19 Kasım 2008 Çarşamba

işkembe paça




Bugün Sivas’lı bir hasta kan tahlili sonuçlarını almaya geldi.
Kollesterol düzeyinin eski tahlillerine göre düştüğünü görünce:
“İyi perhiz yaptınız herhalde” dedim.
Biraz sıkılarak:
”Valla Doktor Bey, ne yalan söyleyeyim, ben geçen ayı memlekette geçirdim. Bizim Anadolu’nun yemeklerini yedim. Biraz da sıkıntım vardı. Yaşlı bir kadın bana 'sıkıntın varsa işkembe paça çorbası iç, hem sıkıntını alır, hem de bedene dinçlik verir’ demişti. Her sabah işkembe paça çorbası içtim. Bol kebap köfte yedim. Bizim oranın köfteleri buradaki gibi ufak değil, kocaman kocaman, dört tane yedin mi doyarsın. Döner yedim, küçücük bir alanda 11 dönerci saydım, dönerleri de o kadar büyük ki, kol sarmaz. Saat 3’te hepsi bitiyor. Lüks bir lokanta var, dönerin üzerine tereyağını döküyor, yanında peskutan çorbası getiriyorlar; ayranlı yarma buğdaylı, orda yedim içtim, perhiz falan da yapmadım.” dedi
"Paçayı nasıl yapıyorlar orada?” diye sordum“Buradaki gibi söğüş kesip koymuyorlar, gerçek paçayı haşlıyorlar. Kara paça dediğimiz derisi üzerinde ütülenmiş paçadan yapılıyor, ayrıca derisi soyulmuş beyaz paça da oluyor, özellikle belirtmezsen karışık gelir” dedi
Değerleri normal olduğundan ilaç yazmadım, ve bildiği gibi yemesini önerdim.
Hastanın iştahlı anlatımı canımı çektirdiğinden akşama kelle paça çorbası yapmaya karar verdim

İlk fotoğraf: Diyarbakır'da paçacı

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder