31 Ekim 2012 Çarşamba

Yüksek Kaliteli Twitter Kapak Resimleri

Bildiğiniz gibi Twitter, profil görünümünde bir değişikliğe giderek kullanıcıların kapak resmi kullanmasına imkan sunmaya başladı.Bu gelişmeyle birlikte internet girişimcileri de kolları sıvadı ve Twitter kapak fotoğrafları paylaşan siteler açmya başladı.

Ben de Twitter kapak fotoğrafı paylaşan sitelerden en popüler olanları bir araya gtirerek sizlerin kullanımına sunmak istedim.Ama önce Twitter kapak fotoğrafınızı nasıl değiştirebileceğinizi göstereyim.

Profilinizden Tasarım Ayarları sekmesini açtığınızda alt tarafta “Tasarımı kişiselleştir” bölümünde “Başlığı değiştir” butonunu göreceksiniz.Buradan Twitter kapak fotoğrafınızı değiştirebilirsiniz.

Aşağıdaki 20 adet kapak fotoğrafının hepsi yüksek kaliteli ve 1200x600 boyutunda.Kullanmak istediğiniz fotoğrafa tıklayarak tam boyutta açın.Tam boyuttaki resmin üzerine sağ tıklayarak bilgisayarınıza kaydedin.

Albert Einstein
Albert-Einstein
Arkadaşlar
arkadaslar
ArtWork
Artwork
Be Better
Be-Better
Be Original
Be-Original
Beyaz Fareler
beyaz-fareler
Çöl
Çöl
Ctrl – Esc
Ctrl-Esc
Dalış
Dalış
Deniz
deniz
Gün Batımı
Gün Batımı
Halkalar
halkalar
İmdat
imdat
İstasyon
istasyon
Kar
kar
Su
Su
Thinking
Thinking
Tokyo City
Tokyo-City
Yapraklar
yapraklar
Yıldız
yıldız

 

Bu arada;
Blog Hocam Twitter hesabında blog dünyası, SEO, sosyal medya ve dijital pazarlama ilgili bilgileri paylaşmaya devam ediyorum.Ayrıca beğendiğim blogları ve o bloglarda gördüğüm güzel yazıları takipçilerimle paylaşıyorum.Takip etmeyi unutmayın!

@BlogHocam

Krampon ve Gazete Kağıtları


Ev sahibi takımın hocası iflah olmaz derecede sağlamcıydı. “Önce kaleyi kapatlım beyler, bir gol bulursak ne ala” sözünü ezberlemişti oyuncuları. Böyle kapanan bir takıma karşı oynamayı sevmezlerdi. İlk yarıda açamadılar da zaten rakip savunmayı. Uzaktan şut deneyin demişti hocaları. O nefis şut doksandan içeri girdiğinde, memleketin ufak bir şehrinde bir adam fırladı ayağa... “Yaşa be kardeş yaşa, ne vurdu be” dedi. Salonda yalnızdı, golü uzaklarda atanla kardeş değildiler ama o zamanlar kardeş gibiydiler. Ayağa kalktı, yıllar önce dizinden geçirdiği ameliyatın bitmeyen sızısını hissetti ama üstelemedi. Yan odada duvara asılı olan çerçeveyi alıp salona döndü. 16 yaşındaydılar o karede, bir idman sonrası takım arkadaşlarından biri çekmişti, antrenmanlarını gazetecilerin izlemediği bir kulübün alt yapısında oynuyorlardı o zaman. Üşümüşlerdi, yorgundular ve sıcak çay isteyen gözlerle bakmışlardı objektife. O  nefis şutu yıllar sonra atanın doğduğu şehirde deniz de yoktu çim sahada. Dokuz kardeştiler ve bir ağabey, iki kardeşi de onun gibi futbola yetenekliydi ama aralarında en iyi olan da oydu. Seçmelere girerken, 38 numara ayaklarına giyecek afilli bir kramponu yoktu. 43 numara kramponların içine gazete kağıtlarını sıkıştırmıştı. Denizi olan ufak şehrin antrenörü ailesini ikna ettiğinde ufak valizi hazırdı ama gittiği kulüp tesisinde iki gün açmadı valizi. Üçüncü gün santraldaki çocuğu otogarın nerede olduğunu sordu. İdmandan çıkmışlar, altı kişi üç ranzada kaldıkları odada az bir muhabbetin ardından kendi kendine “Ben dayanamıyorum, evine döneceğim” demişti. Hem zaten evden çıkarken de annesine “Özlersem dönerim ana” demişti. Valizini aldı ama ondan bir yıl önce takımın alt yapısına gelen arkadaşına yakalandı.  “Nereye?” dedi. “Hiç, otogara, bir akrabımı karşılaşmaya gidiyorum.” İnanmadı ondan bir yaş büyük olanı. Peşine takıldı. Otogarda buldu onu.”Üzme beni kardeş, sabret, yetenekli adamsın, İstanbul’da top oynarsın sen” dedi. Elinde valiz olan genci ikna etmek için bir saat dil döktü. Denizi olmayan şehrin çocuğu en sonunda “Peki” dedi ve gülümsedi.

Mehmet Topal, 26 yaşında. Malatya’dan Çanakkale Dardanel alt yapısına geldi. Oradan Galatasaray’a transfer oldu. Valencia’da iki sezon forma giydikten sonra kariyerine Fenerbahçe’de devam ediyor. Onu otogardan geri çeviren Erdoğan sakatlandı, erken yaşta futbolu bıraktı, Mehmet ile gurur duyuyor. (442- Türkiye / Ekim 2012) 

Üç Pasaport Eskiten Çocuk


Bir başka takıma, bir başka şehire gitmek zordur. Bir başka ülkeye, dilini bilmediğin topraklara gitmek ise bir kara delik sanki. Hele bunun için ilk kez valiz topluyorsun, karıncalanır vücudun, ürperirsin, üşürsün, yalnızlık sarar dört bir yanını kalabalıklar içinde. Futbolun en esaslısının oynandığı ülkenin başkentindeydiler.  Kalabalık şehrin banliyösünde ağaçlar arasına gizlenmiş, kapısından içeriye gazeteci sokulmayan bir otel. Perdeleri sıkı sıkıya kapatılmış, hep akşamı yaşayan odada bir akşamüstü sohbetiydi onlarınki. “Kralını oynarım ağabey, biliyorsun beni” dedi. Diğeri cevap verdi: “Biliyorum, bilmez miyim, sen de bu özgüven oldukça geçemeyeceğin defans yok.”İyi ki varsın ağabey” dedi, futbolcu. Adam “Sen de kardeş, sen de iyi ki varsın. Gurur duyuyorum seninle” dedi. Kardeş değildiler, adam gazeteci kimliğini de odanın dışında bırakmıştı, iş değil dostluk saatiydi. “Hatırlıyor musun yıllar önce bana uçakta bir deplasman dönüşü ne demiştin? Alt yapıdaydın.” Futbolcu gülümsedi, “Hatırlamaz olur muyum abi, ben yeteneğime güveniyorum ama A takıman çıksam bir yarıyı çıkartamam. Tempo çok yüksek orada. Kendimi geliştirmem lazım, özgüvenimi de böyle toparlarım” demiştim. “Ben de sana kaç pasaport eskittin daha 18’ine gelmeden?” diye sormuştum dedi adam.  “Üçtü değil mi?” Sağ açıkta başlayan kariyerinde milli takımların alt yaş gruplarında her zaman aranan adam olmuştu. O milli maç senin, bu milli maç benim derken de üç pasaport birden eskitmişti. Futbolcu olanı oturduğu koltukta dizlerini karnına çekti, başını öne eğdi ve adama “Burada da en iyisini yapacağım ağabey” dedi. “Çok çalışacağım, ben güçlü olduğum sürece bu takımda banko oynarım. Kimse bana yapamadı, gerdi döndü diyemeyecek. Artık aklımda olan tek şey futbol” derken de sanki uzak köşeye plaseye bırakmış gibiydi. “Goolll” diye bağırmak geçti adamın içinden... Memleketin en kalabalık şehrinde, en kalabalık semtlerden birinde sokak aralarında futbol oynayarak büyümüştü her çocuk gibi ama onun Tanrı vergisi yeteneğini semtin ağabeyleri keşfetmişti. Fedakar babaları, onun ve kardeşinin bir dediğini iki etmemiş, onları mutlu birer çocuk olarak büyütmüştü. O bu büyük Avrupa şehrine gelmeden önce de kazandığı paralarla, önce ailem demişti. Odada birbirlerine sarıldılar, çocuk, adının yazılı olduğu yeni takımının formasını imzaladı.  

Arda Turan, 25 yaşında. Bayrampaşa’da büyüdü. 8 yaşında Altıntepsi’de futbola başladı. 12 yaşında Galatasaray alt yapısına geldi. Bir yıl sonra uzaktan izlediği, maçlarda toplarını topladığı ağabeyleri Parken’da UEFA  Kupası’nı ardından Monaco’da Süper Kupa’yı kaldırdı.  Atletico Madrid’de ilk günden itibaren onbirin değişmezi olan Arda Turan, birinci sezonunda Bükreş’te UEFA Kupası’nı ardından Monaco’da Süper Kupa’yı kaldırdı. Özgüveni hep vardı artık ağabeyleri kadar da koşuyordu... (442-Türkiye/Ekim 2012)

30 Ekim 2012 Salı

İlk Şut...


İhtiyar kurt soyunma odasından ufak adımlarla basın toplantısının yapılacağı salona girdi, yeni transfer onu kapıda başını öne eğerek selamladı ve ardından kendisine gösterilen koltuğa oturdu. Tabloid medyasının cevval muhabiri ilk kanı akıtmak istiyordu ve sordu: “Bu transfer şehri karıştırmayacak mı?” Yeni transfer ezeli rakibin eski golcüsüydü ve bu iki takımın taraftarının en son aklına gelecek şey kolkola maç izlemekti. İhtiyar kurt, soruyu soranın iki kuşak öncesininin de laf ebeliğini susturmuştu, soru muydu şimdi bu? “Bana cevabını bildiğin soruyu sorma evlat” dedi ve ekledi: Eğer onlar artık bu çocuktan nefret ediyorlarsa, bizimkiler de fazlasıyla seveceklerdir onu”. Golcü ayağı kalktı ve şehrin bir yakasını ne ilk kez ne de son kez bölecek olan hareketi yaptı. Yeni formasıyla o artık, kuzeyin öte tarafının adamıydı. Doğduğu topraklar kıtanın en ufak ülkelerinden biriydi. O doğduğunda sömürgeci ülkenin milli takımı kendi kıtasında en büyük kupayı kaldırıyordu. Tekin sokakları olmayan, yoksulluğun kol gezdiği bir şehirde emekleyen çocuklarının ilk adımını görmek için yanıp tutuşan bir anne-baba. Çocuk üç yaşına geldiğinde hala emekliyordu ama yürümüyordu işte. Doktor, doktor gezdiler ama çareyi söyleyeni bulamadılar. Usanan anne “Artık doktorlara inanmıyorum, tek çare dua etmek” dedi ve çocuğu kucağına alıp kilisiye koştu. Rahip, ağlayan kadını sakinleştirdikten sonra çocuğu kucağına aldı, “Yedi gün boyunca kilisiye geleceksin ve kucağında çocuğunla birlikte dua edeceksin” dedi. Kadın, sadece başını salladı. Ertesi sabah çocuk sırtında kiliseden içeriye girdiğinde güneş yeni yüzünü gösteriyordu küçük ülkenin küçük şehrine. İki, üç, dört, derken, yedinci gün geldiğinde kadın umudunu yitirmişti... Kiliside kendisinden başka kimse yoktu ve dışardan top oynayan çocukların sesi geliyordu. Sonra bir gürültü koptu, çocuklardan biri topa abanmış, kilisenin açık kapısından içeri giren top oturma sıralarından sekip koridora düşmüştü. Kadın oturduğu yerden kalkarken dizinin dibindeki çocuk ayağa kalktı ve topa doğru yürümeye başladı ve hayatının ilk şutunu attı, gol olmadı elbet ama çocuk sonunda golcü oldu. 

Emmanuel Adebayor, 28 yaşında. 11 yıldır Avrupa’da muteber golcüler arasında. Arsenal sonrasında Tottenham forması giyerek Kuzey Londra’da en nefret edilen Togo’lu olmayı başardı!.(4-4-2 Türkiye /Ekim 2012)

Kazanmak İstiyorsan Koş...


“İyiymiş” dedi takımın en uzun boylusu. Sezonu yeni açmışlar, aralarına yeni katılanları ilk idman öncesinde soyunma odasında süzüyorlardı. Herkes herkesi sahadan tanıyordu ama önemli olan dört duvar arasında nasıl bir adam olduğunu öğrenmekti. Soruyu soran “İyiden fazlası olmalı bu adamda. Bu takımın iyiye değil çok iyi top atacak adama ihtiyacı var. Geldiği yerde ilah olması beni hiç ilgilendirmiyor, bakalım burada formayı nasıl kapacak” diye devam etti. Hiç hoşlanmamıştı yeni 10 numaradan. Sessiz ve biraz da kibirli gibiydi, aynı dili de konuşmuyorlardı, üstelik yeni transfer kendi dilinin konuşulduğu bir yabancı ülkeye gelip ondan bir adım öne geçmişti.  Onun idman sevmediğini anlamak için çok fazla beklemelerine gerek kalmadı. Başka kıtanın 10 numarası, düz koşu yapmayı sevmiyor, fitness salonuna da pek uğramıyordu ama sahada dört gözü olan bir canavardı. Top ayağına geldiğinde ikiye bir yapmayı seviyor ve santrforun önüne lokum gibi paslar atıyordu. Lig, takım için iyi başlamadı. Yeni 10 numaraya da teknik direktör kafayı taktı. Sabah idmanlara uykusuz geliyor ve kondisyonunu bir türlü takım seviyesinde tutamıyordu. Kulüp özel hayatını takip etmesi için bir adamını görevlendirdi ama 10 numara, bar kapısı bile bilmiyor, idmandan sonra evinin geldiği günden beri kaldığı otelin yolunu tutuyordu. Bir deplasman dönüşü kaybedilen üç puanın hıncını 10 numaradan çıkardı teknik direktör: “Sahada ayakta duracak halin yok. Burada tutunamazsın.” Söylediklerini 20 yıl önce de o uzak ülkede bit başka teknik adam söylemişti ama ne büyük takımın hocası bundan haberdardı ne de 10  numaranın kendisi..  Doğduğu şehrin esaslı takımlarından birini alt yapısında başlamıştı futbola. Hocası onun yeteneklerine hayrandı ama çözemediği de bir sorun vardı. 10 numara idmanlara yorgun geliyor, üstelik izin gününden sonraki ilk idmanda çok daha yorgun görünüyordu. Bir gün idmandan sonra çocuğun peşine düştü. 10 numara, toprak sahada minyatür kale maçta takımını toparlamıştı. Sahanın uzak köşesine çekildi teknik direktör ve büyük bir şaşkınlıkla çocuğu izlemeye başladı. 10 numara deli gibi çalışıyordu sahada, kenardaki kalabalık dikkatini çekti, ellerinde paralar, kendi yaşındaki adamlar sahaya direktifler yağdırıyordu. Şehirde bilinen bir kumar türüydü. Bahis çocukların maçlarına oynanıyor ve kazanan takım da bahislerden yüzde alıyordu. Çok kazanmak istiyorsan, sahayı kaybetmemek için sabahtan akşama kadar maçları almak zorundaydın ve 10 numaranın babası da o ufak çaplı bahis medyasının adamlarından biriydi. Çocuk koşmak zorundaydı çünkü akşamları bazen hayat onun için zorlaşıyordu... 

Juan Roman Riquelme, 34 yaşında. Avrupa kariyerinde formasını giydiği Barcelona ve Villarreal’de koşmadığı için eleştirildi, dünya onu bir Boca Juniors efsanesi olarak anıyor şimdilerde... (4-4-2 Türkiye /Ekim 2012)

Maradona "52"


Yeni bir sözüm yok... Mükemmel olmayan adamların en mükemmeli... 52 yaşında...
Goikoetxea-Schuster-MaradonaMaradona Giderken
20 Yıl Sonra Napoli ve Maradona
Si Yo Fuera Maradona
Maradona der ki
Yeni Maradona
25 Yul Önce Maradona ve Nunez
20 Yıl Önce Napoli
Queen ve Maradona
17 Kasım 1976 ve Maradona
Pele Maradona ve Ronaldinho

29 Ekim 2012 Pazartesi

Legit Blogger Teması [Animasyonlu Header]

Sıradışı özellikleriyle dikktimi çeken Blogger temalarını paylaşmaya devam ediyorum.Bugün paylaşcağım Legit isimli tema da Dzignine tarafından kodlanmış çok etkileyici bir tema.

 

Legit Blogger Template

 

DEMO & DOWNLOAD

 

Temada dikkatimi çeken başlıca özellikler şunlar:

 

  • Hareketli Header: Temaın en göze çarpan özelliği HTML5 teknolojisi ile oluşturulmuş Header bölümü.Bulut animasyonu gerçekte hoş olmuş.
  • Sağ & Sol Sidebar: Temanın içerik bölümünün sağ ve sol tarafında toplam 2 adet sidebar var.Sidebar’daki gadget başlıkla kullanılan özel font Türkçe karakterlerleri desteklemediği için Türkçe karakter kullanmamanızı öneririm.
  • Blog Başlığı: Header kısmındaki animasyonun bozuomaması için her zaman üst tarafta görmeye alıştığımız blog başlığı bu temada sol sidebarın en üstünde.

 

Sade ve şık bir tasarıma sahip Legit teması renk uyumuyla da başarılı bir çalışma bence.Kişisel bloglar için çok uygun bir tema.Animasyonlu header sayesinde ziyaretçilerin dikkatini çekeceğinizden emin olabilirsiniz.

26 Ekim 2012 Cuma

Falcao'nun Evi Calderon

Atletico Madrid, Radamel Falcao'ya Ballon D'or adaylığı için bir destek videosu hazırlamış: "Kaplan'ın Evi:Calderon" Bu kulüp bu işi biliyor ve doğru insanlarla çalışıyor. İzleyin, söz sizde...

Hafta Sonu Futbol


26 Ekim Cuma
20:00 Kasımpaşa - Beşiktaş @Ligtv
20:00 Elazığspor - Eskişehirspor @Ligtv 2
21:30 Augsburg - Hamburg @TRT Haber

27 Ekim Cumartesi
14:00 Şanlıurfaspor - Adana Demirspor @TRT 1
14:45 Aston Villa - Norwich City @Ligtv 3
16:00 Mersin İY - İstanbul BŞB @Ligtv
16:30 Freiburg - B.Dortmund @TRT Haber
17:00 Arsenal - QPR @Ligtv 3
19:00 Real Betis - Valencia @NTV Spor
19:00 Galatasaray - Kayserispor @Ligtv
19:00 Sivasspor - Akhisar  @Ligtv 2
19:00 Konyaspor - Rizespor @TRT Spor
19:30 Manchester City - Swansea City @Ligtv 3
21:30 Internacional - Palmeiras @Ligtv 2
23:00 Rayo Vallecano - Barcelona @NTV Spor

28 Ekim Pazar
15:30 Everton - Liverpool @Ligtv 2
16:00 Karabükspor - Gençlerbirliği @Ligtv
17:30 Stuttgart - E.Frankfurt @TRT Haber
19:00 Trabzonspor - Bursaspor @Ligtv
19:00 Gaziantepspor - Orduspor @Ligtv 2
19:00 Chelsea - Man. United @Ligtv 3
19:00 Karşıyaka - Göztepe @TRT Spor
19:30 Bayern Münih - B. Leverkusen @TRT Haber
20:45 Atletico Madrid - Osasuna @NTV Spor
22:30 Mallorca - Real Madrid @NTV Spor

29 Ekim Pazartesi
20:00 Fenerbahçe - Antalyaspor @Ligtv

24 Ekim 2012 Çarşamba

İpucu Balonu Tarzında Sosyal Butonlar

Ziyaretçilerinizin, blogunuzu sürekli takip etmelerini sağlaacak sosyal takip butonlarına çok önem veriyorum.Her kesin zevki ve blog tasarımı da farklı olduğu için değişik türlerde ve ytarzlarda sosyal takip butonlarını sizlerle paylaşıyorum.Bugüne kadar paylaştığım sosyal takip butonları eklentilerini hatırlatayım:

İpucu Balonu Tarzında Sosyal Butonlar

 

Sosyal takip butonlara bir yenisini daha ekleyiyorum.Bu eklenti, başlıkta da belirttiğim gibi ipucu balonlarını andıran tarzda ikonlar kullanılarak yapılmış ve CSS zoom tekniği kullanılarak ikonların üzerine gelince büyütme efekti verilmiş.

Hover efektini görmek için videoyu izleyebilirsiniz.

 

 

Eklentiyi blogunuza eklemek Blogger kumanda paneline giriş yaptıktan sonra Yerleşim > Gadget Ekle > HTML/JavaScript yolunu izleikten sonra aşağıdaki kodları ekleyin.

<style>
/* İpucu Balonu Tarzında Sosyal Butonlar  */
.ipucubalonu{
list-style-type:none;
margin:0;
padding:0;
}
.ipucubalonu li{
display:inline;
width: 60px;
height:60px;
}
.ipucubalonu li img{
width: 50px;
height: 50px;
border:0;
margin-right: 4px;
-webkit-transition:-webkit-transform 0.1s ease-in;
-o-transition:-o-transform 0.1s ease-in;
}
.ipucubalonu li img:hover{
-moz-transform:scale(1.8);
-webkit-transform:scale(1.8);
-o-transform:scale(1.8);
}
</style>

<ul class="ipucubalonu">

<li><a href="http://feeds.feedburner.com/bloghocam" target="_blank"><img src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEj9089AmYZEMbNNAI__9UuGOfqpJWuIi2cGz5fnFnNoJI6F8BLVXGxeBo5nu99x0rjRDUzcQkVSuw8Rz9541AmH4Le9ty7R2qDCiKSjulk9CzorE2Y_kPq7s4mPa22yg_oS7KvkQkfCMV81/s64/ipucubalonu-rss.png" title="Add RSS Feed" /></a></li>

<li><a href="http://www.facebook.com/bloghocam" target="_blank"><img src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgjthGNQqe9EXadn2QP0JzclrkWr4zYJTlSi1dvF8FARsvbo0wMp2JmOQ29Dhyphenhyphenslr0illgwo5-VLNc6dc4otQ1Sy1uNGfetC9OrS8iuK0L4QNLx9zeo6OP5HidOTyDMPWiy8FybpDFko_Kw/s72/ipucubalonu-facebook.png" title="Add to Facebook" /></a></li>

<li><a href="http://www.twitter.com/bloghocam" target="_blank"><img src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhZnVSsTLlNeNHBqTX9lHVB4kwBW8j9-UrXv-rPIPOvgBFDCnnViQXnxwm1d0rWdjnd2eb-eod2nFGc1KNYYpHGIVuKQMaZkXwZqcibdZ-j_LPnPfNF0cf9epooMdYa3U72_jwtrh0y1NKx/s64/ipucubalonu-twitter.png" title="Add to Twitter" /></a></li>

<li><a href="https://plus.google.com/108761595756468128383" target="_blank"><img src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiKsI-z1R3v6-tN3Nn7kWqQfBCB2Vis4mYSv-BXyS1Fg0SVmiG1ZLr1XepnSdRg1tz09rvAvj3WvDO8g4FlQYxkXLaNF-qEOz0t7nbQSJytlMmdgaH4LuHXV2h5j3z0XDVNXO-8DdQH4-Js/s64/ipucubalonu-google.png" title="Add to Facebook" /></a></li>

</ul>

 

Değiştirmeniz gereken yerleri beyaz vurguyla gösterdim.Oralara kendi FeedBurner, Facebook, Twitter ve Google+ hesaplarınızın adreslerini yazın.

23 Ekim 2012 Salı

Tiyatro Okulu

Barselona'da bir Tiyatro Okulu'nun reklamı... Gayet şık ve akıllı bir iş. Bu ikisi kadar iyi "oyuncu" yetiştiriyorlarsa ne ala...

22 Ekim 2012 Pazartesi

Bumerang Türkiye'nin En İyi Blog ve Web Sitelerini Ödüllendiriyor

Türkiye’deki blog ekosistemini geliştirmek amacı ile 2007 yılında kurulan ve bünyesinde 20 bini aşkın bağımsız yayıncının yer aldığı Bumerang, Türkiye’nin en iyi blog ve web sitelerini ikinci kez ödüllendirmeye hazırlanıyor.

Bumerang Ödülleri

Bumads ile İçerik Aşkına

"Bumads ile İçerik Aşkına" konsepti ile hazırlanan etkinlik, 29 Kasım Perşembe günü Hilton Convention Center’da gerçekleşecek. Gizmodo Chief Editörü Matthias Sternkopf başta olmak üzere sektörün önemli isimlerinin katılacağı, sosyal medya, bloglar ve content marketing gibi başlıkların konuşulacağı konferans ile başlayacak etkinlik sonunda, katılımcılar aldıkları eğitimi belgeleyen sertifikanın da sahibi olacak.

“Bumads ile İçerik Aşkına” etkinliği Türkiye’nin en’lerinin seçileceği Bumerang Ödülleri‘yle devam edecek.

“En Tarz Blog” “En Çalışkan Blog” “En Sosyal Blog” “En Bilge Forum” “En İyi Yerel Site” ve "En Uyumlu Site" kategorilerinde düzenlenecek olan ödül töreninde “Jüri Özel Ödülü” de dahil olmak üzere toplam 7 site sahibi The New iPad kazanacak. Ayrıca tüm finalistler sürpriz hediyelerle ödüllendirilecek.

Bumerang kullanıcı paneli üzerinden kolayca başvurulabilen yarışmada, başvuru onayından sonra “sms oylaması”na geçilecek. Sonrasında ise her kategori, kendi alanında uzman jüri üyeleri tarafından değerlendirilecek.

Dünyaca ünlü bloggerlar, sektörün önde gelen markaları, reklam ajansları ve basının katılacağı "Bumerang Ödülleri"nde müzik dünyasının sevilen isimi Mirkelam ve İskender Paydaş sahne alarak konuklara unutulmaz dakikalar yaşatacak.

Siz de Türkiye’nin en iyileri arasında yer almak istiyorsanız Bumerang’a kayıtlı olan blogunuz/siteniz ile 15 Kasım 2012 tarihine kadar bumerang.hurriyet.com.tr’den yarışmaya başvurabilirsiniz.

Eğer hala Bumerang üyesi değilseniz kolayca üye olabilir, başvurunuzu üye girişi yaparak gerçekleştirebilirsiniz.

Bir bumads advertorial içeriğidir.

19 Ekim 2012 Cuma

İstenmeyen Bağlantılar İçin Google Disavow Aracı

Nisan aynın sonlarında Google, arama sonuçlarında üst sıralarda üst sıralarda gözükmek için yapılan spam backlink çalışmalarını hedef alan Penguen algoritmasını duyurmuştu.Bu algoritmayla birlikte Google, spam backlink çalışması yapan siteleri cezalandırmayı amaçlıyordu ancak bu drum başka bir sıkıntının da doğmasına yol açmıştı.Negatif SEO…

 

Negatif SEO Nedir?

 

Spam backlink çalışmalarının sitelere verdiği zararı anlayan kişiler, bu durumu rakiplerinin aleyhine kullanmaya başladılıır ve böylece negatif SEO kavramı oluştu.

 

Sıralamada kendinden daha üst sırada yer alan bir sitenin sıralamasını düşürmek isteyen kişiler, o site için spam backlink çalışmaları yapmaya başladılar ve Google tarafından cezalandırılıp sıralamada gerilere üşmesini sağladılar.

Google Disavow Aracı Nedir?

 

Google Penguen algoritmasının yol açtığı bu olumsuz durum yüzünden bir süredir Google’dan karşı bir hamle bekleniyordu ki geçtiğimiz günlerde Matt Cutts, resmi Google blogunda yaptığı bir açıklamayla, sitelere gelen ancak istenmeyen linkleri reddedebileceğiniz Disavow aracını duyurdu.

Yukarıda bu aracın ortaya çıkmasına neden olan “Negatif SEO”  kavramından bahsetmeye çalıştığım.Eğer siz de negatif SEO saldırısına maruz kaldıysanız ve bilmediğiniz sitelerde yüzlerce spam link alıyorsanız bu aracı kullanarak, istemediğiniz bağlantıları reddedebilir ve Google’ın bu linkleri görmezden gelmesini sağlayabilirsiniz.Böylece siteniz bu olumsuz SEO saldırılarından etkilenmemiş olur.

Google Disavow Aracı Nasıl Kullanılır?

Öncelikle bu aracın, Google Penguen güncellemesi sonrasında negatif SEO saldrısına maruz kalan siteler için olduğunu tekrar hatırlatmak isterim.Son zamanlarda Google sıralamalarınızda ciddi düşüşler yaşadıysanız, Google Webmaster Central veya diğer üçüncü parti backlink uygulamalarını kullanarak spam olarak sitenize gelen bağlantıları tespit etmelisiniz.

 

Reddetmek istediğiniz siteleri tespit ettikten sonra Google Disavow aracına gidin. Burada açılır menüden iyileştirme yapacağınız sitenizi eçere bir sonraki adıma geçin.

Google Disavow tool


Şimdi br .txt dosyası oluşturarak içerisine spam link gönderen siteleri yazın.Txt dosyasına iki şekilde URL girebilirsiniz.

  • spam.com sitesinden gelen tüm bağlanttıları reddetmek için domain:spam.com
  • spam.com sitesindeki belli sayfalardan gelen bağlantıları reddetmek için her satıra bir adet olmak üzere
    http://www.spam.com/contentA.html
    http://www.spam.com/contentB.html http://www.spam.com/contentC.html

şeklinde oluşturduğunuz TXT dosyasını seçin ve gönderin.Google’ın bu bildirimi işleme koyması ve sitenizi yeniden değerlendirmesi 1-2 hafta kadar sürebilir.

 

Google Disavow tool

 

Önemli Not: Bizim gibi kişisel blog sahipleri çok büyük ihtimalle bu araca ihtiyaç duymayacaklardır. Gerçekten ihtiyacınız yoksa ve ne yaptıüğınızdan emin değilseniz bu aracı kesinlikle kullanmayın!

18 Ekim 2012 Perşembe

Hafta Sonu Futbol


19 Ekim Cuma
19:00 Bochum - Hertha Berlin @FogTV
20:00 Gençlerbirliği - Galatasaray @Lig TV
21:30 Hoffenheim - G. Fürth @TRT Haber

20 Ekim Cumartesi
12:30 Anzhi - Spartak Moskova @Lig TV 3
14:00 Dynamo Dresden - E. Braunschweig @FogTV
14:00 Boluspor - Torku Konyaspor @TRT 1
14:45 Tottenham Hotspur - Chelsea @Lig TV 3
16:00 Orduspor - Elazığspor @Lig TV
16:30 B. Dortmund - Schalke 04 @TRT Haber
17:00 Salzburg - R2 Pellets Wac @FogTV
17:00 WBA - Manchester City @Lig TV 3
19:00 Bursaspor - Fenerbahçe @Lig TV
19:00 Antalyaspor - Sivasspor @Lig TV 2
19:00 Real Madrid - Celta Vigo @NTV Spor
19:00 Gaziantep BŞB - Şanlıurfaspor @Trt Spor
19:30 Werder Bremen - B.Mönchengladbach @TRT Haber
19:30 Norwich City - Arsenal @Lig TV 3
19:30 Werder Bremen - B.Mönchengladbach @TRT Haber
23:00 La Coruna - Barcelona @NTV Spor
00:30 Gremio - Coritiba @Lig TV 3

21 Ekim Pazar
14:00 Tavşanlı - Karşıyaka @Trt Spor
14:30 Aalen - Energie Cottbus @FogTV
16:00 Eskişehirspor - Karabükspor @Lig TV
16:00 Kasımpaşa - Mersin İY @Lig TV 2
16:00 Inter - Catania @Trt Spor
16:30 Nürnberg - Augsburg @TRT Haber
17:00 Austria Wien - SK Rapid Wien @FogTV
18:00 QPR - Everton @Lig TV 3
18:30 Hamburg - Stuttgart @TRT Haber
19:00 Beşiktaş - Trabzonspor @Lig TV
19:00 Samsunspor -  Erciyesspor @Trt Spor
19:00 Akhisar Belediyespor - Gaziantepspor @Lig TV 2
19:00 Denizlispor - Çaykur Rizespor @TRT Web
19:00 Adana Demirspor - Manisaspor @TRT Web
21:00 Atletico Mineiro - Fluminense @Lig TV 3
22:30 Real Sociedad - A. Madrid @NTV Spor

22 Ekim Pazartesi
19:15 TSV Munchen - FC Aue @FogTV
20:00 Kayserispor - İstanbul BŞB @Lig TV
20:00 Göztepe - Adanaspor @Trt Spor

2012 Bumerang Ödülleri Başlıyor

Bumerang network bloglara ilk desteğini trafik sağlayarak vermeye başlamıştı. Ardından belkide Türkiye’nin en kazançlı ve en güvenilir kazanç sistemi olan bumads ile bloglara maddi destek vermeye başladı.

Zaman zaman düzenlediği özel etkinliklerle blog yazarlarını bir araya getiren ve onların gsosyalleşerek güzel vakit geçirmesini sağlayan Bumerang’ın etkinliklerinden biri de, ilkini geçen sene gerçekleştirdiği blog ödülleri.


Bumerang ödülleri 2012 etkinliği için de başvurular başladı.6 farklı kategoride en iyi blogların seçileceği yarışmada blogcular birbirinden güzel hediyelerin yanısıra Mirkelam ve İskender Paydaş konserleriyle de eğlenceli bir gün geçireceğe benziyor.

Ödül Töreni

Blooglar Hangi Kategorilerde Yarışacak?

 

Blogların yarışacağı kategoriler şunlar:

En Tarz Blog: Sitede kullanılan görsellerin içerikle uyumlu bir biçimde bütünleştiği, tema tasarımıyla ve uyumlu renk kullanımlarıyla dikkat çeken, ziyaretçilerine kolay ve rahat bir okuma olanağı sunan, özgün, yaratıcı tasarıma sahip, site menüsünde anlaşılır ve kolay kullanım sağlayan siteleri kapsar.

En Çalışkan Blog: Hedef kitlesine uygun içerik zenginliği ve geniş arşivi ile dikkat çeken, blog içeriklerini düzenli aralıklarla güncelleyen, okuyucularına benzersiz araştırmalar sunan, yazılarını video ve görsellerle zenginleştiren, özgün ve farklı anlatıma sahip bilgileri içeren siteleri kapsar.

En Sosyal Blog: Okuyucularına kendi alanında özgün içerikler sunan, sosyal medyayı yakından takip ederek aktif kullanan, tüm platformlarda okuyucularıyla etkileşim halinde olan, okuyucu yorumlarına önem veren, sitesini faydalı widgetlarla zenginleştiren siteler bu kategoride değerlendirilecektir.

En Bilge Forum: Belirli bir konu üzerine yoğunlaşmış, belirlenen konu üzerinde güncel paylaşımları bulunan, oturmuş bir içerik paylaşımcı kitlesine sahip, konu ile ilgili farklı bilgi ve paylaşımları içeren, içeriklerini doğru kategorilendiren, tasarım olarak kullanışlı forumları içerir.

En İyi Yerel Site: Güncel il ve ilçe haberlerinin bulunduğu, ekonomi, etkinlik, kültür& sanat ve siyasi içeriklere yer verip tasarım açısından da özenli olan siteler bu kategoriden başvurabilirler.

En Uyumlu Site: Arama motorlarıyla uyumlu, tüm browserlarda (tarayıcı) sorunsuz çalışan, içeriklerine mobil cihazlardan da kolayca erişilebilen, site yüklenme hızına önem veren siteleri içerir.

Yarışmaya Nasıl Katılabilirim?


1. Bumerang ödüllerin 4 aşaması var.Bunlarda ilki katılım aşaması.Yarışmaya katılmak için yarışma başvuru sayfasına giderek formu esksiksiz ve doğru bir şekilde doldurmanız yeterli.

2. İkinci aşama ise onay aşaması.Başvurunuzu değerlendiren editörler şartları sağladığınıza kanaat getirdikleri taktirde başvurunuzu onaylayacaklar.

3. Üçüncü aşama halk oylaması aşaması.Katılımınız onaylandığında size bir link ve şablon kodu verilecek.Bu link ve şablon yardımıyla ziyaretçileriniz veya takipçileriniz blogunuza oy verebilecekler.Halk oylamasında maniplasyonların önüne geçmek için cep telefonu onayı gerektiğini de hatırlatayım.

4. Son aşama ise jüri değerlendirmesi aşaması.Halk oylaması sonucunda, her kategoride en çok oyu alan 10 blog jüri değerlendirmesine sunulacak ve hürinin belirlediği 3 bloga ödül verilecek.

 

Kategori Birincilerine Verilecek Ödüller

 

Kategori birincilerine verilecek ödüller arasında göze en çarpanı The New iPad olsa gerek.Bunun dışında sponsorlar tarafından sürpriz hediyelerin verileceği ve geniş kapsamlı basın duyuruşarının yapılacacğı da belirtilmiş.

 

Ben katılmayı düşünmüyorum.Katılacak arkadaşlara başarılar dilerim.Umarım adil bir değerlendirme olur ve hakedenler kazanır.

BOL ŞANS!

Kaynak: http://bumerang.hurriyet.com.tr/bumerang-blog-odulleri.htm

17 Ekim 2012 Çarşamba

Smoother Blogger Teması

Dikkat ettiyseniz bir blogda sadece farklı özelliklere sahip ve orijinal temalar paylaşıyorum.Beğendiğim diğer tüm temaları ise Facebook, Google+ ve Twitter hesaplarımda paylaşıyorum.

Smoother Blogger Template

DEMO & DOWNLOAD

 

Smoother temasının da kendine has, harika özellikleri olduğu için blogda paylaşmaya karar verdim.İşte temanın göze çarpan bazı özellikleri:

  • Temanın sağ tarafında şık bir sidebar var.Sol tarafta ise sayfayla birlikte kayan ve sadece paylaşım butonlarından oluşan bir bar var.
  • Blog başlığında kullanılan font hover efekti sayesinde logosu olmayanların ayrıca logoya ihtiyacı yok.
  • Yazı başlıklarında gölgelendirme kullanılmış ve üzerine gelindiğinde yumuşak bir renk geçişi var.
  • Numaralı sayfa navidasyonu, otomatik devamını oku gibi bazı eklentiler hazır.
  • Tüm  ekran çözünürlüklerinde sorunsuz çalışıyor.
  • Blogger şablon düzenleyiciyle uyumlu olduğu için bazı değişiklikleri kolayca yapabilirsiniz.

16 Ekim 2012 Salı

Cassano&Nagatomo

Cassano: "İnter'de en iyi arkadaşım Nagatomo çünkü konuştuğumuzda birbirimizi anlamıyoruz. Sürekli birşeyler anlatıyor, ben de gülüyorum. Ben konuşunca o da gülmeye başlıyor. Anlaşabilsek, otomobillerden, kadınlardan konuşuruz da anlaşamıyoruz işte, ama olsun en iyi arkadaşım Nagatomo."

15 Ekim 2012 Pazartesi

Facebook’ta Görünürlüğünüzü Arttırın

Blogcular dünyanın en büyük sosyal ağı olan Facebook’ta blogları için hayran sayfaları oluşturarak oradaki hedef kitleleriyle etkileşime geçiyor ve bloglarının promosyonunu yapıyorlar.Peki sayfalarının beğenerek onları takip etmeye başlayan hayranlarının kaçına ulaşabiliyorlar?

 

Facebook sayfanızda paylaştığınız bir gönderinin, sayfanızı beğenen herkese ulaştığını sanıyorsanız yanılıyorsunuz.Paylaştığınız gönderiler hayranlarınızın sadece belli bir kısmına ulaşır ve bunu Facebook’un “EdgeRank” isimli algoritması belirler.

 

edgerank

 

EdgeRank Nedir?

 

EdgeRank, yularıda da bahsettiğim gibi hangi gönderinizin hangi takipçide gösterileceğini belirleyen algoritmanın adıdır ve şu 3 faktöre bağlıdır:

  • Yakınlık: Gönderilerinizin, daha önceki gönderilerinize yorum yazarak,  beğenerek, paylaşarak sizinle etkileşimde bulunan kişilerde gözükme oranı çok daha fazladır.
  • Ağırlık: Sayfanızı beğenen bir kişi, daha önce fotoğraf türündeki gönderilere daha fazla ilgi gösterdiyse, bundan sonraki fotoğraf türündeki paylaşımlarınızın, o kişide gözükme oranı fazladır.
  • Zaman: Gönderinizin ne kadar yeni olduğu ve sayfanızı beğenen kişinin Facebook hesabına ne sıklıkla girdiği, gönderinin o kişide gözüküp gözükmeyeceğinde rol oynar.

 

EdgeRank Neden Önemlidir?

 

Ben gönderimi Facebook sayfamda paylaşırım, insanlar sayfamı ziyaret edip linkime tıklar ve gönderimi beğenir diye bekliyorsanız çok büyük bir hata yapıyorsunuz demektir.Çünkü Facebook sayfasında paylaşılan bir öğeyi beğenen veya yorum yazanların %96’sı bu gönderiyi kendi zaman tünellerinde gördüklerinde etkileşime geçiyorlar.

 

Facebook’a giren bir kullanıcı, zamanının %27’sini zaman tünelindeki gönderilere bakmakla geçiriyor.Ve Alexa verilerine göre Facebook, Google’ı da geride bırakarak Türkiye’nin en çok ziyaret edilen sitesi olmuş durumda.

 

İşte tüm bu nedenlerden dolayı her blogcu Facebook’ta ve insanların zaman tünelinde olmak zorunda.

 

EdgeRank Nasıl Geliştirilir?

 

Daha fazla kişinin zaman tünelinde gözükerek, Facebook’tan daha fazla trafik sağlamak istiyorsanız EdgeRank’inizi geliştirmelisiniz.Bunun için yapablecekleriniz şunlar:

  • Kısa Yazın: Sosyal medya ajanslarının araştırmalarına göre 100-250 karakter arasında yazılan mesajlar %60 daha fazla yorum, beğeni ve paylaşım alıyor.
  • Görselliğe Önem Verin: Paylaşımlarınızda fotoraf ve video içerikleri kullanmaya dikkat edin.Fotoğraf ve video içeren gönderilre %100 daha fazla etkileşim getiriyor.
  • Katılıma Çağırın: Hayranlarınızdan yorum yazmalarını ve beğenmelerini rica edin.Zaman zaman küçük yarışma ve oyunlar düzenleyerek katılımı arttırın.
  • Sık Paylaşın: Facebook sayfanızda paylaşım yapma sıklığınız ne kadar artarsa hayranların zaman tünelinde gözükme şansınız da o kadar artar.Unutmayın insanların %96’sı zaman tüneline düşen gönderiler sayesinde sizinle etkileşime geçiyor.
  • Zamanlamayı İyi Yapın: Her asyfanın takipçi kitlesi birbirinden farklıdır.Benim sayfamı takip edenler sabahları online olurken, sizin takipçileriniz gece yarısı online olabilir.Çeşitli denemeler yaparak en çok hangi zaman aralığında yaptığınız paylsşımlara reaksiyon aldığınızı tespit edin paylsşımlarınız saatlerde yapmaya çalışın.
  • İlgili İçerik Paylaşın: Blogunuzun ismiyle açtığınız Facebook sayfasında sadece blogunuza ait içerik ve linkleri paylaşmak doğru değildir.Sayfanızı beğenenlerin ilgisini çekecek konularda haberler, fotoğraflar, videolar ve linkler paylaşın.

    12 Ekim 2012 Cuma

    Ben Daniel Rojo

    Hayat benim için bir oyundu ve ben bu oyunu oynamayı çok seviyordum. Franco ölünce Barselona’da herkes Katalan kesildi, komünist oldu. 13 yaşındaydım. Lou Reed dinliyor. Bukowski okuyordum. 15 yaşında eroinman oldum. Babamın cebinden para çalıyor, mafia gibi giyinmeyi seviyordum. Güzel kızlarla çıkıyor, sokakta başım belaya girdiğinde belimden silahımı çıkartıyordum. Hayatın bir oyun olduğunu 16 yaşında koluma dövme yaptırdım. Sonra soygunlara başladım, evler, eczanaler, dükkanlar ve sonunda bankalar. 1986’da hapishanede hepatit kaptım, sonra da Aids oldum. İkisinden de yırtmayı başardım. Her çıktığımda bankalara dadanıyordum.Haftada beş banka soyduğum olmuştur. Bütün kariyerimde de 500 olmuştur galiba... Soygun da futbol gibidir. İdman yaparsın; oynadıkça,çaldıkça daha iyi olursun. Bana Milyoner lakabını taktılar. 1989’da La Modelo hapishanesinden çıktığımda bir kafeye gittim, 2 saat sonra bir başka bankayı soymaya karar verdim ve soydum. Şimdi 50 yaşına geldim. Barselona’da Zaragoza mahallesinde yaşıyorum. Artık temizim, uyuşturucu kullanmıyorum, içki içmiyorum, kendimi aileme adadım. Kendimi o hayattan kurtardığımda sene 1997 idi. Boyum 1.95 kilom 120. Yakın koruma olarak çalışıyorum uzun yıllardır. Rolling Stones’un İspanya turnesinde de yanlarında olan bendim. Futbol dünyasına Rijkaard sayesinde girdim. Benden futbolcuları Barselona’nın gece kulüplerinde arkalarını kollamamı istemişti. Çok içip kendi başına eve dönemeyecek olanları sırtlayıp evlerine bırakıyordum. Peşlerinde çok kadın vardı. Bir gün futbolculardan biri, gece kulübünde VİP bölümünde iki kızla sevişirken, kızlar telefonlarıyla fotoğraflarını çekmişler. O telefonları imha ettim. Benim işim onları Barselona’da temiz tutmaktı. Cruyff ve Neeskens hayranıydım çocukluğumda. Messi’yi idmanlara götürür getirirdim. Onun hayatta anlatacağı fazla hikayesi yoktur. Yemek yerken benim soygun maceralarımı dinlerdi. Messi bu yaşa kadar sadece futbol oynadı ve çalıştı. Hayatı keşfettiğini sanmıyorum. Belki bundan sonra tadını çıkartır hayatın. Rijkaard gidince işi bıraktım. Arada bir Barcelona maçlarına gidiyorum. Geçen yıl maç çıkışında futbolcuların çıktığı tünelde bekledim. Messi beni görünce sarıldı, Mascherano, karısı ve Messi’nin sevgilisiyle yemeğe gittik. Yemekten sonra arabayı Messi kullanıyor ben yan koltukta oturuyordum. Yerleri değişmiştik. Beni evime kadar bıraktı. Mutlu oldum... Ben Daniel Rojo... Bir zamanlar İan Dury’den, “Sex&Drugs&RocknRoll” dinlerdim... Artık “Milyoner” değilim... (La Gazzetta, La Razon, ABC)

    Zirvedeki Dijital Yaratıcılar Toplanıyor!

    Digital Age Summit ‘Dijital Yaratıcılık’ temasıyla bu yıl altıncı kez katılımcılarını ağırlayacak.

    Digital Age dergisi tarafından 2007 yılından bu yana düzenlenen ve bu yıl 18 Ekim’de  gerçekleşecek olan Digital Age Summit 2012’nin program detayları bellioldu. Ana sponsorluğunu Vodefone’un , Gençlik  Sponsorluğu’nu ise Coca-Cola’nın sahiplendiği Digital Age Summit Four Seasons Hotel’de gerçekleşecek.

    dijital yaratıcılık
    ‘Dijital Yaratıcılık’ temasıyla, bu yıl altıncı defa katılımcılarını ağırlayacak olan Digital Age Summit’12’nin ana konuşmacılarından ilki Forbes.com tarafından dünyanın en önemli 10 sosyal medya uzmanından biri olarak gösterilen ‘Unmarketing’ kavramının yaratıcısı ve UnMarketing isimli bestseller kitabın yazarı Scott Stratten. Stratten bu yılki Digital Age Summit’te ‘The Business of Awesome’ isimli yeni kitabından; pazarlama, markalaşma, halkla ilişkiler, sosyal medya, insan kaynakları ve müşteri hizmetleri ile ilgili ana iş konseptlerini kapsayan bir sunum gerçekleştirecek.

    konuşmacılar

    Digital Age Konferansı 2012′nin bir diğer konuşmacısı ise sanal âlemde medya tasarımı konusunda araştırmalar ve yaratıcı çalışmalar yapan Beth Coleman. MIT’de ‘Writing and Humanistic Studies and Comparative Media Studies’ bölümünde Yeni Medya Yazarlığı dalında yardımcı doçent olarak çalışan Coleman, son kitabı Hello Avatar: From Virtual Worlds to X-Reality’de ‘sanal tasarım’ ve ‘sosyal ağ kimlikleri’ konularını incelemişti.

    digitalage 12 summit
    Konferansın diğer konuşmacısı ise Porter Novelli Global Teknoloji Uygulama Lideri Richard Cline. Daha önce Voce, Google, Yahoo!, eBay, NetApp, Bell Sports, Intel, Playstation, Dolby, Discovery Channel, Unisys ve diğer benzeri markaları yöneten Richard Cline konferansta Beyond the Conversation: The Evolution ofCorporate Social Media’ başlıklı konuşmasını yapacak.

    sponsorlar

    Bir diğer konuşmacı ise; Mariano A. Bosaz. 2007 senesinden itibaren Coca-Cola South Latin’de İnteraktif Pazarlama Direktörü olarak görev almaya başlayan Bosaz, Coca-Cola’nın dijital pazarlama stratejisini geliştirdi, markaların web/mobil platformlarını birleştirdi ve WorldCup 2012 ile Powerade Latin Amerika gibi projelerin tüm dijital işlerini devraldı. 2011 senesinde Coca-Cola’nın Avrasya ve Afrika Grup İnteraktif Pazarlama Müdürü olan Mariano Bozas konferansta katılımcılarla deneyimlerini Coca-Cola Türkiye İnteraktif Pazarlama Müdürü Yüce Zerey ile ortak gerçekleştirecekleri sunumlarında paylaşacaklar.

    Digital Age Summit 2012’nin program detayları ise şöyle:

    Digital Age Konferansı saat 9’da Digital Age Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Pelin Özkan’ın açılış konuşmasıyla başlayacak.

    Saat 9.30 – 10.20 arasında ise Beth Coleman ’Hello Avatar’ başlıklı konuşmasıyla sahnede olacak.

    Coleman saat 10.20 – 10.50 arasında da kitabını imzalayacak.

    Saat 13.50 – 14.40 arasında etkinliğin diğer bir önemli ismi Scott Stratten ’Untalk’ başlıklı konuşmasıyla sahnedeki yerini alacak.

    Stratten saat  15.30 – 16.00 arasında kitap imzası için okurlarıyla bir araya gelecek.

    Saat 16.10 – 16.40 arasında ise Porter Novelli Global Teknoloji Uygulama Lideri Richard Cline ’Beyond the Conversation: The Evolution of Corporate Social Media’ başlıklı konuşmasını yapacak.

    İletişim;

    Alper Barış alperbaris@kapital.com.tr / 0 212 282 26 40 – 138
    İnternet sitesi        :http://www.mci.com.tr/konferanslar
    Twitter hesap bilgisi    : @digitalage
    Twitter hashtag        :  #digitalage2012

    Bir bumads advertorial içeriğidir.

    10 Ekim 2012 Çarşamba

    BlueBuzz: Bugüne Kadar Paylaştığım En İyi Tema

    Bugüne kadar paylaştığım Blogger temaları arasında benm en iyisi olduğunu düşündüğüm bir temayı tanıtcağım size.Görünüm olarak sade ve çok dikkat çekici değil ama özelliklerini görünce bana hak vereceksiniz.

     

    BlueBuzz Blogger Template

     

    DEMO & DOWNLOAD

     

    • Sayfa Görünümü: Blogu açtığınızda yazılar liste şeklinde alt alta gözüküyor.Ancak barın hemen başındaki grid view ikonuna basarak galeri görünümüne geçebiliyorsunuz.İstediğiniz an list view ikonuna basarak liste görünümüne dönüş yapabiliyorsunuz.Oldukça hızlı ve pratik.
    • Açılır Menü: Temanın en orijinal özelliklerinden biri de barın devamındaki açılır menü.Menüdeki her bir öğenin başında bir ikon var ve bu öğelerin içine gadgetlar entegre edilmiş.Menüdeki son yazılar, son yorumlar ve kategoriler öğelerinin üzerine geldiğinizde açılan panelde o gadgetları göreceksiniz.
    • Sosyal Butonlar: Barın devamındaki sosyal butonlar CSS sprite iözelliği kullanarak oluşturulmuş ve üzerine geldiğinizde rkendi rengine dönüşüyor.
    • Arama Kutusu: Barın sonundaki arama kutusu ilk bakışta size klasik, her sitede gördüğünüz bir arama kutusu gibi gelebilir ama işin aslı öyle değil.Bir arama yaptığınızda küçük bir pencere açılarak sonuçlar orada gösteriliyor.Ana sayfaız açık kalıyor.
    • Yorum Bölümü: Temanın bir diğer güzelliği de yorum bölümü.Özellikle bir kişinin yorumunu yanıtladığınızda aynı çerçeve alındığı için o kişiye verdiğiniz cevap net belli oluyor.

    Bunların dışında resimli otomatik devamını oku, Cufon gibi diğer temalarda bulabileceğiniz özellikler de var ama onlardan bahsetmeyeceğim.

    8 Ekim 2012 Pazartesi

    Blogunuzun Gelişme Sürecini Hızlandırın

    Yeni bir blog oluşturduktan sonra tanınması, ziyaretçi ve yorumların gelmeye başlaması biraz zaman alabilir.Bu süre blogdan bloga değişebilir ama türü ne olursa olsun her blog bu süreci yaşar.

    Blogcu olarak sizin yapmanız gereken şey kimse gelmiyor, kimse yorum yazmıyor diye blog yazmaktan vazgeçmek değildir.Zira blog yazmaya yeni başlayanların büyük çoğunluğu bu hatayı yapmaktadır.

     

    Ayak Ayakkabı Adım

    Yapmanız gereken şey, bu sürecin doğal bir süreç olduğunu bilmek ve blogunuzun gelişme sürecini hızlandırmak için çalışmaktır.Bu süreci hızlandırmak için neler yapabilirim diye soracak olursanız, işte birkaç ipucu…

    Sık Yazın

    Bloglar için güncellik çok önemli.Özellikle blogunuz yeniyse bol bol içerik üretmelisiniz.Bir blogcu için hergün yeni yazı fikirleri bulmak ve onları yazıya dökmek çok zordur, kabul ediyorum ama blogunuzun gelişim sürecini hızlandırmak için biraz fedakarlık yapmalısınız.

    Sık güncellenen blogların takipçi ayısı artacağı gibi Google’da daha fazla içeriği olacağı için organik trafik kazanma şansı da artar.

     

    Diğer Blogcularla Network Kurun

    Diğer blog yazarlarıyla iletişim kurmaktan, soru sormaktan, yardım istemekten, sohbet etmekten çekinmeyin.Bu size hiç birşey kaybettirmez.Aksine birbirinize destek olarak blogunuzun gelişme sürecini hızlandırabilirsiniz.

    Bu kadar fazla sayıda blogun ve blogcunun olduğu bir ortamda tek başınıza hareket etmek gerçekten çok zordur.Onlara link verin, yazılarına yorum yazın, blog dünyasında aktif olun.

    Sosyal Medyayı Kullanın

    Amacınız yazılarınızı daha fazla insana ulaştırmak değil mi? O halde sosyal medya sizin için kaçırmamanız gereken bir fırsat.Mümkün olan her sosyal platformda bir hesap oluşturarak hedef kitlenize ulaşın.Onlarla iletişim kurun, blogunuzdan ve yazılarınızdan bahsedin.

     

    Konuk Yazar Olun

    Konuk yazarlık hem diğer blogcularla iletişim kurmak, hem de blogunuza trafik sağlamak çin kullanabileceğiniz en iyi yöntem.Hedef kitlenizin takip ettiği blogları tespit ederek onlara konuk yazar olun.

    Eğer başka bir blog için içerik üretme fikri size saçma geliyorsa konuk yzarlığın faydalarını henüz anlayamamışsınız demektir.O halde sizi konuk yazarlığın faydalarını somut bir şekilde gösterdiğim yazımı okumaya davet ediyorum.

    Blogunuzu geliştirmek ve belli bir düzeye getirmek için çok çalışmaya ve zamana ihtiyacınız olduğu kesin.Ancak yazdığım bu öneriler, blogunuzun gelişme sürecini hızlandıracaktır.Bundan emin olabilirsiniz.