
Bugün 1923 doğumlu bir emekli subay bakıcısı ile birlikte ilaç yazdırmaya geldi.
"27 Mayıs’ta görevde miydiniz? diye sordum.
“Evet Ankara’da, Harbiye’de görevliydim. Bütün o düşmüş kabine üyelerini bizzat gördüm” dedi.
“Kimleri gördünüz?” dedim
“Mesela Namık Gedik’in odasına gittim. Bir Üsteğmen yatağının yaylarını kontrol ediyordu. Bırak yeterince yattılar dedim. Kendisine de ‘Bu yaptıklarınızın hesabını vereceksiniz’ dedim.
Zaten ertesi gün kendini camdan attı, intihar etti” dedi.
Kötü bir tarzda, aşağılayarak mı konuştunuz? O ne dedi?” diye sordum
“Evet öyle konuştum, hiçbir şey demedi, öyle bet beniz atık, sapsarı baktı.
Ethem Menderes’i de gidip gördüm, O’na da ‘Japonya’da yaptıklarınızın hesabını vereceksiniz’ dedim” dedi
“Ne yapmış Japonya’da?” dedim
“Japonya’ya gittiğinde oradaki büyükelçimizin karısını sıkıştırıyor, göğüslerini elliyor, büyükelçi ile eşi ertesi gün birlikte intihar ediyorlar” dedi.
“Soruldu mu peki hesabı?” diye sordum.
“İdama mahkum edildiler işte, ama bu Japonya meselesi açılmadı, sonra affolundu” dedi
Peki Namık Gedik sizin ziyaretinizin ertesi günü intihar edince üzüldünüz mü, acaba sizin konuşmanız tesir etmiş olabilir mi?” diye sordum
“Yok canım, o sırada görevli olsun olmasın isteyen subay gidip onlara ağzına geleni söylüyordu. Geçenlerde televizyonda 27 Mayıs halktan kopuk bir harekettir diye konuşuyorlardı, külliyen yalan. Halk bizim arkamızdaydı, ihtilalden önce yolda arkamızdan satılmış sırmalılar diye bağırıyorlardı. Bizi ihtilale halk itti” dedi
Fotoğraflar: 27 Mayıs sonrasında Adnan Menderes'in Aydın'daki çiftliğinde tahkikat sırasında maliye müfettişi olarak yer alan Cemal Süreya ve gazeteci Doğan Özgüden; halef selef Dahiliye Vekilleri (İçişleri Bakanları) Dr.Namık Gedik ve Ethem Menderes.



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder