15 Ocak 2009 Perşembe

sendikacılık





Bugün ilaç yazdırmaya gelen emekli bir Sümerbank müdürüne
“Ne oldu Sümerbank, satıldıktan sonra çalışmaya devam ediyor mu fabrikalar?” diye sordum
“Çok azı çalışıyor sanıyorum, bir kaç tanesi. Sümerbank öldü” dedi
“Kim aldı Sümerbank’ı?” dedim
“Özel sektör aldı, parça parça sattılar, 4-5 yıl sürdü. Hepsini kimse almazdı zaten, rantabl bir yatırım olmazdı” dedi.
“Sizce satılması iyi mi oldu, kötü mü oldu?” diye sordum
Biraz durakladı, sonra “İşler çok kötüye gitmişti, işçiler doğru düzgün çalışmıyorlar, işi çalıştırmak isteyen idarecileri dövemeye kadar götürüyorlardı. Kış günü patlıcan isteyip, yaz günü istemiyorlardı. Eskiden seracılık da bu kadar yok nereden bulayım ben kış günü patlıcanı” dedi


“Nasıl yani, bunu örnek diye mi söylediniz yoksa gerçekten böyle bir şey oldu mu?” dedim
“Oldu tabi. Ay başında yemek listesi sendika temsilcisi ile birlikte hazırlanıyor. Kış günü patlıcan istiyor, diğer sendikaya karşı işçiye gidip bak ben size kışın patlıcan yedirdim diyecek.


Bu sendikacılık o kadar kuvvetli hale geldi ki işçiler memur olan müessese müdürünün iki katı maaş alır oldular, bunun yanında da çalışmadılar. Sonunda ne oldu, geçenlerde Nazilli’de eski işçilerle karşılaştım, söyledim. Ne oldu bak, çocukları işsiz kaldı, şimdi bulurlarsa bir dondurma fabrikası var orada asgari ücretle çalışıyorlar, yoksa kahvede oturuyorlar. Bizim halkımızda iş ahlakı, şirketi sahiplenme gelişmemiş” dedi.


Patlıcanlar buradan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder