29 Mart 2009 Pazar

ebeveynlik





Bugün ortayaşlı emekli bir öğretmen uykusuzluk yakınmasıyla başvurdu. Son zamanlarda canını sıkan bir şey olup olmadığını sordum, y

"Yok" dedi
"Gününüzü nasıl geçiriyorsunuz, dışarı çıkıyor musnuz?” diye sordum
“Pek çıkamıyorum. Benim spastik bir oğlum var, onu yalnız bırakamıyorum” dedi
30'lu yaşlardaki oğlu doğuştan spastikmiş. Konuşamıyor, yürüyemiyor, hareket edemiyormuş.


“İletişim kurabiliyor musunuz?” diye sordum
“Gözlerimizle” dedi, “Herşeyini anlarım, çok sevişiriz. Ben sürekli onu mıncıklarım, biraz sert seviyorum, onun da hoşuna gidiyor. Mesela yemeğini getirdim, önce mutlaka onu seveceğim, okşayacağım, çok mutlu olur. Sonra tamam artık yemek zamanı deyince ses tonumdan anlar, ısrar etmez” dedi
"Başka çocuk yapmayı düşünmediniz mi?” dedim


“Düşünmedik artık. Çok emek vermek gerekiyor. Babası her gün işten gelince onu kucağına alır gezdirir. Ortamıza oturturuz, birer elini tutarız, o zaman çok mutlu olur. Bir babasına, bir bana bakar durur. Denizi çok sever, onun için minibüs aldık. Malum yazlık ev olsa denize kadar taşımamız zor. Yazın deniz kıyısına gidiyoruz, denizde çok mutlu oluyor” dedi.


Muayenesinde uykusuzluk dışında depresyon bulgusu olmadığından Unisom tablet 1x1 gece yazdım ve böyle zor bir durumda ruh sağlığını koruyabilecek kadar pozitif bir insan olduğu için kendisini tebrik ettim, daha önce duyduğu ama izlemediği Sol Ayağım filmini mutlaka izlemesini önerdim.

Son fotoğraf filme uyarlanan Sol Ayağım adlı kitabında kendi hayatını yazan Christy Brown.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder