29 Kasım 2013 Cuma
Hafta Sonu Naklen Yayınlar
29 Kasım 2013 Cuma
20:00 Elazığspor - Bursaspor @LigTV
20:00 Sivasspor - Antalyaspor @LigTV2
21:00 Roda - Twente @FogTV
21:30 Wolfsburg - Hamburg @TRT HD
21:30 Marseille - Montpellier @Tivibu
23:00 Villarreal - Malaga @NTVSpor Smart
30 Kasım 2013 Cumartesi
14:00 Mersin İdman Yurdu - Samsunspor @TRT1
14:00 İstanbul BB - Adana Demirspor @TRT WebTV
15:30 Kayserispor - Akhisar Belediye @LigTV
16:30 Mainz - Borussia Dortmund @TRTSpor
17:00 Cardiff City - Arsenal @LigTV3
17:00 Elche - Atletico Madrid @NTVSpor
19:00 Orduspor - Balıkesirspor @TRTSpor
19:00 Gençlerbirliği - Gaziantepspor @LigTV2
19:00 Celta Vigo - Almeira @NTVSpor Smart
19:00 Parma - Bologna @Tivibu
19:30 Schalke 04 - Stuttgart @TRTHaber
20:00 Fenerbahçe - Beşiktaş @LigTV
21:00 Valenciennes - Lille @Tivibu
21:00 Real Madrid - Valladolid @NTVSpor Smart
21:45 Genoa - Torino @Tivibu
22:15 Academica - Porto @Tivibu
23:00 Espanyol - Real Sociedad @NTVSpor Smart
23:30 Fluminense - Atletico Mineiro @LigTV3
1 Aralık 2013 Pazar
13:00 Real Betis - Rayo Vallecano @NTVSpor Smart
13:30 Ado Den Haag - Ajax @FogTV
13:30 Kahramanmaraşspor - Boluspor @TRT WebTV
13:30 Catania - Milan @Tivibu
14:00 Karşıyaka - 1461 Trabzon @TRTSpor
14:00 Tottenham - Manchester United @LigTV3
15:00 Bordeaux - Ajaccio @Tivibu
15:30 Lierse - Standard Liege @TVNet
15:30 Feyenoord - PSV Eindhoven @FogTV
15:30 Trabzonspor - Kayseri Erciyesspor @LigTV
16:00 Atalanta - Roma @Tivibu
16:00 Inter - Sampdoria Tivibu
16:05 Hull Cİty - Liverpool @LigTV3
16:30 Hannover 96 - Eintracht Frankfurt @TRT Spor
18:00 Bastia - Evian @Tivibu
18:00 Granada - Sevilla @NTVSpor Smart
18:10 Chelsea - Southampton @LigTV3
18:30 Borussia M.Gladbach - Freiburg @TRTHaber
19:00 Anderlecht - Cercle Brugge @TVNet
19:00 Adanaspor - Bucaspor @TRTSpor
19:00 Eskişehirspor - Karabükspor @LigTV2
19:00 Kasımpaşa - Galatasaray @LigTV
19:30 Juventus - Udinese @Tivibu
19:45 Rio Ave - Benfica @Tivibu
20:00 Valencia - Osasuna @NTVSpor Smart
21:00 Cruzeiro - Bahia @LigTV3
22:00 San Lorenzo - Estudiantes @TVNet
22:00 Paris Saint Germain - Olympique Lyonnais @Tivibu
22:00 Athletic Bilbao - Barcelona @NTVSpor Smart
2 Aralık 2013 Pazartesi
15:00 Rostov - CSKA Moskova @LigTV3
20:00 Şanlıurfaspor - Ankaraspor @TRTSpor
20:00 Torku Konyaspor - Çaykur Rizespor @LigTV
20:00 Fiorentina - Verona @Tivibu
22:00 SS Lazio - Napoli @Tivibu
27 Kasım 2013 Çarşamba
Sosyal Ağlarda Yaptığımız 10 Hata
Sosyal ağlar blog yazarları için trafik elde etmek, okuyucularla etkileşim kurmak ve yeni fırsatlar yaratmak için gerçekten eşsiz platformlar. Peki sayısız fayda sağlayabileceğimiz sosyal ağlara yeteri kadar özen gösteriyor musunuz? Ne kadar etkili kullanıyorsunuz? Ben bu konuda özeleştirimi yaptım ve ne kadar çok eksiğim olduğunu gördüm. Benim ve çevremdeki blog yazarlarının sosyal ağlarda yağtıkları hataları bu yazıda paylaşmak istiyorum. Belki bu yazı sayesinde hem ben, hem de benim gbi sosyal ağ hesaplarına gerekli özeni göstermeyen blog yazarları harekete geçeriz.
Hata #1 Profil Tasarımını Özelleştirmemek
Facebook, Twitter başta olmak üzere çoğu sosyal medya platformu profli sayfanızı özelleştirmek için size farklı seçenekler sunar. Bu özelliklerden faydalanarak blogunuza özgü bir profil sayfa tasarımı yapmamak, sizi sıradanlaştıracak ve markalaşmanızı önleyecek önemli hataladan biridir.
Hata #2 Güncellemelere Ayak Uydurmamak
Sosyal medya platformu kendilerini çok sık güncelleyen platformlar. Sürekli yeni özellik ekliyorlar. Bunları takip etmeyerek hesaplarınızı ve profil sayfalarınızı güncellememek benim de yaptığım önemli bir hata.
Hata #3 Sadece Kendi Reklamını Yapmak
Bazı blogların sosyal medya hesaplarında sadece kendi yazılarının linkini paylaşmak gibi bir hata yaptığını sık görüyorum. Sosyal medya hesabınızı takip edenlere biraz daha değer vermeli onların işine yarayacak farklı sitelerden linkler ve bilgiler paylaşmalısınız.
Hata #4 Aşırı Paylaşım Yapmak
Günün belli saatlerinde online olma fırsatı bulan bazı bloggerlar tüm paylaşımları o saatte arka arkaya yapınca ekran bir anda sadece o kişinin iletileriyle doluyor. Oldukça sinir bozucu bir durum değil mi? Sırf bu yüzden takibi kestiğim çok hesap var. Sosyal medya iletilerini planlayabileceğiniz ücretsiz araçlar varken bu hatayı yapmamak gerek.
Hata #5 Pasif Kalmak
Bir üstte bahsettiğim hatanınn tam tersini yapmak da başka bir hata diyebiliriz :) Uzun süre güncellenmemiş bir sosyal medya profilinin takipçi sayısı hızla düşecektir. Blogunuzun sosyal medya profili ne bir spam çiftliği gibi gözüksün, ne de bir hayalet kasaba gibi.
Hata #6 Çarpraz Paylaşım Yapmamak
Bir sosyal medya pletformunda yaptığınız paylaşımın duyurunu diğer platformlarındaki hesaplarınızda da yaprak hem o paylaşımın etkisini arttırabilir, hem de diğer sosyal medya hesaplarınızdaki takpiçi sayınızı arttırabilirsiniz. Örneğin benim Pinterest sayfa takipçim çok az ve orada yaptığım paylaşımlardan kimsenin haberi olmuyor. Bu yüzden “Pinterest’te şunu paylaştım” şeklinde iletileri diğer hesaplarımda gönderebiliriim.
Hata #7 Niteliğe Değil Niceliğe Odaklanmak
Sosyal medyada takipçi satın alma ve #takipedenitakipederim gibi saçma trendler var. Halbuki blogunuzun konusuyla alakasız 10.000 takipçiniz olacağına, blogunuzun konusuyla ilglinen 1000 takipçiniz olması çok daha iyidir.
Hata #8 Yeni Platormlara Önyargılı Olmak
Yeni bir sosyal piyasaya çıktığında önyargılı olup blogunuz için hesap açmamak ileride pişman olmanıza yol açabilir. Platform gelişip büyüdüğünde blogunuza ait kulancı adının alındığını görebilir ve hayal kırıklığı yaşayabilirsiniz.
Hata #9 Takipçilerle Etkileşime Geçmemek
Sosyal medyayı sadece bir reklam aracı olara kullanmak çok yanlış olur. Bu mecralar okuyucularınızla iletişim kurduğunuz, fikir alışveriş yaptığınız, etkileşime geçtiğiniz önemli mecralardır. Okuyucularla etkileşim kurarak hem online itibarınızı hem de takipçilerin sadakatini artttırabilirsiniz.
Hata #10 Negatif Yorumları Silmek
Her düşünceye ve fikre açık olmalıyız. Eleştiri ve farklı görüş içeren yorumları silmek yerine makul bir şekilde cevap vermek veya tamamen görmezden gelmek daha iyi iolur sanırım. Takipçileriniz ne kadar olgun ve objektif olduğunuzu anlamalı.
Size Bir sorum Var
Blog Hocam için açmış olduğum Facebook, Twitter, Google+ ve Pinterest hesapları var. Yukarıda yazmış olduğum hataların bir kısmını yapsam da elimden geldiğince takipçilere değerli bir şeyler sunmaya çalışıyorum. Bu hesaplardan hangilerini takip ediyorsunuz bilmiyorum ama görmüş olduğunuz eksikler ve hatalar neler? Ya da görmek istedikleriniz?
24 Kasım 2013 Pazar
Futbolda Hangi Kurallar Değişsin?
Futbolu sevmiyorsanız biliyorum sayfayı çevireceksiniz ama sevip de, kız-erkek fark etmez, çocukluğunda oynamayan var mıdır? Hani ofsayt kuralının olmadığı, taştan kalelerle, belden üstün aut olduğu; üç korner kazananın penaltı noktasına yürüdüğü; tartışmalı pozisyonlar için Ahmet Çakar-Erman Toroğlu'na ihtiyaç duyulmadan "Adamın gol diyor oğlum" ile çözüldüğü mahalle futbolu... Oyunu güzel kılan da bu zaten, basitliği. Kırlık, çimenlik alan da buldun mu ne âlâ...
Kebapçıdan çıkıp gece saat 02.00'de halı sahaya maça giden mahallenin eski ağabeyleri hiç radarımızda değil, onu bilesiniz. Büyüyünce iş ciddileşiyor tabii, hayata benzer ya futbol; kurallar devreye giriyor... Onlarca kural, detay, zırt pırt değişen ofsayt kuralı mesela, gençlik yıllarının kabusu. Semt sahasındaki amatör maçta da, 100 bin kişilik stadyumda da oynansın, hangi coğrafyada top santra noktasına konulursa konulsun kurallar hep aynı. Kalenin boyutundan sahanın 10 metre eksik 10 metre fazla boyuna, ofsayt kuralından frikikte defansın açıldığı 9.15'e kadar. Tabii her şey kitapta yazdığı gibi okunmuyor sahada. Elinde düdükle sahaya çıkan bir adam milyonların mutluluğunu bir saniyede büyük bir kedere dönüştürecek karara imza attığında, işte biz buna hakem yorumu diyoruz. Verilmeyen penaltılar, çıkmayan sarı, kırmızı kartlar, fauller, kalkmayan ofsayt bayrakları, hakkınca uzatılmayan maçlar... Gelsin sonra o hakem yorumuna yapılan eski hakem yorumları, "As kardeşim düdüğünü" haykırışları...
Futbolu güzel kılanın değişmeyen kuralları olduğu söylenir. Doğruyla alakası yoktur. 5 metre boyundaki kalelerle başlayan oyunda bugün kale yüksekliği 2.40. Bir zamanlar 180 metre boyundaki sahalarda koşturan futbolcular artık 90 dakikada 10-12 km'yi 110 metre zeminlerde koşuyor. Bir zamanlar ofsayt için üç adam gerekliyken, şimdi aktifi-pasifi, 'vücut ofsayt kollar değil' kargaşası içinde futbolsever kaybolmuş durumda. Futbolun kuralları 150 yıldır değişiyor, hem de çok sık değişiyor ve bunu her ülke kendi kafasına göre yapamıyor. "Oyunu biz bulduk ama hep kaybediyoruz" diyen Britanyalılar, Uluslararası Futbol Birliği Kurulu'nda İngiltere, İskoçya, Galler ve İrlanda'nın temsiliyle dört oya sahip. Dünyada futbolun patronu olan FIFA ise değişiklik taleplerini görüşmek için yılda iki kez toplanan kurula dört adamıyla giriyor ve kural değişikliği için altı ve üstünde oy gerekiyor. Yani ne Adalılar bir kuralı tek başına değiştirebilirler; ne de FIFA, dört adamıyla, keşfedenlere söz geçirebilir. İz bırakan değişiklikler deyince hepimizin aklına ilk gelen, geri pasta kalecinin elle topu tutamaması galiba ilk sırayı alır. Artık degaj öncesi topu dört kez sektiren ceylan gibi kaleciler de yok, ofsayt için iki adam da aranmıyor, uzatma dakikalarını hakem kenara bildirmek zorunda, üç olan hakem sayısı dünyanın birçok liginde artık altı. Arkadan yapılan kasıtlı faullere "Kırmızı çıkar" deniyor ama çok seferinde çıkmıyor ve oyunun dürüstlüğü adına sahanın neresinde olursa olsun hakemi aldatana sarı kart çıkıyor, ya da doğrusu pratikte ceza sahası içinde çıkıyor. Gelin bu pazar oyunun kurallarını beraberce değiştirelim. Bakalım ne kadarına katılırsınız? Ceza sahası içinde son adamın yaptığı penaltıda çıkan kırmızı kart çıkmasın artık. Hem golü yiyor, hem de 10 kişi kalıyorsun sahada. Bir suça iki ceza olmaz ise o kırmızı kart da sarı olmalı. Taçtan ofsayt yoksa kornerden de olmasın, olunca takımlar komik duruma düşüyorlar 3 metrekare alanda, ne karizmalar dağılıyor o anda, bilirsiniz. 120 dakika sonunda penaltı vuruşlarına gidilmesin, iki saat ter döken futbolcular biraz daha sıksınlar dişlerini ve oyunu gol atıp hak eden kazansın.
Madem bu dünya hepimizin, Schengen vizesi de kalksın, iki ayaklı turlarda deplasmanda atılan golün avantajı da... 90 dakikada top maksimum 65-70 dakika oyunda kalıyor, tribündeki, ekran başındaki milyonların 20-25 dakikasına ayıp edilmesin, top sahayı terkettiğinde kronometre de dursun, basketbola selam çakılsın. Kaleciler, ellerinin iki katı büyüklüğünde eldiven giymesinler, çatala giden topları raket kadar ellerle çıkarmasınlar, çığrından çıkan top teknolojisine son nokta konulsun, 80'lerin toplarıyla futbol oynansın, meşin yuvarlak bilelim yine onu... Gol sevinçlerinin katili "Ofsayt kalksın" demek için ise geç kaldık... Malum bir zamanlar iş adamı Besim Tibuk, "İktidar olursam; ofsaytı kaldıracağım" sözü vermişti meydanlarda. Pozisyonu çok açık ofsayttı Besim Bey'in. Oyun da, hayat da kaldığı yerden devam etti...
Arbitro ve...
İtalyan sineması ve futbol olunca duyurmamak olmaz. Arbitro (hakem) Türkiye'ye geliyor...
IV. İtalyan Sinemasıyla Buluşma
İstanbul 2013
29 Kasım - 5 Aralık
Açılış ve ilk gösterim
Yalnız geziyorum
Yönetmen Maria Sole Tognazzi’nin
katılımıyla
Cuma 29 Kasım 2013, saat 20.30
CineMajestic, salon 4
İstiklal Cad. Ayhan Işık Sok. n.10
Beyoğlu-İstanbul
29 Kasım-5 Aralık 2013 tarihleri arasında önemli Uluslararası Festivallerden (Venedik, Tokyo, Montréal, Londra, Villerupt, Rio de Janeiro, Toronto, Grenoble, Annecy, New York, Busan, Locarno) ödüllerle dönen en
yeni yedi italyan yapımı film ilk kez İstanbullu seyircilerle buluşuyor:
Yaşasın Özgürlük (2012)
bir Roberto Andò filmi
Hakem (2013)
bir Paolo Zucca filmi
İnsan Faktörü (2013)
bir Bruno Oliviero filmi
Korkusuz (2013)
bir Gianni Amelio filmi
Yalnız geziyorum (2013)
bir Maria Sole Tognazzi filmi
Sınıfım (2013)
bir Daniele Gaglianone filmi
Cambazlar (2012)
bir Ivano De Matteo filmi
PROGRAM
29 KASIM
saat 20.30 Yalnız geziyorum, açılış filmi
Yönetmen Maria Sole Tognazzi’nin katılımıyla
30 KASIM
saat 16.00 Yalnız geziyorum
saat 18.00 Cambazlar
Aktris Rosabell Laurenti Sellers’in katılımıyla
saat 20.30 Hakem
Aktör Jacopo Cullin’in katılımıyla
1 ARALIK
saat 16.00 Yaşasın özgürlük
saat 18.00 Korkusuz
Aktör Gabriele Rendina’nın katılımıyla
saat 20.30 Sınıfım
Yönetmen Daniele Gaglianone’nin katılımıyla
2 ARALIK
saat 16.00 Hakem
saat 18.00 Cambazlar
saat 20.30 İnsan faktörü
3 ARALIK
saat 16.00 Sınıfım
saat 18.00 Korkusuz
saat 20.30 Yaşasın özgürlük
Yönetmen Roberto Andò’nun katılımıyla
4 ARALIK
saat 16.00 Hakem
saat 18.00 İnsan faktörü
saat 20.30 Korkusuz
5 ARALIK
saat 16.00 Yaşasın özgürlük
saat 18.00 Yalnız geziyorum
saat 20.30 İnsan faktörü
22 Kasım 2013 Cuma
Hafta Sonu Naklen Yayınlar
22 Kasim 2013 Cuma
21:30 Stuttgart - Borussia M'Gladbach @TRTHD
22:00 Valladolid - Osasuna @NTVspor Smart HD
23 Kasim 2013 Cumartesi
14:00 1461 Trabzon - Orduspor @TRT1
14:45 Everton - Liverpool @LigTV 3
15:30 Caykur Rizespor - Kayserispor @LigTV
16:30 Eintracht Frankfurt - Schalke 04 @TRT Spor
17:00 Arsenal - Southampton @LigTV 3
17:00 Barcelona - Granada @NTVSpor Smart
19:00 Denizlispor - Istanbul BB @TRT Spor
19:00 Bursaspor - Kasimpasa @LigTV 2
19:00 Galatasaray - Sivasspor @Lig TV
19:00 Real Sociedad - Celta Vigo @NTVSpor
19:30 Borussia Dortmund - Bayern Munih @TRT Haber
19:30 West Ham United - Chelsea @Lig TV 3
19:45 PSV - Heerenveen @Fog TV
21:00 Almeira - Real Madrid @NTVSpor Smart
21:45 Ajax - Heracles @Fog TV
23:00 Atletico Madrid - Getafe @NTVSpor
23:30 Vasco de Gama - Cruzerio @Lig TV 2
02:50 Sporting Kansas - Houston Dynamo @SportsTV
24 Kasim 2013 Pazar
11:30 Lokomotiv Moskova - Dinamo Moskova @Lig TV 3
13:00 Levante - Villarreal @NTVSpor Smart
13:30 Ankaragucu - Alanyaspor @Baskent TV
13:30 Kayseri Erciyesspor - Gençlerbirligi @Lig TV
15:30 Manchester City - Tottenham @Lig TV 3
16:00 Gaziantepspor - SB Elazigspor @LigTV
16:30 Hamburg - Hannover 96 @TRT Spor
17:30 Twente - NAC Breda @Fog TV
18:00 Cardiff City - Manchester United @Lig TV 3
18:00 Rayo Vallecano - Espanyol @NTVSpor Smart
18:30 Werder Bremen - Mainz @TRT Spor
19:00 Antalyaspor - Fenerbahce @Lig TV
19:00 Trabzonspor - Eskisehirspor @Lig TV 2
20:00 Elche - Valencia @NTVSpor Smart
21:00 Flamengo - Corinthians @Lig TV 2
22:00 Sevilla - Real Betis @NTVSpor Smart
04:00 Portland Timbers - Real Salt Lake @SportsTV
21 Kasim 2013 Pazartesi
20:00 Samsunspor - Adanaspor @TRT Spor
20:00 Akhisar Belediye - Karabukspor @Lig TV 2
20:00 Besiktas - Torku Konyaspor @Lig TV
22:00 West Bromwich Albion - Aston Villa @Lig TV 3
23:00 Malaga - Atheltic Bilbao @NTVSpor Smart
21 Kasım 2013 Perşembe
Bunu Blogumda Paylaşabilirim. Hürriyet Benim.
Hürriyet; gündeme dair cesur bir projeyle karşımızda. TBWA\ISTANBUL'un hazırladığı proje kısa zamanda oldukça ses getirdi. Din, dil, ırk, cinsiyet ayırt etmeden bireysel özgürlükleri konu alan projenin amacı Türkiye'nin dört bir yanından insanların hürriyetlerini dile getirmeleri ve seslerini duyurmaları...
Bu proje katılımcıların kendi hürriyetlerini anlatmaları için tasarlandı, katılımcılar videolarını oluştururken ilham versin diye de bir film hazırlandı.
Hürriyet, herkesi kendi hürriyet cümlelerini yazmaya ve hürriyet şarkılarını yaratmaya davet etti. Kullanıcılar içinde kendi fotoğraflarının da olduğu hürriyet filmleri yaratabiliyor ve bu filmleri sosyal medyada dilediğince paylaşabiliyor. Ayrıca seçtikleri mesaj ve fotoğraflarından oluşan bannerı hurriyet.com.tr sayfalarında yayınlanıyor. Kısaca proje tamamıyle interaktif bir proje olarak kurgulandı. www.hurriyetbenim.com üzerinden ilham verici videoyu seyredebilir, kendi video ve bannerınızı yaratabilirsiniz.
"Hürriyet Benim" filmi, daha TV’ye çıkmadan viral olarak sosyal medyada gösterildi ve çok kısa sürede yayılarak; sosyal medyada konuşulmaya ve paylaşılmaya başlandı. Kullanıcıların katkılarıyla yapılan klipleri Twitter'dan #hürriyetbenim hashtag'iyle takip edebilirsiniz.
Ben de kendi videomu oluşturdum ve benim için hürriyetin ne demek olduğunu anlattım. İzlemek için;
http://hurriyetbenim.hurriyet.com.tr/video.aspx?k=S4QFUTKMHYJ
Bir boomads advertorial içeriğidir.
18 Kasım 2013 Pazartesi
Google’ın Başarısından Feyz Alabilmek
Dünyanın hemen her ülkesinde en çok ziyaret edilen site olan Google, bir arama motorundan çok daha fazlası. 1998 yılında Stanford Üniversitesi’nde tanışan Larry Page ve Sergey Brin kurduğu şirket, 15 yıl gibi kısa sayılabilecek gibi bir sürede olağanüstü işler başararak dünyanın en büyük şirketlerinden biri haline geldi.
Geçen 15 yıllık süreci inceleyip Google’ın davranışlarını ve hamlelerini analiz ettiğimizde, başarısını destekleyen bazı sırlara ulaşmamız çok zor değil. Google’ın bu sırları elbette blogumuzu bir dünya şirketi yapmayacak ama daha iyi bir blog olma yolunda önemli adımlar atmamızı sağlayacaktır diye düşünüyorum. Google’ın da bloglarımızın da internet kullanıcısına hitap ettiğini unutmayalım.
Kullanıcı Odaklı Olmak
Google’ın en temel ilkesi her zaman kullanıcıya en iyi hizmeti vermek oldu. Gerek arama motorunda, gerek Gmail, Chrome, Blogger gibi diğer ürünlerinde önceleği hep kullanıcının memnuniyeti olmuştur. Bildiğiniz gibi Gogle ana sayfasının en büyük özelliği basit ve hızlı olması. Google aramalarında yer alan reklamlar bile aranan kelimeyle ilgilidir. Bizler de Google’ın bu ilkesinden feyz alarak kullanıcı dostu bloglar oluşturmaya özen göstermeli, ziyaretçiyi rahatsız edecek içerik ve öğeleri blogumuzda kullanmamalıyız. Blogumuzun tasarımını yenilerken, reklam alırken, içerik oluştururken, kısacası blog yazarlığının her aşamasında kullanıcıların penceresinden bakabilmeliyiz.
Belli Bir Alanda Uzmanlaşmak
Hepimiz biliyoruz ki arama dendiğinde akla Google gelir. Ne zaman bir araştırma yapacak olsak ya da bir sorunun cevabını öğrenmek istesek onu arayacaımız yer Google’dır. Çünkü Google geliştirdiği teknolojiler, algoritmalar ve çalışmalar sonucunda arama konusunda uzmanlaşmıştır. Biz de blog yazarken tek bir konuya odaklanırsanız daha kolay başarıya ulaşabilir ve okuyucu kitlesi oluşturabiliriz. Uzmanlaştığımız konuda yeni ve yaratıcı fikirler geliştirerek bunları okuyucuya sunmak, bunlar sayesinde o konuda otorite sahibi bir blog oluşturmak Google’ın başarısından çıkaracağımız önemli derslerden biri.
Daha İyi Olmaya Çalışmak
Yukarıda da bahsettiğim gibi Google kullanıcılarını en iyi hizmeti vermek için sürekli güncellemeler yapıyor, algoritmalar geliştiriyor, farklı teknoloiler deniyor. Mevcutla yetinmeyip her zaman bir adım daha iyisini yapmaya çalışıyorlar. Peki ya biz blog yazarları? Daha iyi bir blog olabilmek için ne kadar çaba sarf ediyoruz? Hem okuyucuya daha iyi bir blog deneymi yaşatmak, hem de blog yazmaktan aldığımız keyfi arttırmak için blogumuza ne gibi iyileştirmeler ve yenilikler yapabileceğimiz üzerinde daha fazla durmalıyız.
Para Kazanırken Başka Şeyleri Kaybetmemek
Google’ın AdWords ürünü sayesinde yüzbinlerce reklam veren Google arama sonuçları sayfalarına ve AdSense kayıtlı yayıncıların web sitelerinde reklam gösterebiliyor. Google’ın temel geliri de bu reklamlar. Fakat Google reklam yayınlayarak para kazanırken bile kullanıcıyı rahatsız etmemeyi birinci ilke olarak benimsemiş. Google reklamları sadece o reklamla ilgili aramalarda veya web sayfalarında gözükür. Bu sayede hem reklam veren hedef kullanıcıya ulaşmış olur, hem de kullanıcı ilgisini çeken reklam sayesinde istediği ürün veya hizmete ulaşablir. Biz de blogumuza reklam alırken okuyucunun tepksini öngörmeliyiz ve reklamları ona göre seçmeliyiz. Biraz daha fazla kazanmak uğruna okuyucu kaybetmek bence ahmaklık olur.
Daha pek çok başarılı şirket ve girişimden kendimize dersler çıkarabiliriz. Başkalarının başarılarından feyz almak önemlidir ve güzeldir ama yaptığımız hatalardan da ders almayı unutmamalıyız öyle değil mi?
Şimdi isterseniz Google’ın gittiği yoldan gitmek adına kendimize bir kontrol listesi oluşturalım.
☑ Sade ve hızlı yüklenen bir tema kullan.
☑ Bloguna arama kutusu, arşiv sayfası ve iletişim formu ekle
☑ Okuyucu yorumlarını ve tavsiyelerini önemse
☑ Okuyucunun ilgisini çekecek konularda yaz
☑ Yazılarını medya öğeleriyle zenginleştir
☑ Reklam alırken seçici davran
☑ Reklam yapmak uğruna itibarını zedeleme
Sizce Google’ın bu müthiş başarısından ne gibi çıkarımlar yapabiliriz?
14 Kasım 2013 Perşembe
Tek Taş Pırlanta Çekilişi Sonuçlandı
Sare Pırlanta sponsorluğunda gerçekleştirdiğim ve 3 kişiye tek taş pırlanta yüzük vereceğimiz çekiliş yapıldı. Şuana kadar bir problem çıkmadı ve çekiliş takviminde belirlediğimiz günde şaşma olmadan kazananları açıklayabiliyorum.
Kazananlara geçmeden önce katılımda bulunan arkadaşlara teşekkür edtmek istiyorum. Bana reklam kampanyası teklifiyle gelen firmalardan ödeme alarak klasik reklam çalışması yapmak yerine çekilişle okuyucularıma ödül vermelerini istiyorum. Siz bu etkinliklere ilgi gösterdikçe verilecek ödüllerin sayısı da çeşidi de artacaktır. Buna emin olabilirsiniz.
Gelelim tek taş pırlanta yüzükleri kazananlara. Resimde de gördüğünüz gibi çekiliş sonucunda ismi ilk 3 sırada çıkan Abdullah Top, Zeynep Efe ve Nesrin Koç şanslı katılımcılar oldular.
Eğer tek başına bu resim bir şey ifade etmez derseniz (ki haklısınız) çekilişin yapıldığı anı her zaman olduğu gibi videoya kaydettim. Aşağıdaki videoda çekiliş anını izleyebilirsiniz.
Kazananlar belki kendileri kullanacak, belki birilerine hediyecekler orasını bilemem ama kullanacak kişilerin iyi günlerde kullanmasını dilerim. Son olarak bu güzel etkinliğin hiçbir promblem çıkmadan gerçekleşmesini sağlayan Seli Hanım’a ve elbette Sare Pırlanta’ya çok teşekkür ederim.
13 Kasım 2013 Çarşamba
AdSense Reklamlarını Blogger’da Yazı İçine Ekleme
Yaklaşık 1 senedir takip ettiğim blogger arkadaşım +evde yazar Adsense reklamlarını Blogger’da yazı içine eklemekle ilgili yardım isteyince bu bilginin başka AdSense yayıncısı olan blog yazarlarının da işine yarayacağını düşünerek blogda paylaşmaya karar verdim.
AdSense Reklam Kodlarını Convert Etme
Blogunuzun sidebar yani kenar çubuğuna eklediğiniz AdSense kodlarını yazı içerisine eklemeden önce convert etmeniz gerekir. Bunun için pek ücretsiz online araç mevcut. Google’da “adsense code converter” diye bir arama yaparsanız onlarca araç bulabilirsiniz.
Bunlardan birini açarak kutuya adsense reklam kodlarınızı yapıştırdıktan sonra “convert” butonuna bastığınızda kodlarda ki bazı karakterlerin değiştiğini göreceksiniz. Convert edilmiş reklam kodu artık blog yazısına eklemeye hazır hale gelmiştir.
Sıra reklam kodlarını yazının içerisine gömmeye geldi.
1. AdSense Reklamını Yazının Solunda Gösterme
Bunun için yazının HTML sekmesini açarak reklamın gözükmesini istediğiniz yere aşağıdaki kodu ekleyin.
<b:if cond='data:blog.pageType == "item"'>
<div style="float:left;margin-right: 5px;">
Convert edilmiş adsense kodları buraya gelecek</div>
</b:if>
2. AdSense Reklamını Yazının Sağında Gösterme
Bunun için yazının HTML sekmesini açarak reklamın gözükmesini istediğiniz yere aşağıdaki kodu ekleyin.
<b:if cond='data:blog.pageType == "item"'>
<div style="float:right;margin-left: 5px;">
Convert edilmiş adsense kodları buraya gelecek</div>
</b:if>
3. AdSense Reklamını Yazı Başlığının Altında Gösterme
Bunun için Şablon > HTML’yi Düzenle yolunu takip ederek Ctrl + F tuş kombinasyonunun yardımıyla <div class='post-header'> kodunu bulun ve bunun hemen altına aşağıdaki kodları ekleyin.
<b:if cond='data:blog.pageType == "item"'>
<div style="text-align:center;margin-bottom: 5px;">
Convert edilmiş adsense kodları buraya gelecek</div>
</b:if>
4. AdSense Reklamını Yazının Sonuna Ekleme
Bunun için Şablon > HTML’yi Düzenle yolunu takip edereke Ctrl + F tuş kombinasyonunun yardımıyla <div class='post-footer'> kodunu bulun ve bunun hemen üstüne aşağıdaki kodları ekleyin.
<b:if cond='data:blog.pageType == "item"'>
<div style="text-align:center;margin-top: 5px;">
Convert edilmiş adsense kodları buraya gelecek</div>
</b:if>
İlgili kodlar eklendiğinde reklam yerleşiminin nasıl olacağını şu grafikte göstermeye çalıştım:
Son olarak kodlarda renkli gösterdiğim yerlerim anlamlarını işlevlerini paylaşmak istiyorum. İsteğinize göre onları da değiştirebilirsiniz.
- Kırmızı renkle gösterdiğim değer reklam yazı arasındaki boşluğu belirler. Dilerseniz 5px yerine başka bir değer girebilirsiniz.
- Mavi renkle gösterdiğim kodlar reklamların ana sayfada değil sadece yazı başlığına tıklayıp yazının içerisine girince gözükmesini sağlar. Eğer ana sayfada yazıların tamamını gösteriyorsanız mavi renkle yazdığım kodları silebilirsiniz.
Herkese bol kazançlar!
11 Kasım 2013 Pazartesi
Blog Hocam, Bumerang Ödülleri’nde Finalde!
Bu yıl üçüncüsü düzenlenen fakat benim ilk kez katıldığım Bumerang Ödülleri’nde finalistler belli oldu. 6 kategoride 1500’den fazla blogun başvurduğu ve 45000’den fazla SMS oyunun kullanıldığı yarışmada Blog Hocam sizlerin oylarıyla ilk 10’a kalmayı başardı.
Oy veren, vermek isteyip de veremeyen, destekleyen, iyi dileklerini ileten herkse sonsuz teşekkür ediyorum. Çünkü Blog Hocam sadece okuyucuların yani sizlerin oylarıyla finale kaldı. Ne bir akrabam, ne de bir arkadaşım oy vermedi. Sadece eşim ve abimden oy vermelerini istedim, onlar da reddetti : )
SMS oylamasında finale kalan tüm blogların listesi şöyle:
Finale kalan tüm blogları ayrıca tebrik ederim. Artık söz jüride. Finalistler arasında ilk 3’ü jüri belirleyecek. Blog Hocam’ın yarıştığı “En Sosyal Blog”kategorisinde jüri şu isimlerden oluşuyor:
- Kadir Has Üniversitesi Yeni Medya Bölümü Öğretim Görevlisi İsmail Hakkı Polat
- Hürriyet Sosyal Medya Editörü Şermin Terzi
- Tribal Worldwide ve Apple UK Freelance Kreatif Direktörü Arda Erdik
- Komedyen Ceyhun Yılmaz
Finale kalanlar arasında Blog Hocam’ı takip eden ve bu şekilde tanıştığım bloglar olması da beni sevindirdi. Örneğin benim yarıştığım kategoride Soran Anne ve Mamonttenka uzun süredir tanıdığım ve zaman zaman mesajlaştığım bloggerlar. Eğer ben kazanamazsam onların kazanmasını isterim elbette :)
Resmi duyuru: http://bumhaber.hurriyet.com.tr/2013/11/3-bumerang-odullerinde-ilk-10-heyecani/
Seo Uzmanlarının Özellikleri Neler Olmalı?
Arama motoru optimizasyonu kavramı Google’ın Türkiye’de yüksek kullanım oranlarına çıkmasıyla tanınmaya başladı. Son 2 yılda firmalar kendi bünyelerinde Seo uzmanı çalıştırmaya başladılar. Doğal olarak Seo da iş hayatında bir sektör haline geldi. Peki seo uzmanları hangi konularda bilgi sahibi olmalı?
Seo çalışmaları genel olarak site içi ve site dışı (backlink stratejisi) olmak üzere ikiye ayrılır. Sadece site dışı seo çalışmalarında yetenekli olmanız yeterli değildir. Nedeni şu : Site içi optimizasyon konusunu iyi bir şekilde yapmadığınızda site dışı çalışmalara daha fazla bütçe ve zaman ayırırsınız. Bu da genel anlamda bir kayıptır. Bazen sıralamada yol kat edememenizin nedeni iç optimizasyonu yapmamanızdır. Bu nedenle Seo uzmanı her iki konuda da bilgi sahibi olmalıdır.
Seo uzmanı iyi bir analist olmalıdır. Site trafiğini iyi bir şekilde analiz edip gerekli değişiklikleri ziyaretçi verilerine göre yapmalıdır. İnternette Seo sektörü ile ilgili olan yerli ve yabancı makaleleri takip etmeli gerekli testleri de vakit buldukça farklı sitelerde yapmalıdır. Google algoritma değişiklikleri, Google patentleri ve ziyaretçi davranışlarını sürekli analiz edip Seo stratejisine buna göre yön vermelidir.
Seo uzmanı internet pazarlaması alanında da bilgi sahibi olmalıdır. Google Adwords konusunda orta düzeyde bilgisi olmalı ve gerektiğinde Seo çalışmalarına başlarken Adwords’ü de seçebilmelidir. Her ne kadar seo çalışmasını ücretsiz arama sonuçları ile bağdaştırsak da ücretli arama sonuçları da organik çalışmalara yardımcı olur. Adwords raporlarında ziyaretçilerin tercih ettiği arama terimlerini çıkarttıktan sonra Seo çalışmalarınıza buna göre yön verebilirsiniz.
Seo bir işi internet ortamında pazarlamanın yollarından biridir. Amaç müşteri ve prestij kazanmaktır. Bu nedenle Seo uzmanı aynı zamanda iyi bir pazarlamacı olmalıdır.
Koordinasyon Seo uzmanları için önemli bir diğer kavramdır. Firma içinde çalışırken tasarım ve kod ekibi ile iyi bir koordinasyon kurmanız gerekir. Tasarımın ziyaretçilere göre kodlamanın da arama motorlarına göre yapılmasını sağlamanız gerekir. Yönetme ve organize etme yetenekleriniz iyi olmalıdır. Bir firmanın sosyal medya danışmanlığı hizmeti alması gerekiyorsa bunun hangi firma ile yapılacağını Seo uzmanı değerlendirip karar vermelidir.
Seo uzmanı kendini geliştirmeli ve yetiştirmelidir. Örnek olarak Türkiye’de ilk defa düzenlenen Seo konferansı gibi etkinliklere mutlaka katılmalı ve katılımcılarla iyi ilişkiler kurmalıdır.
Özgün içerik ekleme ve içerik üretme stratejileri hakkında yetenekli olmanız da işiniz icabı gereklidir. Bu da iyi bir blog yazarlığı deneyimi gerektirmektedir.
Genel olarak bir Seo uzmanının iyi bir analist ve planlamacı olması gerektiğini söyleyebilirim.
Seo uzmanlarının özelliklerinden bahsederken firmaların da Seo uzmanı ilanları verirken yaptıkları hatalara da buradan bakabilirsiniz. Firma olarak Seo uzmanın yapması gerekmeyen işleri de ona yaptırma hedefleriniz olmamalı. Seo uzmanın kendi alanına odaklanması ve o alanda çalışması gerekir.
Yazar hakkında: Ben Mehmet Emre Baş. 2009 yılından bu yana Seo ve Sem alanında hizmet veriyorum. Yeni çıkan algoritmalara göre kendi sitelerimde testler yaparak yeni stratejiler geliştiriyorum. 2007 yılından beri de Burayayaz.com adlı kişisel günlüğümde keyifle her alanda yazıyorum.
10 Kasım 2013 Pazar
Roberto Mancini
Sinyor Roberto Mancini. 27 Kasım 1964. Iesi İtalya doğumlu. Almanya'ya elinde bir valiz çalışmaya gitmek zorunda kalan gurbetçi mobilya ustası Aldo ve hemşire Marianna'nın oğlu. Koyu Katolik eğitimden geçen ve kilise korosundaki görevini, sekiz yaşındayken oynadığı takımın ona ihtiyacı olunca bir kereliğine aksatan ve o gün maçı kazandıktan sonra geleceğini futbolla inşa eden büyük bir yetenek. Futbol için 13 yaşında ailesinin yanından ayrılan ve 17 yaşında İtalya Serie A'da Bologna formasıyla maça çıkan, 15 yıl formasını giydiği Sampdoria'ya tarihinin tek şampiyonluğunu kazandıran ve kulübün bayrak adamı olan bir futbol romantiği. Alametifarikası maçlarda taktığı ve uğuru kabul edilen atkısı. İngiltere'de, atkıyı nasıl bağladığı grafiklerle erkek dergilerinde anlatılan şık bir İtalyan. İki oğlu, bir kızı var. Oğulları da onun yolundan gitti ve ikisi de futbolcu. Kızı Londra'da eğitimine devam ediyor. Ailesine çok düşkün ve oğullarını izleyebildiği her maçtan sonra kıyasıya eleştiriyor. Sanat tutkusu üst düzeyde. Gittiği şehirlerde müzeleri mutlaka geziyor. Tablo koleksiyonu var. Manchester City'de çalıştığı yıllarda soyunma odasında futbolcularına müzik dinlemeyi ve idmanlara gelirken pembe renkte kıyafet giymeyi yasaklamış bir teknik adam. Batıl inançları var. Masada birinin elinden tuzluk almaz, kadehten şarap döküldüğünde bir damlasını mutlaka kulağının arkasına sürer. İtalyan markalarından vazgeçmez. Saha kenarındaki şıklığı çok seferinde Armani imzalı.
Tatillerini ailesi ve teknik ekibindeki yakın arkadaşlarıyla yapmayı sever. Sardunya'da sık sık görünür ama kafasını dinlediği yer, doğduğu Iesi yakınlarındaki, Adriyatik Kıyısı'ndaki Senigallia. Plajda mutlaka elinde bir kitap olur. Sinyor Mancini'nin fobisi uçak korkusu. Gece uçuşlarını hiç sevmez, gerekirse takımını gittiği deplasmanda bir gece konaklatır ve gündüz uçmayı tercih eder. Futbol oynadığı yıllardaki takım arkadaşlarına göre doğuştan bir teknik adam. Lazio'daki son sezonunda teknik direktör Eriksson'un olduğu soyunma odasında takıma taktik veren ve hatta kulübün yeni formalarının dizaynını da belirleyen baskın bir karakter. Kendinizi tek kelimeyle nasıl tarif edersiniz sorusuna "Dahi" cevabını verecek kadar yüksek özgüvene sahip ve bulunduğu her grupta liderliği ele alan bir futbol adamı. Manchester City'de çalıştığı yıllarda gittiği İtalyan restoranları, Bella Italia, San Carlo ve Gusto'nun cirolarının artmasına sebep olan bir trend ikonu aynı zamanda. Her İtalyan gibi hamur işi tutkunu. Takım yemeklerine pizza sipariş eden ancak kilo fazlası olan futbolcuya tahammülü olmayan bir teknik adam. İstanbul'u keşfetmeye çalışıyor. Florya Tesisleri'ne çok uzak olmayan deniz manzaralı bir sitede oturuyor. Vefa, onu en iyi anlatan kelime. Lazio'da beraber futbol oynadığı takım arkadaşlarını (Mihajlovic, Stankovic) Inter'e hoca olunca transfer eden, Milano'daki öğrencilerine Manchester City'ye imza attıran, Galatasaray'daki yardımcısı, eski takım arkadaşı Attilio Lombardo'yu çeyrek asırdır yanından ayırmayan bir futbol adamı. Sinyor Roberto Mancini, Galatasaray Teknik Direktörü. Bu akşam Kadıköy'de ve Türkiye'de her evde...
Ersun Yanal
Bay Ersun Yanal. 17 Aralık 1961 Buca İzmir doğumlu. Yay burcu. Manisa Celal Bayar Üniversitesi Beden Eğitimi Bölümü mezunu. Şöhreti büyük bir futbolcu değil ama komple bir sporcu. Eğitimi nedeniyle birçok spor dalında yarışmış ve teknik adamlığında da akademik eğitimini hep ön planda tutmuş, yenilikleri ve teknolojiyi yakından takip eden bir futbol adamı. Alametifarikası da dizüstü bilgisayarı. Futbolcularının bireysel performanslarını ekranından takip eden, rakip analizlerini klavye başında yapan, futbolcu sağlığı için fuar gezen, yeni olan her şeyi çalıştığı kulübe kazandıran bir teknik adam. Bay Yanal için mutluluğun anlamı ailesiyle geçirdiği saatler ve futbol sahasında takımının kazandığını gördüğü son düdük. Fobisi yok ama güzel oyunda kaybetmeyi sevmiyor. Milyonların beklentisi olan başarı için çaba gösterdiği futbol sezonları bittiğinde soluğu Bodrum'da alır. Denizcilik en büyük hobisi ve hatta tutkusu. Bir yelkenliyle okyanusu tek başına aşacak kadar denizcilik bilgisine sahip ve usta bir kaptan. En zoru elbette bir takımı yönetmek ama Bay Yanal'ın pilotluk brövesi de var. Ufak bir uçağın kokpitinde bir gün onu görebilirsiniz. Bay Yanal, fotoğrafa da meraklı. Boş zamanlarını fotoğraf çekerek de değerlendirir. Bir erkek, bir kız çocuğu babası. İstanbul'da favori restoranı yok, çünkü en sevdiği sofra evinde ailesiyle oturduğu sofra. Sporcu geçmişi ve teknik adamlık yılları hep sağlıklı beslenmeyle geçmiş. Saatinde yenilen öğünler, meyve, salata ve mutlaka deniz ürünleri. Tatil için fırsat bulduğunda Bodrum'dan vazgeçmiyor ama Akdeniz ülkelerinin hepsine aşık. Sinema tutkusu üst düzeyde, favori filmi bir spor adamı için belki de en güzeli: Al Pacino'lu Kazanma Hırsı/Any Given Sunday.
Müzikte uzak durduğu bir tür yok. Pop, rock, klasik, ayırmaz. Karakteri birbirinden farklı 25 kişiden oluşan bir futbol takımını yönettiğinden, okumaları ağırlıklı olarak psikoloji, kişisel gelişim ve felsefe. Futbol üzerine yazılmış kitapları eksiksiz kütüphanesinde bulundurur. Bu sonbaharda Tanıl Bora ve Turgut Yüksel imzalı Çizgi Açığı'nı okudu. Otomobilde favori markası Mercedes. Saha kenarındaki şıklığı ağırlıklı olarak Hugo Boss imzalı. Takım elbiseyi sever ama kadrajlardan çıktığında spor giyimi tercih eder. Teknik adamlığı süresince inandığı ekip çalışması. Teknik ekibini çalıştığı takımlara mutlaka beraberinde getirir. Eğitimci özelliği sayesinde çalıştığı antrenörler bir zaman sonra teknik adam kartvizitine sahip olur. Çalıştırdığı takımları 'Ersun Yanal'ın takımı'na dönüştürmeyi her seferinde başaran bir futbol bilgini. Arda Turan, Caner Erkin, Onur Kıvrak, Selçuk İnan, Umut Bulut ve Burak Yılmaz gibi A Milli Takım'ın kilit isimlerinin futbol gelişimlerindeki bir numaralı aktör. Rol biçtiği futbolcuyu rolünü ezberletene kadar çalıştıran ve başkalaştırabilen bir teknik adam. Sahadaki felsefesi: "Hayat hızlı akıyorsa futbolun da hızlı akması gerekir. Hayatın hakkını vermek için her maçtan keyif almak ve keyif vermek gerekir." Bay Ersun Yanal, Fenerbahçe Teknik Direktörü. Bu akşam Kadıköy'de ve Türkiye'de her evde...
6 Kasım 2013 Çarşamba
Spor İletişimi Sertifika Programı
Spor İletişimi Sertifika Programı
7. eğitim yılımızda 400’e yakın mezun verdiğimiz sertifika programımızın 2013/2014 Burs Sınavı 9 Kasım Cumartesigünü saat 10.00’da Kadir Has Üniversitesi Cibali Kampüsü’nde yapılacaktır. Sınav sonucuna göre ilk 4’e %100, 5-10 arasına %50 ve 11-20 arasına %20 burs imkanı verilecektir.
30 Kasım’da başlayacak ve 15 hafta (120 saat) saat süren eğitimin ardından Mezuniyet Sınavı’nda başarılı olan katılımcılara spor medyasında iş ve staj imkanları sunulmaktadır.
Sınav kaydı için son tarih 8 Kasım Cuma saat 12.00.
Spor Hukuku ve Yönetimi Sertifika Programı
5. eğitim yılımızda 350’ye yakın mezun verdiğimiz sertifika programımızın 2013/2014 Burs Sınavı 9 Kasım Cumartesigünü saat 10.00’da Kadir Has Üniversitesi Cibali Kampüsü’nde yapılacaktır. Sınav sonucuna göre ilk 4’e %100, 5-10 arasına %50 ve 11-20 arasına %20 burs imkanı verilecektir.
30 Kasım’da başlayacak ve 15 hafta (120 saat) saat süren eğitimin ardından Mezuniyet Sınavı’nda başarılı olan katılımcılara spor kulüplerinde, federasyonlarda ve hukuk bürolarında iş ve staj imkanları sunulmaktadır.
Sınav kaydı için son tarih 8 Kasım Cuma saat 12.00.
Programlara kayıt ve tüm detaylar için:
Website: http://scm.khas.edu.tr
Twitter: @KhasSCM
Facebook: /groups/KhasSCM
Detaylı bilgi için Spor Çalışmaları Merkezi Müdürü Emir Güney’e 212 533 6532-1483ve 533 399 5177 nolu telefonlardan ulaşabilirsiniz.
5 Kasım 2013 Salı
Kol Saati Satışları Hızla Artıyor
Son yıllarda, alışveriş merkezlerinin de hızla açılmasıyla birlikte, giyim kuşamla alakalı sektörler altın çağını yaşıyor. Biz tüketiciler, hemen hemen her alanda ürün çeşitine boğulmuş durumdayız, dersek abartmış olmayız heralde. Teksil, aksesuar, züccaciye, ev alaetleri her alanda durum aynı. Bizim için tabiki çok iyi, kendimize uyanı seçebilme şansımız artıyor.
Biz biraz aksesuarlar içinde sayılan, ama şık gözükmek adına önemi büyük olan saatler üzerinde duracağız. Küçük aksesuarlar olmalarına rağmen, tarzımızı yansıtan en önemli araçlardan biridir. Saatler; zamanı göstermenin dışında, giyisilerimizi de tamamlarlar. En göze çarpan ve akılda kalıcı olan aksesuardır. Çoğumuz bunun farkındayız ki; saat saatışları gitgide artıyor. Yüzlerce marka ve binlerce model, içinden çıkılmaz bir seçenek denizine bırakıyor bizi.
Bu denizde belki size yardımcı olacak birkaç tavsiyede bulunalım. İster erkek saati , ister de bayan saati alalım. En dikkat edilecek nokta ; aldığımız saati giyisilerimizle kolayca uydurabilmektir. Daha açık söylemek gerekirse alacağımız saatin, daha şık durması için nelere dikkat etmeliyiz? Başta renk tabiki. Alacağımız yada takacağımız saatin rengi çok önemlidir. Saat kordonlarıda rengin en baskın olduğu yerdir. Saat alırken kordonları elbiselerinize uyan saatler almak daha çok işe yarar. Bu renkleri seçerken, ara renkler tercih etmeye dikkat edin. Mesala siyah yerine füme gibi. Böylece daha çok renkle kullanabilme olasılığınız artacaktır. Kordonu koyu bir saat seçtiyseniz, kadranı açık renk,
kordonu açık renk seçerseniz, kadranı koyu renk olsun. Buda daha kullanışlı hale getirecektir.
Saatlerden bahsederken birkaç marka saymadan olur mu? Bilmeyenimiz yokyur Casio ‘yu. Casio saat modelleri ; fiyat ve kalite yönünden çok mantıklı oldukları için, en çok satan saat markasıdır. Modellerin fiyatları hem uygun hemde kalitelidir. Ayrıca model çeşitleri oldukça fazladır.
Bahsedeceğimiz diğer marka ise ; Diesel. Kendine has bir tarzı olan Diesel, spor yada spora yakın modelleriyle bizleri kendine aşık etmiş bir markadır. Diesel saat modelleri ; hem erkek hemde bayan kol saati modellerinde benzersiz ürünler sunmaktadır. Özetle kesinlikle bir Diesel saat kolunuzda olmalı diyelim.
Son markamızda Guess. Gene fiyat, model ve kalite yönünden baktığımızda öne çıkan markalardan birisidir. Guess saat modelleri; biraz daha bayan saati ağırlıklıdır. Özellikle abiye kol saati almak istiyorsanız kesinlikle Guess saat modellerine bir göz atın. Ne kadar zor beğenirseniz beğenin, eminim birkaç tane hoşunuza giden saat bulacaksınız.
4 Kasım 2013 Pazartesi
3 BH Okuyucusuna Tek Taş Pırlanta Hediye Ediyoruz
Blog Hocam’ın çok sayıda bayan okuyucusu var, biliyorum ama katılımın sadece bayanlarla sınırlı kalmamaması gerekiyor. Sevgilisine, eşine, annesine tek taş pırlanta yüzük hediye etmek isteyen erkek okuyucuların da katılabileceği bir çekiliş.
Çekilişin ve ödülün detaylarına geçmeden önce bu güzel etkinliğe sponsor olan Sare Pırlanta hakkında biraz bilgi vermek istiyorum.
Sevgi Parıltısı, Sonsuz Mutluluk… Sare Pırlanta
Sare Pırlanta; merkezi İstanbul’da olan ve 2001 yılından beri faaliyette bulunan, kalite, çeşit ve fiyat açısından Türkiye’nin en önde gelen pırlanta ürün satış sitesidir.
Yüzük, kolye, küpe, bileklik, gerdanlık gibi pırlanta ürünlerin yanında elmas, gümüş ve alyansların da bulunduğu Sare Pırlanta, kalitesi, tarzı ve uygun fiyatlarıyla size mücevher keyfini yaşatacak.
Çekilişle 3 Kişiye Tek Taş Pırlanta Yüzük
Aşağıda belirtilen katılım şartlarını yerine getiren kişiler arasında yapılacak çekilişle 3 kişiye resmini gördüğünüz pırlanta tek taş pırlanta yüzük hediye edilecek.
Katılım Şartları
Verilecek hediye çok güzel ve çekilişe katılmak hiç de zor değil. İsteyen her blog yazarı bu çekilişe katılabilir.
Zorunlu şart 1: Çekilişe katılabilmeniz için yerine getirmeniz gereken zorunlu bir şart var. Sare Pırlanta’nın Facebook veya Twitter sayfalarından en az birini takip ediyor olmalısınız.
Zorunlu Şart 2: Çekilişe katılmanız için yerine getirmeniz gereken diğer zorunlu şart ise aşağıdaki çekiliş bannerını blogunuzun kenar çubuğuna (sidebar) ana sayfada görünecek şekilde eklemeniz.
<a title="Tek Taş Pırlanta Yüzük Çekilişi" href="http://bloghocam.blogspot.com/cekilis" target="_blank"><img style="float: none; margin-left: auto; display: block; margin-right: auto" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiO6yubpB75fViECM-VASQHelIoePk_BdLCAyrSn3NUggU-Rw4tnUgMzfQEJvI75908cKEqsO3UKewCv8WGpmVIuhkH8fM3cehyeR5ZCIL_O3S6LWC4EV9fa29cbFlHe4tRqvH1lRlkZaR3/s198/tek-tas-cekilis.png" /></a>
3 katılım hakkı: Zorunlu şartı yerine getirdiyseniz Sare Pırlanta sitesine üye olarak 3 katılım hakkı kazanabilirsiniz. Yapmanız gereken Yeni Hesap sayfasına giderek formu doldurmak ve üye olmak.
1 katılım hakkı: www.sarepirlanta.com sitesindeki beğendiğiniz ürünlerden birini Facebook veya Twitter sayfanızda herkese açık olarak paylaşarak 1 katılım hakkı kazanabilirsiniz.
Çekilş Hakkında Bilgiler
- 1 kşi en fazla 5 katılım hakkına sahip olabilir (3 hak site üyeliği için, 1 hak Facebook’ta ürün paylaşımı, 1 hak Twitter’da ürün paylaşımı için. )
- Şartları yerine getirenler yazıya yorum bırakarak başvuruda bulnmalıdır. Youmlar şu şekilde olmalı:
İsim : Serdar Kara (Siteye üye olurken verdiğiniz isim)
Blog: http://bloghocam.blogspot.com (Görseli eklediğiniz blog)
Facebook: facebook.com/bloghocam (SarePırlanta’yı takip ettiğiniz ve ürün paylaştığınız hesap)
Twitter: twitter.com/bloghocam (SarePırlanta’yı takip ettiğiniz ve ürün paylaştığınız hesap)
- Çeklişe katılımlar 11 Kasım 2013 Pazartesi saat 23:59’da son bulacak ve kazananlar 14 Kasım Perşembe günü açıklanacaktır.
Kafanıza takılan bir yer olursa yorum bölümünden sorabilirsiniz. Tüm katılımcılara bol şans!
3 Kasım 2013 Pazar
Diego Simeone: Oyunbozan
Vefa demek Diego Simeone demekti ve ilk çalıştığı Racing, ülkesine çağırınca koşa koşa gitti. Altı ay sonra bir başka eski kulübü Atletico Madrid "Gel" dediğinde, yine koştuğu gibi... Çok gol yiyen Atletico Madrid'i iki ay içinde avuçlarında yoğurdu ve Arda'lı kadro, o geldikten altı ay sonra Avrupa Ligi'ni kazandı. Yetmezdi... Üç ay sonra fiyakalı Chelsea'nin üzerinden dört golle silindir gibi geçtiler. Bu da yetmezdi. Atletico Madrid, 14 yıldır tek bir derbi kazanamamıştı. Kral Kupası finalinde Real Madrid'in stadı Santiago Bernabeu'ya çıkarken futbolcuları "Kupayı Real Madrid alacaksa, önce bizi öldürmeleri gerekiyor" diye sahaya yürüdü ve Simeone'nin çetesi 2-1 kazanıp, Madrid'de bir devri kapadı. Sezon başında kampında 10 günde futbolcularına 120 kilometre koşturan bıçkın Arjantinli, bu sezon İspanya La Liga'da bir oyunbozan. Yıllardır Real-Barça arasında gidip gelen şampiyonluğa göz koyan bir çete reisi. Bir ay önce Real Madrid'i deplasmanda bir kez daha yıkan Diego Simeone'yi yılın teknik adam adayları arasına almayan FIFA'ya yeşil sahada vereceği daha çok cevabı var. Sensei-çekirge ilişkisi mühimdir hayatta. Sensei'ler çok şey öğrettikleri çekirgelerini hiç unutmaz. Kendisini Arjantin'de keşfeden ve Avrupa'da (Pisa) ilk kez forma giymesini sağlayan teknik direktörünün hakkını ödeyemez Arjantinli... Gelin görün ki o teknik adam da bir takımı sıfırdan yarattı, gün geldi dünya futboluna Pirlo gibi bir maestroyu hediye etti ama o da en iyiler listesine giremedi.. Kim mi? Elbette ki Mircea Lucescu...
1 Kasım 2013 Cuma
Hafta Sonu Naklen Yayınlar
1 Kasım Cuma
15:00 Honduras U17 - İsveç U17 @Eurosport 2
18:00 Brezilya U17 - Meksika U17 @Eurosport
20:00 Galatasaray - Torku Konyaspor @LİG TV
21:30 Dortmund - Stuttgart @TRT Haber , TRT HD
21:30 PSG - Lorient @Tivibu
2 Kasım Cumartesi
14:00 Ankaraspor - Balıkesirspor @TRT 1
14:45 Newcastle - Chelsea @LİG TV 3
15:00 Arjantin U17 - Fildişi Sahili U17 @Eurosport 2
16:30 Hoffenheim - Bayern München @TRT Spor
17:00 Fulham - Manchester United @LİG TV 3
17:00 Real Sociedad - Osasuna @NTV Spor Smart
18:00 Uruguay U17 - Nijerya U17 @Eurosport
19:00 Almeria - Valladolid @NTV Spor Smart
19:00 Bursaspor - Fenerbahçe @LİG TV
19:00 Kayseri Erciyesspor - Kasımpaşa @LİG TV 2
19:00 Şanlıurfaspor - 1461 Trabzon @TRT Spor
19:30 Arsenal - Liverpool @LİG TV 3
19:30 Eintracht Frankfurt - Wolfsburg @TRT Haber
19:30 Panathinaikos - Olympiakos @NTV Spor
19:45 Ajax- Vitesse @FOG TV
21:00 Rayo Vallecano - Real Madrid @NTV Spor Smart
21:45 PSV Eindhoven - PEC Zwolle @FOG TV
23:00 Sevilla - Celta Vigo @NTV Spor
23:30 Sao Paulo - Portuguesa @LİG TV 2
3 Kasım Pazar
13:00 Getafe - Valencia @NTV Spor Smart
14:00 Bucaspor - Samsunspor @TRT Spor
15:30 Cambuur - Feyenoord @FOG TV
15:30 Everton - Tottenham @LİG TV 2
15:30 Trabzonspor - Elazığspor @LİG TV
16:30 Augsburg - Mainz 05 @TRT HD
16:30 Mersin İdmanyurdu - Boluspor @TRT Spor
18:00 Atletico Madrid - Athletic Bilbao @NTV Spor
18:00 Cardiff - Swansea City @LİG TV 3
18:30 Werder Bremen - Hannover 96 @TRT Haber
19:00 Beşiktaş - Karabükspor @LİG TV
19:00 Orduspor - Adana Demirspor @TRT Spor
19:00 Çaykur Rizespor - Akhisar Belediye @LİG TV 2
20:00 Levante - Granada @NTV Spor Smart
21:00 Santos - Cruzeiro @LİG TV 3
22:00 Malaga - Real Betis @NTV Spor Smart
04:00 Los Angeles Galaxy - Salt Lake @Sports TV
4 Kasım Pazartesi
20:00 Gaziantepspor - Sivasspor @LİG TV 2
20:00 Gençlerbirliği - Eskişehirspor @LİG TV
20:00 Medical Park Antalyaspor - Kayserispor @LİG TV 3
23:00 Elche - Villarreal @NTV Spor Smart










