
Onbeş yıl önce kızı kaybolmuş, o zamandan beri hiç haber alamamış.
Nasıl kaybolduğunu sordum. Çantasından o günkü gazetenin küpürünü çıkartıp, anlattı: Komşuya gezmeye giderken 16 yaşındaki kızını evde yalnız bırakmış. Döndüğünde evde yokmuş, bir daha ne bir ses, ne bir haber…

Önce resmi yollardan aramışlar, polise jandarmaya başvurmuşlar, sonra kendi imkanlarıyla aramaya başlamışlar.
‘Bu uğurda 4 evimizi sattık’ dedi.
‘Nereye gitti bu kadar para?’diye sordum.
7000 tane renkli resmini bastırıp dağıtmışlar, Umut Otobüsü'ne katılıp gezmişler, ‘Şu kadar dolar verirseniz yerini bulur söyleriz’ diyen hocalara vermişler.
'Birden fazla mı hocaya gittiniz?’ dedim.
‘Ohoo, kaç hocaya gittik, bir umut diye her söylenene gidiyorsun, ne paralar dağıttık’ dedi.
‘Umut otobüsüyle gezmek nasıl bir şey?’ diye sordum.Yakınlarını Kaybetmiş Aileler Derneği'nin (YAKAD) bir organizasyonu ile bir otobüsün üzerine kayıpların resmi yapıştırılarak iller dolaşılıyormuş.
‘İşte kötü yerlere gidip bakıyoruz, polis bize açıyor, bakıyoruz, 13-14 yaşında çocuklar kaynıyor’ dedi.
Televizyondaki programlara çıkmayı düşünüp düşünmediğini sordum.
Zaten iki kere çıkmış: ‘Serap’a ve İnci’ye çıktım’ dedi.
‘Nasıl oluyor, bir para alışverişi var mı bu programlarda?’ diye sordum.Yokmuş, alıp otele yerleştirmişler, İstanbul’da kaldıkları sürece misafir etmişler.
‘Hangisi daha iyyidi?’ dedim.
‘Serap daha iyiydi’ dedi.
‘Hem bizi üç gün çıkardı; İnci iki günde bıraktı, hem de daha işe sahip çıkıyor’ dedi.
Programlar sonunda da hiçbir ses çıkmayınca programcılar ‘Kızın kesin yaşıyor, ölse mutlaka bir haber gelirdi’ demişler.
Yakınmaları somatizasyon bozukluğuna uyduğundan Paxil 20 mg tb 1x1 ve Xanax 0,5 tb 3x1/2 yazdım ve kontrole çağırdım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder