11 Haziran 2007 Pazartesi

tekel


Bugün Tekel yönetiminden emekli bir hasta ilaç yazdırmaya geldi. Esasen tütün eksperliğinden gelmeymiş.
Virginia tipi tütünün hala yetiştirilip yetiştirilmediğini sordum.
Yetiştiriliyormuş, ama
burada Amerika’daki gibi kaliteli olmuyormuş .
Toprak, nem gibi ekolojik şartlar tütünün içerdiği nikotin miktarını etkilermiş. Amerikan tütününde nikotin oranı %6 iken Türk tipi Virginia’da oran %2-3' müş. Tütüne esas özelliğini veren nikotin miktarıymış. Türkiye’de nikotini en yüksek tütün Trabzon’da yetişirmiş ama artık bütün tarım alanları ev olmuş.
‘Zaten kota da koydular bu iş bitti’
dedi.
'Nedir o?' dedim.

Her bölgenin tütün üretimine kota koyulmuş.
'Aslında Ege tütününe koyulmaması lazımdı ama ona da koydular' dedi. Şark tütünü kalitesiz olduğundan her sene zorunlu alımlar yapıldıktan sonra işe yarar az bir kısmı ayrıldıktan sonra kalanı yakılırmış.
‘Ben Adana bölgesindeyken 85 000 balya yaktım, her biri 30 kilo. Günler sürdü yakmamız’ dedi.
Parası bir yana bu kadar emeğin ziyan olmasından duyduğum üzüntüyü belirttince '
Şark tütünü Ege tütünü gibi zahmetli değildir, büyük yapraklıdır, bir dal tepeden aşağı nane sıyırır gibi sıyrılır. Ege tütünü ise sadece olgunlaşan yaprakları olgunlaştıkça kırarak hasat edilidiğinden çok emek gerektirir' dedi. Ege tütününde bir bitkinin hasadı beş altı seferde ve sabah gün ağarmadan yapılırmış. Neden gün doğduktan sonra yapılamadığını sordum. Gün doğumu ile birlikte dallara su yürür, bitkinin kırılganlığı azalır, o saatten sonra çıt diye kırılmaz dış kabuğu sıyrılır zarar görürmüş.
Tekelin en iyi rakısını sordum.
Tekirdağ ve Altınbaş'mış.
Tekirdağ rakısı çok sıkışmadıkça hep yaş üzümden yapılırmış, yaş üzümden yapılan rakı da daha tatlı olurmuş. Diğer rakılarda yaş üzüm yetişmezse kuru üzüm, erik, incir ne olursa kullanılırmış. Tekirdağ'ın anasonu da en kaliteli ürünü yetiştiren Denizli bölgesinden geliyormuş.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder