10 Mart 2009 Salı

askerlik





Bugün emekli havacı bir subayı tansiyonu nedeniyle muayene ederken sıkıntısı olup olmadığını sorunca muayeneyi izleyen eşi müdahele edip
“Haberleri izlerken çok ağlıyor” dedi
“Ne tür haberleri izlerken ağlıyorsunuz?” dedim
“Şehit haberlerini, hava operasyonlarını. Dile kolay ben yıllarca havaalanında subaylık yaptım, o genç teğmenlerin ilk iniş kalkışlarını izledim, kimisi kaza yaptı, pistten çıktı, uçağı burnu üzerine dikti, gittik kurtardık.” dedi


“Uçağı kıran pilot ceza alıyor mu?” diye sordum
“Eğer eğitim sırasında ise uçuştan ayırılır, pilot olduktan sonra kaza yaptıysa aynı sivil havacılıktaki gibi kaza kırım heyeti oluşturulur, olay incelenir, nadiren de olsa pilotaj hatası varsa uçuş kurulunun önüne gelir. Kurul pilotun geçmişine uçuş tecrübesine göre karar verir” dedi
“Pilotun hatasından kaynaklanıyorsa maddi bir tazminat istenmiyor mu? Sonuçta devlet malına zarar verilmiş oluyor. Bildiğim kadarıyla trafik lambasına çarpsan parasını icra yolu ile alıyor devlet” dedim
“Valla ben hiç öyle pilottan tazminat istendiğini duymadım” dedi
“Kaç yıl çalıştınız?” dedim


“Askeriyede 31 yıl çalışılıyor, 51 yaşında albayken kırmızı kart gösteriyorlar. En verimli çağında sudan çıkmış balık gibi kalıyorsun. Çalışayım desen de sivillerle anlaşamıyorsun. Ben aslında asker yapısında değilim. Lisede hem öğretmen okulunu, hem harp okulunu kazandım. Öğretmenim 'Sen asker olamazsın' dedi, askeri okula gittim, mezun olunca kıyafetimle kılıcımla elini öpmeye geldim.
‘Bak olamazsın demiştiniz oldum’ dedim.
Bana baktı ‘Sen asker olmazsın’ dedi.


Çok sonra binbaşıydım, komutan telsizden bir kavga duymuş, tahkikata beni gönderdi. Ben ikaz verecektim ama komutan da duyduğundan kabul etmedi illa da hapis vereceksin dedi.
O zaman anladım, askerlik sertlik gerektiriyor, ben gerçekten asker olmaya müsait değilim yufka yürekliyim” dedi


Son iki fotoğraf Genelkurmay başkanlığından emekli olamayan Kenan Evren

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder