İlaç yazdırmaya geldikçe yüzünün asıklığı, sürekli canı sıkkın, sinirli bir havada olması dikkatimi çeken emekli öğretim üyesi bir hastamın depresyonunu sorgularken uykusunun nasıl olduğunu sordum.“Geceleri 3’te uyanıyorum, 6’ya kadar uyuyamıyorum” dedi.
“Ne yapıyorsunuz o üç saatte” dedim
“Düşünüyorum” dedi.
“Ne düşünüyorsunuz?” dedim.
“Politika” dedi.
Gece yatağında uyku tutmayınca politika düşünmesi ilginç geldi, politikayla ilgili neler düşündüğünü sordum.Biraz tereddüt ettikten sonra “Düşündüklerimi söylersem suç olur” dedi ve ekledi “Benim politik bir geçmişim var, 68'li denen kuşaktanım. Üniversitede THKO’luydum. Deniz Gezmişler’le, Kızıldere’de öldürülenlerle aynı ekiptendik. 1970’de tutuklandım, 74 affı ile çıktım, tekrar üniversiteye döndüm.
Tam akademik kariyerimi kuruyordum ’80 darbesi oldu, 1402 ile yeniden üniversiteden uzaklaştırıldık” dedi.“Hangi suçtan hapse girdiğini sordum, söylemek istemedi. Selimiye ve Mamak’ta yatmış.
Deniz Gezmişler idam edildiğinde ne hissettiğini sordum.
"Bir şey hissetmedim, bekliyorduk zaten.
İdamlardan sonra bizi onların hücrelerine aldılar. Biz kendimizi de ölüme hazırlamıştık, ben de bir iki sefer ölümle burun buruna geldim, şans yardım etti kurtuldum” dedi.Bir jandarma baskınında kapana kısılmış, “Jandarmaya da ateş etmek istemiyoruz o zaman, gencecik çocuklar, gerçi polise karşı da öyleydi” dedi.
Depresyon sorgusuna devam ederek genel olarak herhangi bir şey için şuçluluk ya da pişmanlık duyup duymadığını sordum. Sorumu politik olaylara dönük olarak algılayıp, kesin bir tavırla hiç suçluluk duymadığını belirti. “Ben hiç suç işlemedim, geçerli yasalara göre suç sayılan işler olabilir ama bence suç değildi. Kimseyi öldürmedim, kendimi korumak için ayaklarından vurduklarım oldu ama onlar da iyileşti, sonra ayakta, yürürken gördüm.
Bu memlekette şu anda nispeten daha demokratik bir ortamın oluşmasında yaptıklarımızın etkili olduğunu düşünüyorum” dedi.Uykusuzluk dışında depresyon bulgusu olmadığından sadece uyuması için Unisom tb 1x1gece yazdım.
Ayrılırken “Bu size anlatıklarımı eşim dahi bilmez” dedi."Nasıl yani hiç mi bilmiyor?” diye şaşkınlıkla sordum.
“Bir kere alkollüyken bahsedeyim dedim, ‘Aman sen de alkol alınca iyice saçmalıyorsun!’ dedi, ben de konuyu bir daha açmadım” dedi.
Fotoğraflar, 1970'lere ait fotoğraflardan a cloud of black smoke adlı kitabı derleyen Halil Koyutürk'e ait.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder