5 Eylül 2008 Cuma

gemi azıya almak



Bugün 84 yaşında bir doktor ilaçlarnı yazdırmaya geldi.
“Hala doktorluk yapıyor musunuz?” diye sordum.
“Eş dosttan danışanlar oluyor bazen” dedi
“Göreve nerede başlamıştınız?” dedim
“Mardin Kızıltepe’de başladım. Çok yokluk vardı o zaman Kızıltepe’de: Elektrik yoktu, su yoktu, hiçbir şey yoktu. Soğuk kalması gereken şeyleri kuyuya sallardık. Bir tek memurevi vardı.” dedi.
“Memur evi otel gibi bir şey miydi?” dedim
“Hayır 7 lojman içeren bir binaydı, bütün memurlar orada kalırdık, hakimi, savcısı. Ne günler geçirdik. Bir hastaya giderken beni at kaçırdı, ölümden döndüm” dedi
“Nasıl oldu?” diye sordum“Bineyim diye getirdikleri daha önce bindiğim huysuz bir attı, binmek istemedim, bu onun kardeşi dediler. Biner binmez bir fırladı! Ben de acemiyim ama sporcuyum o zaman. Yapıştım dizginlere çekiyorum, durmuyor, gemi azıya almış. Öyle derler; yani ağzındaki kayışı azı dişlerinin üzerine almış, çekince canı yanmadığından durmuyor. Atlayayım dedim, olacak gibi değil, şapkamı, çantamı her şey attım zaten” dedi
“Eee nasıl kurtuldunuz?” dedim heyecanla“ Dağ tepe epey gittik, orada üç tane su değirmeni vardı. Oradakilere işaret ettim önüne geçtiler ama at durmadı. Başka bir yerde önüne kağnı çıkardılar, üstünden atladık geçtik. En sonunda bir koyun sürüsüne denk geldik de durdu, ben de indim, kurtuldum.
Atla maceramız çoktur, bir seferinde de dağda kavga eden iki çobanın otopsisine giderken savcı kestirmeden gidelim dedi, onun atı iyiydi, benimki Zap suyunun ortasında durdu, az daha boğuluyorduk, su çok şiddetliydi, köylüler atı çektiler de kurtulduk” dedi
İlaçlarını yazıktan sonra uğurlarken elini öptüm.

Siyah beyaz fotoğraflar bu siteden.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder