
Bugün sık idrara çıkma yakınmasıyla başvuran bir gıda mühendisine son çıkan yoğurt kodeksini sordum.
”Hiç iyi olmadı, bundan sonra isteyen nişasta ile bile yoğurt yapabilir” dedi
“Piyasadaki yoğurtları nasıl buluyorsunuz?” dedim
“Çok fazla koruyucu madde katılıyor, ama hiç olmazsa süttten yapılıyordu” dedi
“Geçenlerde dolabın dibinde unutulmuş bir yoğurdu 2 ay sonra açtığımda hiç bozulmadığını gördüm, nasıl oluyor bu?” diye srodum
“Üzeri yapışkan jelatinli, hava sızdırmaz kapta ise olabilir. Çünkü o aralıktaki modifiye atmosfer, oksijen içermiyor ve karbondioksit oranı yüksek, mikroorganizmaların üreyemeyeceği bir ortam oluşuyor. Normalde insana zararı olmaz ama uzun süre beklerse karbondioksit yoğurda geçip biraz acı bir tat verebilir” dedi
“Hayır 2,5 kiloluk normal kaptaydı” dedim
“O zaman antibiyotiktendir. Ben daha önce bir süre büyük bir markanın yoğurt fabrikasında çalıştım. Delvosit diye, Nisin diye yoğurda katılan antibiyotikler var. Hem öyle ölçülü de değil, göz kararı içine bol bol atılıyor. Marketler 10-15 gün raf ömrü istiyor, başka türlü nasıl sağlayacaklar” dedi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder