31 Ocak 2015 Cumartesi
Hafta Sonu Naklen Yayınlar
31 Ocak Cumartesi
11:00 Güney Kore - Avustralya (Eurosport2)
13:30 Kasımpaşa - İstanbul Başakşehir (LigTV)
13:30 Göztepe - İnegölspor (Kanal 35)
14:00 Albimo Alanyaspor - Manisaspor (TRT Spor Web)
14:00 Kayserispor - Orduspor (TRT 1)
14:45 Hull City - Newcastle United (LigTV3)
16:00 Gaziantepspor - Sivasspor (LigTV)
16:30 Schalke 04 - Hannover 96 (TRT Spor)
16:30 Stuttgart - Mönchengladbach (Tivibu)
17:00 Real Madrid - Real Sociedad (NTVSpor Smart HD)
17:00 Liverpool - West Ham United (LigTV3)
17:30 Marseille - Evian TG (Tivibu)
18:00 Kongo - Demokratik Kongo (Eurosport)
18:30 Antalyaspor - Karşıyaka (TRT Spor)
19:00 Karabükspor - Fenerbahçe (LigTV)
19:00 Genoa - Fiorentina (Tivibu)
19:00 Benfica - Boavista (Tivibu)
19:00 Eibar - Atletico Madrid (NTVSpor Smart HD)
19:30 Bayer Leverkusen - Borussia Dortmund (TRT Haber)
19:30 PSV Eindhoven - Willem II (Tivibu)
19:30 Chelsea - Manchester City (LigTV3)
21:00 Nantes - Lille (Tivibu)
21:00 Lorient - Montpellier (A Spor)
21:00 Granada - Elche (NTVSpor Smart HD)
21:00 Osasco Audax - Palmeiras (LigTV2)
21:30 Tunus - Ekvator Ginesi (Eurosport)
21:45 Roma - Empoli (Tivibu)
23:00 Celta Vigo - Cordoba (NTVSpor Smart HD)
24 Ocak 2015 Cumartesi
Hafta Sonu Naklen Yayınlar
24 Ocak Cumartesi
13:30 İstanbul Başakşehir - Mersin İdmanyurdu (LigTV)
14:00 Denizlispor - Samsunspor (TRT Spor Web)
14:00 Bucaspor - Osmanlıspor FK (TRT 1)
16:00 Gaziantepspor - Balıkesirspor (LigTV)
17:00 Cordoba - Real Madrid (NTVSpor Smart HD)
17:00 Manchester City - Middlesbrough (Tivibu)
18:00 Fildişi Sahili - Mali (Eurosport)
18:30 Altınordu - Adana Demirspor (TRT Spor)
19:00 Akhisar Belediyespor - Eskişehirspor (LigTV2)
19:00 Kasımpaşa - Fenerbahçe (LigTV)
19:00 Elche - Barcelona (NTVSpor Smart HD)
19:30 Cambuur - PSV Eindhoven (Tivibu)
19:30 Liverpool - Bolton Wanderers (Tivibu)
21:00 Bastia - Bordeaux (A Spor)
21:00 Atletico Madrid - Rayo Vallecano (NTVSpor Smart HD)
21:00 Kamerun - Gine (Eurosport)
21:45 Lazio - Milan (Tivibu)
23:00 Villarreal - Levante (Tivibu)
25 Ocak Pazar
13:00 Albimo Alanyaspor - Gaziantep BBSK (TRT Spor)
13:00 Deportivo La Coruna - Granada (NTVSpor Smart HD)
13:30 Boluspor - Orduspor (TRT Spor Web)
13:30 Ajax - Feyenoord (Tivibu)
15:00 Lyon - Metz (Tivibu)
15:30 Adanaspor - Karşıyaka (TRT Spor)
16:00 Karabükspor - Kayseri Erciyesspor (LigTV)
16:00 Inter - Torino (Tivibu)
16:00 Sampdoria - Palermo (A Spor)
16:00 Juventus - Chievo (Tivibu)
18:00 Athletic Bilbao - Malaga (NTVSpor Smart HD)
18:00 Brighton - Arsenal (Tivibu)
18:30 Antalyaspor - Elazığspor (TRT Spor)
19:00 Galatasaray - Çaykur Rizespor (LigTV)
19:00 Cercle Brugge - Club Brugge (NTVSpor)
20:00 Maritimo - Porto (Tivibu)
20:00 Espanyol - Almeria (NTVSpor Smart HD)
20:00 Kongo - Burkina Faso (Eurosport2)
20:00 Gabon - Ekvator Ginesi (Eurosport)
21:45 Fiorentina - Roma (Tivibu)
22:00 Saint-Etienne - Paris SG (Tivibu)
22:00 Valencia - Sevilla (NTVSpor Smart HD)
26 Ocak Pazartesi
20:00 Gençlerbirliği - Beşiktaş (LigTV)
20:00 Empoli - Udinese (Tivibu)
20:00 Demokratik Kongo - Tunus (Eurosport)
20:00 Yeşil Burun Adaları - Zambiya (Eurosport2)
21:45 Getafe - Celta Vigo (NTVSpor Smart HD)
22:00 Napoli - Genoa (Tivibu)
22:00 Pacos Ferreira - Benfica (Tivibu)
22:00 Rochdale - Stoke City (Tivibu)
22 Ocak 2015 Perşembe
19 Ocak 2015 Pazartesi
Bloglar Ve Renkler
Blogunuzda kullandığınız renkler blogunuzun başarısını etkileyebilir! Blogunuzun yayın yaptığı alana uygun renklerin kullanımı, bu renklerin birbiriyle iletişimi ve renklerin blogunuzla özdeşleşmesi önemlidir. National Geographic ve sarı rengi düşünün, ya da Starbucks'la yeşili. Başarılı bir blogunuz olursa ve renk kullanımına da dikkat ederseniz neden sizin blogunuzla özdeşleşen bir renk ziyaretçilerinizin aklında kalmasın. Örneğin Blog Hocam turuncu ve yeşil renkle özdeşleşmiştir.
BLOGUNUZA UYGUN RENK NASIL SEÇİLİR?
Öncelikle en sevdiğiniz rengi, tuttuğunuz takımın renklerini unutun! Blogunuzun yayın yaptığı alanı düşünün. Hemen her sektörle ilgili kalıplaşmış renkler vardır bu renkleri kullanmaktan korkmayın. Evet klişe olanı yapın gibi bir anlam çıkıyor fakat yapın! Neden mi? Blogunuza bakıldığı zaman neredeyse tek satır dahi okunmadan yayın yaptığınız alan anlaşılmalı.
BLOG ÇEŞİTLERİ VE RENKLER
Kişisel bloglar: Renk seçimi bakımından en özgür olduğunuz blog türüdür. Bununla birlikte başta belirttiğimiz renk seçimi ihmal edilmemelidir. Seçtiğiniz renklerde bir süreklilik olmalıdır. Kişisel blogunuz sizi yansıttığı için ististna olarak en sevdiğiniz renk, sizi yansıtan renkler seçilebilir. Dikkat edilmesi gereken nokta ise şu olmalıdır; temanızı belirlerken o anki ruh halinizi bir kenara bırakın, o gün çok neşeliyseniz neşeyi çağrıştıran sarı, turuncu gibi renkleri seçmeyin aynı durum moraliniz bozukken de geçerli. Uzun vadede düşünün.
Teknoloji blogu: Teknoloji üzerine bir blog düşünüyorsanız mavi, gri gibi renkler en güçlü seçeneklerinizdir.
Kültür Sanat blogu: Bu alanda yayın yapan bir blogunuz varsa sarı, kahverengi, kırmızı, turuncu gibi renkler ve tonları uygun olacaktır.
Moda blogu: Renk seçimi konusunda diğer alanlara göre daha özgür olduğunuz bir alandır. turuncu, siyah, mor gibi renkleri tercih edebilirsiniz.
Alışveriş blogu: Alışveriş bloglarında kırmızı, mavi tercih etmeniz gereken renkler arasında. Sarı ise alışveriş temasına oldukça uygun.
Sağlık blogu: Renk seçimi konusunda fazla seçeneğiniz olmadığı bir alan diyebiliriz. Beyaz, kırmızı renkleri mutlaka olmalıdır desek abartmış olmayız. Yeşil de doğayı, sağlığı çağrıştırdığı için tercih edilebilir. Mavi ve siyah da kullanılabilir.
Yemek blogu: İştah açan kırmızı rengi kullanmanız gereken renklerden. Yemek tariflerinizin sağlıklı olduğunu vurgulamak için beyaz, doğal olduğunu işaret etmek için yeşili kullanabilirsiniz.
Eğlence blogu: Renk seçimi konusunda özgür olduğunuz bir blog türüdür. Sıkıcı, ciddi görünen renklerden kaçındıktan sonra başarılı seçimi yapmak çok kolay. Sarı, turuncu, mor tercih edilebilecek renklerden.
Spor: Mavi, gri, siyah, kırmızı uygun seçenekler. Blogunuzun içeriği belirli bir spor üzerineyse o sporu temsil eden renkler aşağı yukarı bellidir onları tercih etmek de doğru bir seçenek olacaktır. Örneğin futbol için çim yeşili, basketbol içinse kahverengi ilk olarak tercih edilebilecek renklerdendir.
SONUÇ
Doğru ya da yanlış seçimler olsa da blogun renklerinin belirli olması her zaman avantajdır. Renklerin tonlamalarında değişiklikler yapabilirsiniz. Çok sık olmamak şartıyla bu renkleri değiştiredebilirsiniz. Yukarıdaki renk önerilerinin tam zıttını da yapabilrsiniz bu direkt başarısız olacağınız anlamına gelmiyor. Sıra dışı bir blog tasarımı yaparak şaşırtabiliir, bu dezavantajı lehinize de çevirebilirsiniz. Sadece işiniz biraz daha zor olacaktır, ama imkansız değil.
Yazar Hakkında: Haber Tava ekibi 13 kişiden oluşur ve habere hem sunum hem de içerik bakımından farklılık katmak ister. Haber Tava tarafsız gazeteciliği ve basın ilkelerini benimsemiş her geçen gün daha da ileriye gitme amacıyla çabalarını aralıksız sürdürmektedir.
Haber Tava'yı okumak için http://www.habertava.com
Facebook: https://www.facebook.com/habertava
17 Ocak 2015 Cumartesi
Hafta Sonu Naklen Yayınlar
17 Ocak Cumartesi
17:00 Real Sociedad - Rayo Vallecano (NTVSpor Smart HD)
17:00 Swansea City - Chelsea (LigTV3)
18:00 Lens - Lyon (Tivibu)
18:00 Ekvator Ginesi - Kongo (Eurosport2)
19:00 Empoli - Inter (Tivibu)
19:00 Valencia - Almeria (NTVSpor Smart HD)
19:30 Newcastle United - Southampton (LigTV3)
20:00 Galatasaray - River Plate (Smart Spor)
21:00 Monaco - Nantes (Tivibu)
21:00 Metz - Montpellier (A Spor)
21:00 Villarreal - Athletic Bilbao (NTVSpor Smart HD)
21:00 Burkina Faso - Gabon (Eurosport2)
21:45 Palermo - Roma (Tivibu)
21:45 Vitesse - PSV Eindhoven (Tivibu)
23:00 Espanyol - Celta Vigo (NTVSpor Smart HD)
18 Ocak Pazar
13:00 Gümüşhanespor - Nazilli Belediyespor (Mavi Karadeniz)
13:00 Getafe - Real Madrid (NTVSpor Smart HD)
13:30 Göztepe - Gölbaşıspor (Kanal 35)
13:30 Lazio - Napoli (Tivibu)
15:00 Paris SG - Evian TG (Tivibu)
15:30 Feyenoord - Twente (Tivibu)
15:30 West Ham United - Hull City (LigTV2)
16:00 Parma - Sampdoria (A Spor)
18:00 Rennes - Saint-Etienne (Tivibu)
18:00 Manchester City - Arsenal (LigTV2)
20:00 Maritimo - Benfica (Tivibu)
20:00 Deportivo La Coruna - Barcelona (NTVSpor Smart HD)
21:45 Juventus - Verona (Tivibu)
22:00 Marseille - Guingamp (Tivibu)
22:00 Sevilla - Malaga (NTVSpor Smart HD)
13 Ocak 2015 Salı
Messi'ye Çıkan Yokuşlu Yollar
Juventus'ta döktüren Michael Laudrup, Kuzey'in yetiştirdiği en yetenekli futbolcuydu, bugün oynasa 100 milyon euro ödenebilecek futbolculardan işte. Cruyff'un patronu olduğu takım Laudrup'u Real Madrid'e kaptırdı. Barcelona hiç akıllanmamıştı. Orta sahada 80'lerin efsane ismi Bernd Schuster'i de ezeli rakiplerine kaptırmışlar, Alman yıldız, Akbaba Beşlisi'ne orkestra şefliği yapmıştı. Popescu ile birlikte almışlardı Luis Figo'yu. Takım kaptanlığına kadar yükselen Portekizli, Camp Nou'da taraftarın gözünde en muteber adamdı. Kaçan balık büyük olur. Real Madrid Başkanı Florentino Perez, serbest kalma rakamını kimsenin ödemeyeceğine inanan Barcelona'nın banka hesabına parayı yatırınca, Figo, beyaz formayı giymiş, yıllar sürecek nefret dolu El Clasico'ların startı verilmişti. Romario'nun değerini bilemediler, yıllarca takımı sırtlayan Rivaldo'yu kalbi kırık vaziyette Milan'a yolladılar. Alt yapıdan yetişen Fabregas, La Masia'nın arka kapısından kaçıp Arsenal'e gittiğinde 16 yaşındaydı. Dönmesi için 40 milyon euro ödediler yıllar sonra. Genç yaşta Manchester United'a giden ve dönmesi için milyonlar ödenen stoper Pique gibi. 2003 yılında Cristiano Ronaldo'yu alabilirlerdi, Quaresma'ya imza attırdılar. Forması daha çok satar diye Real Madrid Beckham'ı alıp Ronaldinho'dan vazgeçince, Barcelona'ya imza atan Brezilyalı her şeyi kazandıktan sonra büyüyen göbeğiyle Milan'ın yolunu tuttu. Gidene, kal diyen yoktu Barcelona'da. Son çeyrek asırda iki efsane kadroyu yapan Cruyff'u, Başkan Nunez kulüpten kovdu, dört yıl arka arkaya şampiyon yaptığı kadroda büyüyen Guardiola, futbolculuk döneminde açık açık söylenmese de kapının önüne kondu. O Guardiola yıllar sonra oturduğu teknik adam koltuğunda her şeyi kazandı ve New York'a bir yıl kafasını dinlemeye giderken herkes onun Barcelona yönetimine kırgın olduğunu biliyordu. Şimdi hocası Luis Enrique ile arası açılan Messi'nin babasının Mourinho ile görüşüp Chelsea transferini tartıştığı söyleniyor. Serbest kalma bedeli 250 milyon euro. Abramoviç, kaç milyon verir bilinmez ama bildiğim, gerçekten de bir kulüpten öte olan Barcelona'nın aynı zamanda bir cadı kazanı olduğu. Biri yanacak ya da biri yanmamak için gidecek, hep olduğu gibi...
12 Ocak 2015 Pazartesi
Blog Hayatından Pozitif Düşünmek
Bir şeye nasıl bakarsan onu görürsün anlayışının olumlu tarafına bakmaktır pozitif düşünmek. Yani ''iyi düşünürsen iyi olur '' anlayışıdır pozitif düşünme anlayışı. Blog yazarken pozitif düşünmek ne işe yarayabilecek faydalı ve gelişiminizi geliştirmeyi planladığım başlıkları inceleyeceğiz.
Blog yazarlarının en büyük sorunudur spesifik düşünememek. Bende bu sorunu yaşadım ve birazdan yazacağım uygulamalar benim spesifik olup , tarz yaratmamı sağlayacak olgulardır. Çoğu blog yazarı büyük bir heves ile açtığı bloğunu yarı yolda terk eder. Öksüz kalmış blogların örneği oldukça fazla. Amerika'da bloglara verilen değerin %25 inden fazla değer verilmiyor bloglara. Aslında günlük gazete alıp okumak neyse beğendiğiniz blogları takip etmekte aynı anlama gelir. Güncel kalmak için bloglardaki yazarların paylaştıklarına ihtiyacınız vardır. Çok bloglar çöp olmuş olsa da onların arasından ayrılıp çıkanlar gerçek, değerli, öğretici, faydalı bloglar olduğunu söylemek isterim.
Acemilik dönemini atlatan blog yazarlarının en büyük sıkıntısı ise özgün konu bulamamaktan geçer. Ve her yöne yönelmeye başlar. Bu ise bloğunun belli bir konusu olmadığını gösterir. Bu durumda Sanat seven bir ziyaretçi senin sitene girdiği zaman, futbol ile ilgili bir makale gördüğünde o siteden çıkması işten bile değil. Tamam belki tek bir konu üzerinden gidemeyebilirsin ama, birbirinden bağımsız, alakasız konular seni ziyaretçi yokluğuna sürükler. Şöyle bir bakalım.
Tiyatro ve Sinema kategorileri birbirinden farklı şeyler olsa da işlevleri yakın olduğu için ziyaretçiye abes görünmez. Aksine belki onu Sinema alanından tiyatro alanına da çeker.
Sanat ve Spor kategorileri ne kadar anlamsız değil mi. Senin ziyaretçin senin futbol, basketbol, voleybol ile ilgili yazılarını okumaya geliyor. Ama siteyi açtığında karşısında Mona Lisa'nın bilinmeyen gerçekleri adlı bir başlık onu ne kadar tatmin eder bilinmez.
Bu konuları biraz açıkladıktan sonra blog yazarken içerik üretmeniz için pozitif düşünecek bir kaç nokta üzerinde duracağım.
Faydalı yazılar yazmaya özen gösterin
Eğer bloğunuza geri dönüş, sadık ziyaretçi istiyorsanız başlamanız gereken ilk yer faydalı konular hangileridir sorularını sormak olacaktır. Bu sorunun cevabını kendinize verebildiğiniz bir konu var ise o konu üzerinde yoğunlaşmanız ve farklı yerlerde aynı konu başlıklı yazı var mı diye göz atmalısınız. Sebebi ise onu kopyala yapıştır yapmak değil ondan daha güzel bir şey yazmak içindir. Yani ilk önce rakibini tanı ve onu egale et.
Yazmak için yazmayın
Bazen aklımıza bir şey gelmediğinde bu gün bloğum boş kaldı, bir şeyler yazmalıyım, kopyala yapıştır mı yapsam ? diye düşünceler geçirmeyin aklınızdan. Bir ziyaretçi sitenize girdiğinde ne kadar makale yazdığınıza değil, nasıl makale yazdığınıza, yazının akışına bakar. Zaten yazılarınızı beğeniyorsa her gün sitenizi ziyaret ederek yeni bir makale yazıp yazmadığınızı kontrol eder. Bunlar sadık ziyaretçilerdir. Onlara sahip çıkın.
Enerjik olun
Bir makale yazmak istediğinde ruh halin seni etkileyen en büyük etkendir. Eğer moralin bozuk canın sıkkın ise o kullanacağın klavyeden güzel , akıcı , faydalı bilgiler çıkmayacaktır. Boşuna zamanını harcarsın. Eğer enerjik olup olaylara pozitif bakarsan hemen başının üstünde bir lamba yanacaktır. İşte o senin konun olacak. Dikkat et enerjik olduğun zaman yazın o kadar akıcı olur ki sen bile kendine dur demekte zorlanırsın.
Sakin olun
Belki Yukarıda ki madde ile çelişiyor diye düşünen okuyucular olabilir ama ne var ki enerjik olmak ile sakin olmak arasında uçurumlar arasında büyük fark var. Oturdunuz bilgisayar, tabletin başına kafaya yazı yazmayı koydunuz. İnat ettiniz, ben bu gün makale yazacağım dediğiniz zamanlar olabilir. İlk önce sadece derin bir nefes alın ve kendinize Sakin ol ''x'' sakin ol ''y'' komutunu verin ve kafanızı dağıtacak şeyler yapmaya özen gösterin. Pozitif düşünün ani karar vermek sizi bloğunuzdan soğutur. Sakin olun ve neler insanlara faydalı olabilir , ben hangi alanda yazabiliyorum , ben yazabiliyor muyum sorularını kendinize sorarak hatayı kendinizde aramaya devam edin. Çünkü bu sizi geliştirici bir hamledir.
Müzik dinleyin
Eğer çok ciddi bir konu hakkında eleştiri, sitem gibi konulardan bahsetmeyecekseniz slow parçalar açarak ruhunuzun dinlenmesine yardımcı olun ve yanınıza sevdiğiniz bir içeceğinizi alarak bu işi zevkli hale getirin. Bir işi severek yapmanın meyvesini gelen ziyaretçilerin yazılarını okuyarak yorum attığı zaman alacaksın, senden mutlusu olmayacak, için içine sığmayacak belki de.
Uzun yazmaktan kaçmayın
Eğer , uzun yazarsam okuyucular benden sıkılır okumadan çıkar diye düşünürsen, yanlış düşünmüş olursun. Bir yazı ne kadar özgün ve ne kadar faydalı ise o kadar okunur. Okuyucu bilgiyi hızla sömürüp siteden çıkmak ister. Fakat sen bilgiyi bir pastanın aynı dilimleri şeklinde dağıtmaya önem gösterirsen okuyucu zaten yazını zevk alarak okuyacak ve sıkılmayacaktır. Nitekim sende bu yazıyı şu an okuduysan demek ki sıkılmamış ve faydalı bir şeyler öğrendiğini düşündüğün için devam etmişsin. Hem ''Google amca'' da uzun makaleleri arama sıralarında üste koymayı çok seviyor.
Yazının çizgisini bozmayın
Eğer yazına başladığında devam etmekte zorlanıyorsan o yazını silmelisin ve yeniden düşünmelisin. Eğer yazıya başladığın yer ile bitirdiğin yer SANAT ve SPOR örneğinde verdiğim gibi ise okuyucunun kafası karışır ve bu senin imajını zedeler. Belli bir çizgide dur ve o çizgiyi bozma. Mesela ben blogda pozitif düşünme konusundan girdim ve yazıma pozitif düşünerek neler yapabileceğin hakkında örnekler verdiğim çizgiden şaşmamaya çalışıyorum. Başarabiliyor muyum her zaman değil , bazen konunun dışına çıkmak gerekiyor, bunu yaptığında ise çizgiyi bozdun demek, yani çizgine geri dönmelisin.
Yazar hakkında: Necati karakaş, 22 yasında üniversite son sınıf ögrencisiyim. Psikoloji eğitimi aldığım için hangi konularda nasıl davranmanız gerektiği hakkında yazılar yazdığım blogumda güncel konuları yazmaktan zevk alıyorum. Konuşan Adamlar isimli Bloğumda faydalı olabilecek yazılar yazmaya devam ediyorum.
9 Ocak 2015 Cuma
Yeşil Toyota
Bugün nefes darlığı yakınmalarıyla muayeneye gelen bir hastada astım bulgularına rastlayınca ne işle uğraştığını sordum
"Boya fabrikasından emekliyim" dedi
"Vazifeniz neydi, kimyasalları teneffüs ediyor muydunuz?" diye sordum
"Ben otomobil boyalarında renk uzmanıydım. Pigmentlerle çalışıyordum" deyince,
"Otomobil renkleri neye göre seçiliyor? İşin başındaki kişilerin zevkine mi kalmış?" diye sordum
"Pek çok kişi çalışıyor. Modacılar da var, kimyacılar da. Renklerin de modası oluyor, güncel politikaya göre bile değişiyor" dedi
"Nasıl yani?" dedim
"Mesela 97 de Çiller-Erbakan iktidara geldiğinde biz Toyota'ya yeşil renkte otomobil çıkarmasını önerdik. Sözümüzü dinlediler ve o renk, o yıllarda büyük hit oldu, çok iyi sattı." dedi
Kendisine astım ilaçları yazarak, özellikle çamaşır suyu gibi solunum yolunu tahriş eden kimyasallardan uzak durmasını anlattım.
5 Ocak 2015 Pazartesi
Beşiktaş: 0 Galatasaray: 2
Tolga 6
İlk yarıda kalesinde tehlike yaşamayan Tolga, ikinci yarıda Melo'nun golünde defansının kurbanı oldu. Veli atıldıktan sonra Galatasaray ataklarında ayakta kaldı, Selçuk İnan'ın nefis aşırtmasını tokatlayarak takımını oyunda tuttu.
Muslera 6
Büyük kaleci, iyi yer tutan ve kalesinde güven veren kalecidir. Muslera'nın kalesine dün çıkmayacak top gelmedi ama Uruguaylı kaleci hep doğru yerdeydi. Yüksek topları sektirmedi, Sosa'nın önüne zamanında yattı.
Serdar 6
Siz kendi iş yerinizde dört ay boyunca yerinize adam arandığını bilseniz her sabah nasıl kalkar da o işe gidersiniz. Serdar'ın yerine Beşiktaş 4 aydır adam arıyor ama Serdar defansif görevini yerine getiriyor.
Sabri 7
Sabri, son haftalarda yaptığı asistlere bir yenisini ekledi ve Melo'nun golünün pasını verdi. Pas hatası yapıyor, bazen saç baş yolduruyor ama 90 dakika savaşıyor. 20. kez çıktığı Beşiktaş derbisinde oyunun kader adamlarındandı.
Ersan 5
Beşiktaş defansının göbeğinde saatli bomba! Sivok'tan sonra bu bölgede Beşiktaş onun rakibi durdururken yaptığı faullerden çok çekti. Dün Umut Bulut karşısında fazla zorlanmadı ancak oyuna katkısı yoktu.
Semih 7
Geçen hafta G.Birliği maçında Stancu'nun golünde hatalı olan ve haftalardır sallanan Semih dün bir pas hatası dışında eski günlerindeki gibiydi. Derbiye iyi hazırlanmış, bu kez ikili mücadelelerde daha cesurdu.
Franco 6
Atiba'nın yokluğunda orta saha göbeği sallanırken, kanatlar yerine ortadan geleceği belli olan Galatasaray karşısında ayakta kalmaya çalışan isimlerden biriydi. Melo'nun golünde o topu tehlikeli bölgeye indirmemeliydi.
Chedjou 7
İlk yarıda Selçuk ve Sneijder'in top almadığı dakikalarda geriden oyun kurarken fazla risk aldı ama her pozisyonda rakiplerini ekarte etmeyi başardı. Futbol zekası ve fiziğiyle sahadaki dört stoperin en kalitelisiydi.
Motta 4
Bilic, formayı ona verip İsmail'i yedek oturttu ama Brezilyalı bir derbide daha vasat bir yabancı olduğunu kanıtladı. Büyük maçlarda yabancı oyunculardan bek bile olsa bir fark yaratmasını beklersiniz. Lakin Motta bu kadar.
Telles 5
Mersin maçında hızlı kanat oyuncuları karşısında dağıldığını görenler Gökhan Töre karşısında ona şans tanımıyordu ama maçın ilk 20 dakikasında sallandıktan sonra herkesi şaşırtmayı başardı. Kademelere iyi girdi.
Oğuzhan 5
Beşiktaş adına derbinin kader adamı oldu. Veli'yi yalnız bırakıp göbekten sızıp gol aradı ama Galatasaray'ın golü sonrasında yakaladığı müsait pozisyonda topu auta attı. Tabelayı değiştirse derbi başka olurdu.
Melo 6
Fenerbahçe derbisinde de dün akşam ilk 45 dakikada da derbilerin adamı Melo görüntüsünden uzaktı. Geçen hafta cezalı olması maç eksiği yaratmış, eski temposundan uzaktı ama Beşiktaş'ı yine affetmedi.
Veli 2
Atiba'nın yokluğunda yanındaki Oğuzhan, içgüdüsel olarak hücumu zorlayınca kalabalık Galatasaray orta sahası karşısında tek başına kaldı. İkinci yarıda Sneijder ile tartışmasında eline-koluna hakim olamadı ve atıldı.
Selçuk 5
Ceza sahası dışından aşırtmasını Tolga nefis çıkartmasa, gol olsa yılın en iyi 10 golü arasına şimdiden adını yazdırırdı. Tecrübesiyle orta sahanın pas istasyonu ama ağır kalıyor. Pas tercihleri ikinci golü son dakikaya bıraktırdı.
Gökhan 5
Karşısındaki Alex Telles'in hızlı forvetler karşısında döküldüğünü elbette ki Gökhan da biliyordu. İyi de başladı, iki pozisyonda Brezilyalı'yı yıktı geçti ancak sonrası tam bir Töre klasiği. Oyun içinde kayboldu gitti.
Emre 4
Maçın ilk yarısında Galatasaray'ın en çok koşan ismiydi ama bu koşunun takımına ne fayda sağladığı soru işareti. İyi oynadığı bir maçın ardından bir sonrakinde ne oynacağı hep soru işareti. Vasatı aşamadı.
Olcay 3
Beşiktaş'ın gizli santrforu, gizli 10 numarası ama dün sahada bunları yapmak yerine 66 dakika boyunca gizlendi durdu. Sabri'nin bindirdiği kanatta rakibinin bıraktığı boşluklara sızamadı. Derbinin havasına giremedi.
Sneijder 5
Geçen hafta sakattı, 3 gündür özel şut idmanı yapıyor dendi ama Fenerbahçe derbisinde 9 şut atan Hollandalı dün 2 kez kaleyi yokladı. Juventus'a gideceği söylentileriyle geçen derbi haftasında oyuna aklını koyamadı.
Sosa 5
Son haftaların kurtarıcısı da Galatasaray orta sahasının karşısında zor anlar yaşadı. İlk yarıda bir ara pasına sızdığı pozisyonda yavaş kaldı. Takımı gününde olmayınca Sosa da vasatı aşamadı.
Burak 7
Hamzaoğlu'nun kendisine verdiği görevi yerine getirmek için iki kişilik oynuyor. Rakip kaleye 30-40 metre uzaklıkta pas istasyonu olacaksınız ve sonra ceza sahası içine koşacaksınız. Yazması kolay ama o dün yine başardı.
Demba Ba 3
Ayak parmağındaki kırık tam iyileşmeden idmanlara başladı. Bunun adı özveri ama profesyonel futboldaki karşılığı hazır olmadan forma giymek. En önemli artısı kuvvetini kaybedince sıradanlaştı.
Umut 4
İyi profesyonel, sahaya yüreğini koyan adam, yaptığı presle rakip tandemi çıkartamayan forvet ama buraya kadar. Umut'un ayaklarındaki kısıtlı yetenek Galatasaray'ın birçok atağının başlamadan bitmesine sebep oldu.
Kerim Frei 5
Dün sahada yokları oynayan Olcay'ın yerine 66'da oyuna girdi. Bilic, onunla başlasa ve Sosa'yı Veli'nin yanında kullansa başka bir derbi oynar mıydı Beşiktaş, bu bilinmez ama Kerim'in fazla yapabileceği bir şey yoktu.
Hamit 4
Kabul edelim, maçlardan sonra harika konuşuyor ama bu haliyle Türkiye'nin en çok kazanan yorumcusu gibi. Hamit Altıntop geçmişiyle büyük futbolcu ama futbol onu terk etmiş gibi. Ağırlaşan Hamit , dün fark yaratmadı.
Cenk 5
Demba Ba'nın sakat olduğu maçlarda görevini yaptı, gollerini attı ve kulübeye döndü. Demba Ba'nın hazır olmadığı bir maçta Bilic, onu Burak- Umut örneğinde olduğu gibi ikinci forvet olarak kullanabilir miydi?
Bruma 5
Çalım atmayı bilmiyor, 10 kere denese bir kez başarılı oluyor. Pas tercihlerinde sıkıntı var, topu kaptırıyor ama hızlı. Bruma sadece hızlı olduğu için büyük yıldız ise Jamaika Milli Takımı'nın müzesinde üç Dünya Kupası olurdu.
İsmail ?
Jose Sosa kenara sakatlık işareti yapmadı. Bilic, İsmail'den neyi değiştirmesini istedi uzatmalar dahil 10 dakikada, bunu anlamadık. Motta gibi vasat bir yabancıdan formayı alacak kadar çok çalışmalı artık.
Olcan ?
Umut Bulut-Hamit değişikliği Hamzaoğlu'nun kalabalık orta saha ve tek forvet Burak, manevrasıydı ama Olcan, Melo sakatlandığında girmeliydi aslında. Takımı 10 dakika risk aldı ve Olcan, Sneijder'in yerine şans buldu.
Hamza Hamzaoğlu 7
Teknik adamlık kariyerinin ilk derbisine öğrencilerini iyi hazırlamıştı. Maçtan önce Beşiktaş kadar koşmalarını istediği takımından kazanacak verimi aldı. Geçen hafta oyuna neşter atmakta geç kalmış ve hatasını kabul etmişti, dün iyi bitirdi.
Slaven Bilic 4
Fenerbahçe ve Galatasaray'ın kadrolarının kendi takımından daha kaliteli olduğuna inanan bir oyun felsefesi var derbilerde ve her seferinde bu oyuncularına da sirayet ediyor. Futbol sahası dışında biriktirdiği karizmasını büyük maçlarda paramparça ediyor.
Google de Birinci Sırada Çıkmanın Sırrı!
Google de birinci sırada çıkmanın sırrı çözülmüş olsa, ve her yazdığınız makale ile google aramalarda ilk sayfada çıksanız, müthiş bir keyif alırdınız değil mi? Google aramalarında bir kez ilk sırada çıktığınızda artık geriye dönüş yoktur. Evet sonunda hak ettiğim yerdeyim der ve geriye yaslanıp, Google Analytics den Gerçek Zamanlı sekmesine basıp tadını çıkartmaya başlarsınız. Bir hangi içeriğe girildiğini merak eder, bir trafik kaynağına bakarsınız. Arada birde mobil mi? Masa üstü mü? Google da birinci sırada çıkmak hazırlıksız yakalanan blog yazarının aklını başından alır.
İlk sayfa da bile çıkmanın yanına yaklaşamayan yüz binlerce yazar varken, nasıl Google Birinci Sırada Çıkmak dan bahsedersin diyenleri ve haklı isyanlarını duyar gibiyim. İçimizden bazıları da ne isyanı ver artık şu formülü diyor. Arkadaşlar içiniz rahat olsun bunun formülünü vereceğim. Fakat yıllarca kafa patlatıp ele geçirdiğim bu formülü her halde ilk satırlarda açıklayacak değilim:). Şundan emin olun. Yazı bittiğinde sizde Google aramalarda ilk sırada çıkmanın keyfini yaşamaya aday bir yazar olacaksınız.
Hayal değil gerçek örneklerle, Google da ve diğer arama motorlarında ilk sırada çıkan yazılarım ile size yol göstermeye çalışacağım. Sizden ricam bu olayı sadece bir kez önce hayal etmeniz. Gözlerinizi kapatın. Sitenizdeki sayfa sayacının delirmiş gibi saniyede bir attığını düşünün. Hayali bile yetti değil mi? Gelsin ilk sıralar, ziyaretçiler, İnternet alemi admin görsün, blogger görsün. Sen değil miydin Google aramalardan günde 2 tekil gönderen? Şimdi yaktım çıranı Google efendi. Çıkarma beni ilk sırada da göreyim. Hayal etmeye devam. Delinin biri bu formülü ele geçirse. Çok gizli algoritmaları çözse, ne bileyim yada Türk usulü bir aracı koyup, Google merkezden bu tekniği sızdırsa.
Bunu hayal eden arkadaşlar yazımızı okumaya devam etsin. Hayal etmeyenler için yazının son cümlesi bu olsun. Biz geride kalanlar ile devam edeceğiz. Hayal etmek başarıya giden yolda yanımızdan ayırmayacağımız bir yol arkadaşı olacak. Hayal gücümüz bize yazımızı yazarken, blog da seo yaparken, ön izlemede yayına vermeden önce son rötuşlar için hep lazım olacak. Artık madde madde gidebiliriz. Google Birinci sırada çıkmanın altın formülü neymiş öğrenebiliriz.
Google da 1. Sırada Çıkmanın Sırrı
Google da 1. sırada çıkmak için ilk önce hayal etmeyi öğrenmeniz gerekir. Herkes nasıl olur derken, ben ilk sayfada çıkamayan blogcu arkadaşlara şaşıyorum. Tamam ilk sıra çok iddialı ama ilk sayfa asla imkansız değil arkadaşlar. Dünya üzerinde hiç bir formül yoktur ki sizi ilk yazınızda ilk sırada çıkarsın. Google gerek web mastırı gerekse blog yazarını bir gelişim süreci içerisinde takip eder. Ve gösterdiği performans çerçevesinde Google aramalarda yerini belirler. Bu kadar kapsamlı bir konuyu teknik detaylara boğmadan sizlere sunacağım. Yukarıda ki Google sıra sorgulama işleminde sadece ilk sırada değil ayrıca 2. sırada da yine e aktuel urunler.com yani biz varız. Hemen altta yer alan tablo da ise görüntülenme sayımız mevcut. Bu rakamlara ulaşmak asla imkansız değil. Gelin hep birlikte Google da 1. Sırada Çıkmanın Sırrı neymiş okumaya ve uygulamaya başlayalım.
Sitenizi yayına verdiniz. Birinci makaleniz üzerinden bir kaç gün geçti ikinciyi de yayımladınız. Artık bir haftalık bir siteye sahipsiniz. Fakat giden gelen yok. İlk indexi almak kolay değildir. Google indexinizi sağlayan ve Örümcek olarak adlandırılan Google Botları blogunuzu muhtemelen bir hafta içinde tanımaya başlar. Bunun içinde aralarında en tecrübesiz olanı size yönlendirir. Halk dilinde biz bunlara ayakçı deriz. Fakat işi askeri sistem içerisinde anlatmak en ideali olacak. Sitenize ilk gelen asker (örümcek, google botu) Er dir. Yani gel dersin gelir, git dersin gider. İlk 15-20 içeriğinizde Er rütbeli örümcek, blog içeriğiniz ile ilgili detayları, yazılarınızın güncellenme sıklığını ve kategorik durumunu On başı olan üstüne rapor eder. Burası sizin ilk geçeceğiniz sınavın yeridir. Onbaşı elindeki raporlara bakarak sizi kendisi denetlemeye karar verir yada Er olan örümceğe dönerek, sen bunları15 gün daha gözlem altında tut der. İlk aşamayı tek seferde geçemeye bakın yoksa O 15 günlerin arkası gelmez. Peki Google 1. sırada çıkmanın sırrını bize getirecek ilk aşamayı nasıl geçeceğiz de sitemizi On Başına denetlettireceğiz.
- Sitemizin adı ile gireceğimiz içeriklerin başlıkları aynı kelimeler içerisinde yer alması gerektiğinden Blog yada Site adımızı seçerken çok iyi düşünmeliyiz. En kısa ve en net olan alan adını seçmeliyiz. İleride Google Adsense ağından para kazanacağımız için Adsense uygun olmayan alan adlarından uzak durmalıyız. Nasıl mı? Ben alan adımı alırken Bim aktüel ürünler ya da a101 aktüel ürünler gibi bir seçim yapabilirdim. Yapmadım neden? Markalara ait alan adları Adsense politikalarına uygun olmaz da ondan. İleride başvurunuz telif hakları ihlali adı altında değerlendirilir. Bu yüzden Ben blogumu en iyi anlatacak ve yaptığım işi özetleyecek olan E Aktüel Ürünler .com adlı alan adını seçtim.
- Tema seçimi 15 günde 2. aşamaya geçme yolunda bizim elimizden tutmalı, sıkıntı anında destek olacak bir dost gibi olmalı. İlk okul çocuklarının resim kâğıdına yaptığı sulu boya gibi sağı solu akmamalı. Temaya kafa yormayın diyen yazılara aldanmayın, tema isimden sonra gelir. Bu dönemde dikkat edeceğiniz en önemli kıstas temamızın mobil uyumlu olup olmadığıdır. Google da tema ararken Responsive kelimesini yazarak tema araması yapın. Market yada mağaza sitesi mi yapıyorsunuz responsive online mağaza teması gibi arama yapın. Ve seçtiğiniz temanın mobil uyumu var mı? Mutlaka öğrenin. 2015 Mobil yılı olacak. Abartma demenize gerek yok. Bakın sizlerin bile birçoğunu bu yazıyı cep telefonundan okuyor.
- Alan adını ve tema işini hallettiğimize göre sıra geldi içerik oluşturmaya. Maalesef bunun için biraz daha bekleyeceksiniz. Yok öyle hemen iki günde içerik oluşturmaya başlamak. Şimdi sırada En az bir sosyal medya ağında kendinize sayfa hazırlamalısınız. Bizim en aktif olduğumuz ağ Facebook sonra Youtube. Siz en az birinde görseli, tasarımı, blog ile ilgili bağlantı linkleri v.s hepsini tamamlanmış bir pozisyon da yayına hazırlık yapmalısınız. İşin bu ayağı halledildikten sonra içerik oluşturmak için son aşamaya 1 adım kaldı demek.
- Oluşturacağınız içerik ile ilgili anahtar kelime analizleri yapmayı öğreneceksiniz. Bunun nasıl yapıldığını Blog Hocam'ın Google İle Anahtar Kelime Araştırması adlı yazısından öğrenebilirsiniz.
- Nihayet yazımızı yazmaya başlayabiliriz. Şimdiye kadar yaptıklarımızı gözden geçirelim.
- Hangi Konuda yazacağımızı belirledik
- Buna uygun, blogu en iyi anlatacak maksimum 3 kelimeden oluşan bir alan adı yine üç yıllığına satın aldık.
- Temamızı seçerken Responsive yani Mobil uyumlu olmasına özen gösterdik.
- Sosyal Medya sayfaları oluşturduk.
- AdWords Anahtar Kelime planlayıcı ve diğer yöntemlerle Anahtar kelime analizi yapmayı öğrendik.
Buraya kadar her şeyi tas tamam. Ve bunları iki günde yaptık. Olmaz arkadaşlar. İki günde bu kadar işi hallede biliyorsanız şimdiye kadar köşe olmanız gerekirdi. Öyle olmadığına göre çok acele hareket ediyorsunuz. Sadece doğru temayı bulmak bile benim 1 günümü aldı. Nerede bunun alan adı, kelime planlama. Sonra olmadı hocam. Olmaz tabi. Acelemiz yok. İşi oluşum aşamasında aceleye getirirseniz Er olan asker ile her 15 günde bir görüşürsünüz. İnce eleyip sık dokuyacağız. Kuruluş aşamasında atacağımız bu temelin üzerine sitemizin kolonları yerleştireceğiz. Bu kolonlar bizi Google da 1. sırada çıkaracak yazıları taşıyacak. Şu anda biz öyle sağlam bir temel atıyoruz ki, hiç bir Google Güncellemesi bırakın yıkmayı sallayamayacak bile. Her güncelleme bizim lehimize olacak.
Benim tavsiyem şu dur; ben her konuda yazabilirim diyorsanız, alan adını almadan anahtar kelime planlayıcı aşamasını birinci sıraya koyun. Belirlediğiniz konular hakkındaki anahtar kelime araştırması yapın. Ve rekabet edebileceğinize inandığınız anahtar kelimelerden oluşan bir blog yapın. Yok, ben her konuda yazamam, uzman olduğum alanda ilerleyeceğim diyorsanız sıralamayı değiştirmenize gerek yok. Saydığım adımlar arasında mutlaka zaman aralığı yerin. Kafanızı rahatlatacak şeyler yapın. Alan adını buldum diye hemen satın almayın. İki, üç saat hava alın, kafanızı dağıtın ve rahatlamış beyinle bilgisayar başına oturun.
Google Örümcekleri için artık hazırız. Yaptığımız blogun temeli o kadar sağlam ki, artık örümcekler bizden korksun. Şimdiye kadar yazdıklarım blogunuzu zirveye taşıyacak ve orada kalmanızı sağlayacak olan yazı dizimin en önemli yapı taşları idi. Bu temel üzerine öyle bir bina yapmalıyız ki, Sultan Ahmet Camisi gibi, Ayasofya müzesi gibi, Taç Mahal gibi hatta Çin Setti gibi. Gelen tekrar gelmeli, gören memleketinde eşine dostuna onu anlatmalı. 2500 yıllık Kız Kulesi gibi her daim ayakta kalıp, varlığıyla ben buradayım demeli. Fark ettiniz değil mi? Bu yapıların en büyük ortak özelliği sağlamlığı ve mimarisi. Bizler blogumuzun mimari işini tema konusu ile çözdük. Yüzdük yüzdük kuyruğuna geldik. Google da 1. çıkmak için bunlar yeterli mi? Hepsi bu kadar mı? Hayır arkadaşlar hepsi bu kadar değil. Yapımızın kolonları olarak tabir ettiğim 2. aşamada kaliteli ve Google uyumlu yazı nasıl yazılır, onu anlatacağım. Yukarıdaki görsellerle ilgili olan sayfaları ziyaret ederek hangi yolu izlemişim, analiz etmeye çalışın. Yazılarımda nelere dikkat ettiğimi isterseniz not alın ve bir sonraki yazıma kadar bu sayfalardaki yazıları örnekleyerek kendi makalelerinizi oluşturun, yayınlayın. Geri dönüşler hangi yönde mini bir gözlem yapın. Bir sonraki yazım Allah nasip eder de ölmez sağ kalırsak. Google 1. çıkmanın 2. aşaması olan Google uyumlu makale ve doğal seo nasıl yapılır onu anlatacağım. O zamana kadar kalın sağlıcakla.
Yazar Hakkında: Merhaba ben Selahattin Barışkan, 2010 yılında Dünyanın en büyük çöplüğü olarak gördüğüm İnternet ortamına sıfır bilgi ile giriş yapan, ardında 6 tane çöp site bırakan, bugün bilgi ve birikimimi E Aktuel Ürünler .com için kullanan sizin gibi biriyim.
4 Ocak 2015 Pazar
Ayrılıklar da Sevdaya Dahil
Bir futbol takımının kaptanı olmak için o iki renk altında uzun yıllar ter dökmek gerekli mi, değil. Büyük bir yıldızsanız, kariyerinize olan saygıdan dolayı kolunuza o pazubandını takabilirler, yakışır da. Takımda eski olmak, düzenli oynamak, yaşça da takımın ağabeyi olacağı yıllara gelmek, soyunma odasında saygı duyulan bir isim olmak... Bütün bunlar birer kriter ama sonuçta her takımda kaptanı belirleyen kulüp yönetimleri ve vahşi maç trafiğinde her oyuncunun bir yedeği olduğu gibi her kaptanın da birden fazla dublörü var. Bayrak adam olmayı, takım kaptanı olmaktan ayıran da bu. Bir takımda tek bayrak adam vardır ve o artık derisi haline gelmiş formayı çıkartana kadar da taraftarın gözünde, kalbinde bir başkası bayrak adam olmaz. İtalyanlar bayrak manasına gelen 'bandiera' kelimesini futbol dünyasında takımın ikonlaşmış futbolcuları için kullanırlar. Yıllar önce bu kalıba giren futbolcuların hikayesini kaleme aldığımda 'bandiera'lar için ilk kez bayrak adamlar tabirini kullanmıştım.
Nedir peki bayrak adam? Bir kulübün altyapısından yetişen, yetişmediyse de genç yaşta o takıma gelen, mutlaka ve mutlaka büyük yetenek olan ve kendisine gelen yüklü transfer tekliflerini sol elinin tersiyle itip sağ elini her seferinde armanın altında kalbinin üzerine götüren, kariyeri boyunca gemiyi terk etmeyen ve kendi jenerasyonu içinde bir takımda birden fazla olmayan oyuncular, futbol dünyasında bayrak adam olarak kabul görürler. Tarifi uzun olduğundan kimin bayrak adam, kimin efsane futbolcu olduğu da sabahlara kadar sürecek bir tartışmanın konusudur. Cihat Arman, Lefter, Metin Oktay, Baba Gündüz, Baba Hakkı'lardan, Şenol Güneş'e, Rıza Çalımbay'a, Bülent Korkmaz'a uzanan yolda Türk futbolu da Avrupalılar gibi eski bayrak adamlarını arıyor. Galatasaray'da Arda Turan bayrak adamken Madrid'in yolunu tuttu, Beşiktaş'ta Necip, Fenerbahçe'den Roma'ya giden Salih Uçan potansiyel adaylardı. Trabzonspor'da Onur Kıvrak ise bu tanıma bugünlerde en çok yakışan isim. Galatasaray'da Semih Kaya ise bu yolun daha başında...
Futbol kültürüne bu tabiri hediye eden İtalyanlardan başlayalım. Inter'de Fachetti, Bergomi ve Mazzola gibi efsanelerden bayrak adamlığı teslim alan bir Arjantinliydi. 22 yıllık kariyerinin 20 yılını Inter'de geçiren Zanetti, büyük kaptan olarak çağrıldı ve son çeyrek asırda, Milano'nun öteki yakasındaki Milan'da Baresi'den bayrak adamlığı teslim alan Paolo Maldini'ye ancak o rakip olabilirdi. Juventus, 2006'da küme düştüğünde yabancı yıldızlar kaçarcasına giderken Çek yıldız Nedved ile dümeni tutan Alessandro Del Piero, 1993'te giymeye başladığı siyah-beyazlı formadan vazgeçmedi. Real Madrid, Manchester United yıllarca peşinden koştu ama gün geldi Juventus ondan vazgeçtiğinde bırakın İtalya'yı kıtayı terk edip gitti Avustralya'ya, futbol sevdasının peşinden. Francesco Totti, 20 yıldır Roma'nın merkezine inemediğini söylüyor, haklı da çünkü duvarlarına resimleri yapılan sokaklarda yürüyebilmesi imkansız. O Roma'nın son imparatoru. Real Madrid'e hayır diyen adam. Çocukluğundan beri giydiği sarı-kırmızı formayla bir şampiyonluk kazanabildi ve 38'inde bu sezon hâlâ ikincisini kovalıyor. Antonio di Natale, Serie A tarihinin en önemli golcülerinden biri ama 11 yıldır bütün transfer tekliflerini geri çevirip Udinese forması giymeye devam ediyor. Paolo Cannavro, Parma'da, Nesta ise Lazio'da bir zamanlar bayrak adamlardı, ama onlar kupalar kazanabilecekleri takımları, bayrak adamlığa tercih ettiler.
İspanya'da bayrak adam denilince akla gelen ilk isim Real Madrid'li Raul elbette. Maldini ya da Totti gibi kariyerini tek forma altında tamamlayamadı ama kapatılan Atletico Madrid altyapısından Real Madrid'e gelen Raul, sadece kaptan ve büyük bir golcü olmadığını yıllar boyunca dünyaya kanıtladı. Barcelona cephesinde La Masia'dan yetişenler arasında kimine göre Carles Puyol kimine göre ise Xavi, Katalanların bayrak adamıdır. Atletico Madrid'de 21 yaşında kaptan olan ve Raul'un karşısında bayrak adam olarak dikilen Fernando Torres ise yedi buçuk sezonluk İngiltere ve İtalya macerasının ardından kürkçü dükkanına döndü. Bayern Münih'te Franz Beckenbauer, Dinamo Moskova'da Lev Yaşin kariyerlerini tek bir kulübe adadılar ve bugün hâlâ birden fazla kuşağın duvarlarından inmeyen posterlerinde yaşıyorlar.
Son durağımız ise futbolun doğduğu topraklar. Chelsea, Rus milyarder patronu Abramoviç ile milyar euro'nun üzerinde para harcadı transfere ama bir adam ne formasından vazgeçti ne de tribünler ondan. John Terry, Londra kulübünün bayrak adamı ve görünen o ki öyle kalmaya da devam edecek iki-üç sezon daha. Manchester United'da işler karışık, Alex Ferguson'un yetiştirdiği jenerasyon bol bayrak adam verdi! Beckham bu unvanı Real Madrid'e giderek üzerinden attı. Scholes mu Ryan Giggs mi, artık tercih sizin... Ve hikayenin sonundaki adam. İtalya'da Francesco Totti, bayrak adamların kalesini ayakta tutarken o da Liverpool formasıyla yıllardır bize selam çakıyordu. Real Madrid'e iki farklı dönemde hayır diyen, Chelsea'ye gitmeyen ve kırmızıdan vazgeçmeyen Steven Gerrard, dokuz yaşında geldiği Liverpool'dan 35 yaşında, bu sezon sonunda ayrılacağını açıkladı. Büyük bir ihtimalle de Los Angeles Galaxy forması giyecek.
Kariyerinde Premier Lig şampiyonluğu olmayan bu adam, o kupaya en çok yaklaştığı geçen sezonun sonunda Chelsea maçında ayağı kayıp topu kaptırınca Liverpool tribünleri topu filelerinde görmüştü. O unutulmaz golü atan Demba Ba, bu akşam Steven Gerrard'ın Liverpool ile kazandığı -finallerin en erken golüne bir başka bayrak adam Paolo Maldini'nin attığı- en büyük kupa olan Şampiyonlar Ligi'ni kazandığı Atatürk Olimpiyat Stadı'nda Galatasaray derbisine çıkacak. Dünya küçük, bir formaya bir ömrü verenlerin kalbi ise çok büyük... (SABAH Pazar)
3 Ocak 2015 Cumartesi
Hafta Sonu Naklen Yayınlar
3 Ocak Cumartesi
13:30 Çaykur Rizespor - Torku Konyaspor @Lig TV
14:00 Şanlıurfaspor - Boluspor @TRT 1
16:00 Bursaspor - Akhisar Bld. @Lig TV
17:00 Atletico Madrid - Levante @NTV Spor Smart
18:30 Osmanlıspor FK - Antalyaspor @TRT Spor
19:00 Sevilla - Celta Vigo @NTV Spor Smart
19:00 Fenerbahçe - İstanbul Başakşehir @Lig TV
20:00 Sporting Lisbon - Estoril @Tivibu Spor 1
21:00 Elche - Villarreal @NTV Spor Smart
22:15 Gil Vicente - Porto @Tivibu Spor 1
23:00 Deportivo La Coruna - Athletic Bilbao @NTV Spor Smart
4 Ocak Pazar
13:00 Samsunspor - Altınordu @TRT Web
13:00 Getafe - Rayo Vallecano @NTV Spor Smart
13:30 Kayseri Erciyesspor - Kasımpaşa @Lig TV
13:30 Sivasspor - Karabükspor @Lig TV 2
13:30 Adana Demirspor - Bucaspor @TRT Spor
13:30 Gaziantep BBSK - Giresunspor @TRT Web
13:30 Orduspor - Albimo Alanyaspor @TRT Web
15:00 Dover Athletic - Crystal Palace @Tivibu Spor 1
16:00 Eskişehirspor - Gaziantepspor @Lig TV 2
16:00 Karşıyaka - Kayserispor @TRT Spor
17:00 Manchester City - Sheffield Wednesday @Tivibu Spor 1
17:30 Yeovil - Manchester United @Tivibu Spor 2
18:00 Valencia - Real Madrid @NTV Spor Smart
19:00 Beşiktaş - Galatasaray @Lig TV
19:30 Arsenal - Hull City @Tivibu Spor 1
21:15 Penafiel - Benfica @Tivibu Spor 2
22:00 Real Sociedad - Barcelona @NTV Spor Smart
5 Ocak Pazartesi
19:00 Elazığspor - Adanaspor @TRT Spor
19:00 Manisaspor - Denizlispor @TRT Web
20:00 Balıkesirspor - Trabzonspor @Lig TV
20:00 Mersin İdmanyurdu - Gençlerbirliği @Lig TV 2
21:45 Lazio - Sampdoria @Tivibu Spor 2
21:45 Cordoba - Granada @NTV Spor Smart










