12 Nisan 2009 Pazar

kriz





Bugün uzun süredir muayeneye gelmeyen işadamı bir hasta içeri girip kendini koltuğa yığılırcasına bıraktıktan sonra;
“Başım dertte Doktor!” dedi
“Hayrola, geçmiş olsun?” dedim
“İflas ettim, dükkanı kapattım, her şeyimi kaybettim” dedi
“Kriz yüzünden mi?” diye sordum
“Tabi kriz yüzünden. Teğet falan değil basbayağı deldi de geçti. Eylül’den beri işler bıçakla kesilmiş gibi durdu. Patlayan çekin haddi hesabı yok. Avukata verdiğim 1 milyonluk alacağım var alamıyorum, benim de 600 bin lira borcum var, ödeyemiyorum. Alacaklılar kapımda bağırıp çağırıyor. 50 yaşıma geldim, bunca yıldır namusumla ticaret yaptım. Yanlış yapmışım, yatırım yapayım derken balçığın içine batmışım. Yanımda 20 kişi çalıştırıyordum, hepsi şimdi işsiz ama onların durumu benden iyi.





Bu yaşımda SSK emekli maaşım dışında bir gelirim kalmadı. Evimi borçlarıma karşılık sattım. 250 bin liralık evi 195 bin liraya ancak satabildim. Satmasam ipoteği koyan banka belki 100 bin liraya satacak. Evi alandan 3 ay daha oturmak için müsaade istedim. Geçen yıl bu zamanlarda ben her hafta iki ev parası kadar ödeme yapıyordum, hiç düşünemedim böyle durumlara düşebileceğimi. Ne yapacağımı bilmiyorum, nereye gideceğiz, kimin yanına sığınacağız. O kadar faydam dokunmuş insanlar bir anda etrafımdan çekildi, değil yardım etmek zararım dokunur diye benden uzak durduklarını hissediyorum" dedi ve gözleri doldu.


Mendil verdikten sonra “Alacaklarınızı tahsil etme olasılığınız yok mu?” dedim
“Bana borçlu olanlardan biri her şeyini kaybetti, şimdi çek yüzünden hapiste. Diğeri çok büyük müteahhitti. Daha ben çocukken havaalanları, barajlar yapardı, Rotaryenlerdi çok elit bir yaşamları vardı. Şimdi karısıyla birlikte tek odalı bir evde yaşıyorlar. Neyini alacağım ben bunların, siz söyleyin” dedi




"Sizin hapse girme, mallarınızın haczedilmesi riskiniz var mı?" diye sordum
"Çekler benim kişisel çeklerim değil, o nedenle hapis olmaz ama maliyeye, SSK'ya borçlarım yüzünden haciz gelebilir. Zaten maliye ile sigorta insanın iflahını kesiyor.

Mal alıyorsun, depona koyuyorsun, ne zaman satacağın belli değil, maliye hemen ertesi ay %16.2 KDV'yi senden tahsil ediyor. Malı 6 aylık çekle sattın eline para geçmediği halde ertesi ay malın bedelinin % 18'ini KDV olarak ödemek zorundasın. 6 ay sonrasında da parayı alacağın garanti değil.




"Dardaki işletmelere destek için kısa çalışma ödeneği diye bir şey çıkarmışlardı, ondan yararlanamadınız mı?" diye sordum
"Soruşturduk. Bankaların ancak durumu iyi olana kredi vermesi gibi, ondan yararlanabilmen için vergi, SSK borcunun olmaması gerekiyormuş, yani boş laf. Bu darlıkta devlete borcu olamayan olabilir mi?"
Cebinden 20-30 biner liralık bir tomar çek çıkartarak) "Bakın bunları bugün bankadan aldım, hepsi karşılıksız. Bunlar için mi çalıştım ben. Bankaları zengin ediyoruz.Kredi faizleri 16 idi 32 ye çıkarttılar.



Bankaya 184 bin lira ödemem lazımdı, evimi sattım, ödemeye gittim 6 günde 192 bin lira olmuş, 8 bin lira sorma ver parası. Zaten en karlı 500 kuruluşa bakarsan bankalar hep en başta. Baksan 3000 personeli var, öbür tarafta sanayici 50 bin kişi çalıştırıyor, ikinci 500'e bile giremiyor" dedi



Bu tip sıkıntılar karşısında üzülmenin fizyolojik bir davranış olduğunu, hastalık olmadığını anlattım, ancak muayenesinde depresyon bulguları olduğundan Sertralin tb 1x1 yazdım.





Fotoğraflar Amerika'nın 1929 daki Büyük Bunalım'ından.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder