
Bundan tam bir sene önce sobelenmiştim, hazır iznime devam ederken yanıtlayayım bir değişiklik olsun dedim:
1- Blog yazmaya ilk defa nasıl başladım?
Blog yazmaya ilk seyahat anılarımla başladım. Seyahat dönüşerinde anlattığım hikayeleri yazmam gerektiğini söyleyen o zamanki başasistanım, arkadaşlarım bunda etkili oldu. Daha sonra hastalarla sohbet ettikçe öğrendiklerimi, sevdiklerimle paylaştığım ilginç şeyleri, kamuya açık, ancak anonim kalarak yazma fikri aklıma geldi ve bu ikinci bloğumu açtım.
Bu blogda esas mesleğim olan hekimlik dahilinde halk sağlığını korumaya yönelik bilgiler vermeye ve mesleğimin gerektirdiği objektif duruşu sergilemeye de özen gösteriyorum.
Daha sonra bir kaç tematik blog daha yazdım, devam ettim ama ilk göz ağrım seyahat bloğumdur, en çok onu severim, ve en gerçek ben oradakidir.
2- Blog yazılarımın konusu belli bir çizgide olması için çaba gösteriyor muyum? Yoksa içimden geldiği gibi mi yazıyorum?
Evet, nedense belli bir tema ve şablon içinde kalmaya özen gösteriyorum, bir nev’i kolleksiyonculuk denebilir.
Kişisel idolüm olan Aziz Nesin bir mektubunda “Bir şeyden iki tane olunca elimde olmadan koleksiyonunu yapmaya başlıyorum” diyordu, benzer bir durum herhalde.

3- Blog yazmak için gün içinde bazı şeylerden feragat ediyor muyum?
Evet, bazen öğle tatilimden, hatta yemek yemekten feragat ediyorum
4- Blog yazmak benim için eğlenceli bir uğraşken şimdi artan bekleyiş yüzünden zorunlu bir hal almaya başladı mı?
Hayır, eğlenmesem yazmam.
Ayrıca yazılara resim ve müzik ararken pek çok ilginç siteyle ve yeni müziklerle tanışıyorum.
5- Blog yazmayı daha ne kadar sürdüreceğim?
Yazmaktan zevk aldığım sürece.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder