Bugün hiçbir mesleği kötülememek gerektiğini öğrendim:
İştahsızlık yakınması ile iyi giyimli, temiz traşlı babası tarafından getirilen 9 yaşındaki oğlan çocuğuna beslenmenin önemini anlatırken, 18 yaşına kadar günde en az iki bardak süt içerse sınıfındaki arkadaşlarından uzun ve yapılı olacağını, kimsenin ona posta koyamayacağını, ayrıca iyi bir meslek sahibi olmak istiyorsa bol bol et, balık ve sebze yemesi gerektiğini, bunların zekasını arttırıp, bu sayede de okuyup iyi bir meslek, sıcak bir ev ve güzel bir eş sahibi olacağını, ancak bunlar yerine insanın aptallaştıran hazır çerezler, şekerler, kola gibi şeyleri tüketirse sınavlarında başarılı olamayacağını, olsa olsa ufak tefek bir pazarcı olabileceğini, kendisi gibi kısa boylu, çirkin ve çok konuşan bir karısı olacağını, hayatının cehenneme döneceğini, gelecekteki hayatının nasıl olacağını evet bugün, onsekiz yaşına kadar tükettiği besinlerin belirleyeceğini, kararı kendisinin vermesi gerektiğini, onsekiz yaşından sonraki pişmanlığın fayda etmeyeceğini anlattım.Babası tiradımı dinledikten sonra oğluna dönüp
‘Evet demek ki baba mesleğini seçmeyeceksin’ dedi.
Başımdan aşağı kaynar sular döküldü! Pazarcılığı kötülemek istemediğimi, ancak sabahları pazarın içinden geçerken özellikle soğuk havalarda erkenden tezgahlarını kuran pazarcılara üzüldüğüm için bu örneğin aklıma geldiğini ( ki gerçekten öyleydi ) anlattım, özür diledim , çocuğa da Zincover sirop1x1 yazdım, ve bundan sonraki tiradlarımda meslek adı vermeden işsizlik temasını işlemeye karar verdim
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder