fotoğraf buzulda araştırma yapan bilimadamlarının analiz amaçlı açtıkları sondaj kuyusundan çıkan sıcak su ile keyif yapmalarını gösteriyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder