15 Şubat 2009 Pazar

tokat


Bu hafta tatildeyim , ancak bu kez gazetecilerden esinlenerek eski yazılarımdan bazılarını tekrar yayınlamaya karar verdim



Geçen hafta ultrason randevularını bitirip odadan çıkmak üzereydim ki randevularına 1,5 saat geç kalan iyi giyimli iki gebe kardeş soluk soluğa geldi. Birbirlerini izleyip izleyemeyeceklerini sordular, izin verdim. Küçük kardeşi incelerken 'Aranızda kaç yaş var?' diye sordum. 'Bilmiyorum' dedi.
'Nasıl bilmiyorsun, kaç yıldır merak etmediniz mi?' diye şaşırdım.
Ablası arkamda hesapladı:
'Ben 25, O 22 olduğuna göre üç yaş fark var' dedi.
Kardeşi 'Benim okumam yazmam yok da' diye ekledi. Nerede büyüdüğünü sordum. İzmir'de büyümüş, ama okuldan hep kaçarmış.
Ablası 'Öğretmenler gelsin diye hep benimle haber gönderirlerdi' dedi.
Sırası gelince ablanın tahsilini sordum. Orta ikiden terkmiş. Neden randevuya geç kaldıklarını sordum.
'Benim okumam var ama ben de saati bilmem' dedi. Sahiden kollarında saat yoktu. İzmir'de onların yaşında okuma yazma bilmeyen insan gördüğüme çok şaşırdığımı söyledim.
"Biz doğuluyuz ya ondan" dedi.
'Nerelisiniz?' diye sordum.
'Tokat'lıyız' dedi.
'Tokat doğuda mı?' dedim.
'Ben de bilmiyorum nerede?' dedi.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder