
Tatil için gittiğim Kıbrıs'tan dönüşte 1977 yılında Kıbrıs'ı ziyaret etmiş olan kayınpederimle sohbet ederken o yılların Kıbrısı hakkında öğrendiklerim:
Aradan 3 yıl geçmiş olmasına karşın hala rumların terk ettikleri evler bomboş duruyormuş, içleri toz içindeymiş. Kayınpederim içini dolaştığı evlerden hatıra olarak pek çok aile fotoğrafı alıp Türkiye'ye getirmiş.
Kıbrıs o zamanlar bugünkünün tersine Türkiye'ye göre çok ucuzmuş.
Özellikle Duralex yemek takımlarını, kadifeleri, eleketronik eşyaları herkes kıtlıktan çıkmış gibi satın alıyormuş. Gittikleri otobüs dönüşte bavullarla dolduğundan yolcular Taşucu'nda başka bir araç kiralamak zorunda kalmışlar.
Girne'de alışveriş için girdikleri büyük bir mağazada tezgahtar kızlar Duralex tabakları çevirip çevirip yere atıyorlarmış, hiçbiri porselenler gibi kırılmıyormuş.
Bu gösteriden etkilenip kızlarına çeyiz olarak birer takım 'Papatyalı Duralex' alan kayınpederim eve gelince hanımına hava atmak için yeni aldığı tabaklardan birini yere fırlatmış, tabak tuz buz olmuş.
Meğer tabağı kıçüstü çevirerek atmak gerekiyormuş, yüzüstü atınca takımdan bir pasta tabağı eksilmiş.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder