
Haftasonu katıldığım bir düğün yemeğinde İşçi Partililerin yıllardır artmayan bu kadar düşük oy oranlarına rağmen nasıl umutsuzluğa kapılmamayı başardıklarını öğrendim.
Aynı masada oturduğumuz bir İşçi Partisi yöneticisine 30-40 yıllık zorlu bir mücadele, dergi televizyon gibi medya imkanlarına,
son zamanlardaki ses getiren Lozan ve Berlin eylemlerine rağmen partinin oyunun bir türlü % 1’e çıkamamasını nasıl değerlendirdiğini sordum.“İşçi partisinin programı kurtuluşun reçetesidir. Halk henüz tam bilinçlenmedi, aslında gönlü bizde ama oyum yanmasın diye gidip başka partilere oy atıyor” dedi.

“Yıllardır süre giden bu başarısızlığın sebeplerini araştırmak, parti liderini sorgulamak gerekmez mi?” diye sordum.
Gözlerini kısarak, “Sandık her zaman yanıltıcıdır” dedi, ve ekledi “Partinin kurtuluş için reçetesi doğrudur, ve eninde sonunda Türkiye’nin kurtuluşu için uygulanacaktır”
.“Ama oylar yıllardır bir gıdım dahi artmıyor, nasıl iktidar olacaksınız?” diye üsteledim.
“Her şey sandıkla olmaz, İşçi Partisi tabanda çok etkili çalışıyor. Tam bağımsız Türkiye için, Kemalist devrimi orduyu da arkasına alarak eninde sonunda gerçekleştirecek. Kitleler hükumeti protesto etmek için meclisin önüne yığıldığında, Başbakan istifa etmek zorunda kalacak.
Cumhuriyet mitingleri ile yolun yarısı alınmıştı ama eylemi CHP, DSP sahiplendi, ayrıca strateji hatası yapıldı, hedef laiklik değil tam bağımsızlık olmalıydı” dedi.“Peki sizin projeksiyonunuz nedir? Sizce kaç yılda olur bu halkın Meclis’in önünde toplanması işi?” diye sordum
“Bilemem, bu bugünden yarına olacak iş değildir, toplumun hazır olması gerekir. Atatürk de bir günde değil, 150 yıllık bir sürecin sonunda çıktı. Tanzimatla başlayan demokrasi hareketi 150 yılda Cumhuriyet’i kurabildi” dedi.
Fotoğraflar 2007 yılına ait Aydınlık Dergisi kapakları.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder