17 Nisan 2007 Salı

yaşlılık

Bugün öksürük yakınması ile komşusuyla birlikte gelen 86 yaşındaki bir amca ‘Şu gördüğün gibiyim, hayatta kimsem yok!’ dedi. Eşi 5 yıl önce vefat etmiş, hiç çocukları olmamış. ‘Çok mutlu hayat yaşadım, ama yalnızlık çok zor’ dedi.
‘Nasıl bakıyorsun kendine?’ dedim.

Yemekleri kendi yapıyormuş, ‘Geçen gün biraz yağlı kavurma yaptım hemen rahatsız etti’ dedi. Çamaşırlarını da komşular yıkıyormuş ‘Allah razı olsun komşular olmasa ne yaparım’ dedi. Yanında gelen komşusu bey de ‘Ben her sabah kapısını çalarım,belki gece rahatsızlanmıştır, bir isteği vardır diye’ diye ekledi.

Vaktini nasıl geçirdiğini sordum. 'Karşıda bakkal var, sandalye koyuyorlar, onun önünde oturuyorum, televizyon seyrediyorum’ dedi. 'Evlenmeyi düşünmez misin?’ diye sordum. Amcayı getiren komşusu da destekledi fikrimi.
‘Aslında iyi olur ama bu saatten sonra ben başkasına alışamam. Komşular birisini buldular, önce evimi üstüne yaptırmayı şart koştu, ben de kabul etmedim. Öldükten sonra ev maaş hepsini alsın ama niye şimdiden evimi vereyim’ dedi.

Muayenesinde akciğer enfeksiyonu dışında bir hastalığı olmadığından ölümün kendisine uzak olduğunu, bu nedenle kendisine uygun, birbirlerine destek olacakları bir hanımla evlenmesinin iyi bir fikir olalabileceğini söyledim.
Pitoxil 400 mg1x1 tb yazdım ve uygun bir eş adayı bulmak için mahalleyi iyi tanıyan başhemşireye yönlendirdim.

Bugün meslekte 15. yılımı doldurdum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder