Bugün devletten emekli olup şimdi özel dershanede ders vermekte olan bir öğretmen ilaç yazdırmaya geldi.
Son günlerde sınava hazırlanan ve dershaneye giden öğrenciler sık sık bunaltı yakınması ile başvurduklarından, kendisine “Dersaneye gitmeden sınav kazanmak mümkün değil midir?” diye sordum. 
“Çok zor” dedi.
“Neden peki, sınavlarda derste öğretilenler sorulmuyor mu?” dedim.
“Bu bakanlığın hatası. Ders programları çok kötü hazırlanmış, konuların birbiriyle bağlantısı yok. Öğrenci 9. sınıfta öğrendiği konuyla 10. sınıfta öğrendiği konunun birbiri ile bağlantısını kuramıyor. Dershane esas olarak bu işlevi görüyor, tabi test tekniğini de öğretiyor, o ayrı” dedi.

“Bir örnek verir misiniz?” dedim.
“ÖSYM öyle sorular soruyor ki, doğru yanıtı bulmak için değişik sınıflarda öğretilen bilgileri birleştirmek gerekiyor. Örneğin sindirim sitemi ile ilgili bir soruda öğrenci, ağızdaki enzimleri, gıdaların yapıtaşlarını, enzimlerin ortamın pH’ı ile ilgilerini bilmek ve kafasında birbiriyle ilişkilendirmek zorunda” dedi.
“Yine de dershaneye gitmeden olmaz mı?” diye üsteledim.

“Eğer öğrenci evde disiplinli bir şekilde çalışabiliyorsa olabilir, ama zor. Süre tutarak test çözmesi lazım, dershane esas olarak disiplinli çalışmayı sağlıyor. Aslında bu çok kötü bir sistem, keşke bütün dershaneler kapansa, ama sistem böyle kurulmuş. Benim de kızlarım üniversiteye hazırlanırken dershaneye gittiler.” dedi.
Fotoğraflar geçen yılın ÖSS birincileri
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder